[audiotube id=”u1Yld7wGWEI”]

Bulgar Türk savaşında yerinden gözlenen dehşetin ürünü.
“Türk Balonu”

Marinetti, İtalya’nın Türkler ile kan dökmesinin ardından, 1911 yılında Balkan Savaşı çıkınca, olaylarıyerindenizlemekisteyenateşlibirfütüristolduğundan Sofya’ya gider. Evet gider. Bulgar-Türk savaşına katılacaktır. Edirne’den (ciğer yediğini biliyoruz) çatışmalarda keyifle yer aldığını yazar, evet yazar. Paris’te yayımlanan Gil Blas namlı mecmuaya düzenli rapor metinler gönderir. 1914 yılında savaşı şiire çevirir, Zang Tumb Tuuum yayımlanır. Bir tipografi, top atışı, mermi ve kemik parçaları sağanağıdır. Türkiye ile savaş, tam da 1911 ikinci fütürist manifesto sonrasına denk gelir. Bu savaşı, “İtalya’nın büyük fütürist anı” diye kutsar. Üç sebep verir:

1- Bireylere ve halklara, korkaklık haricinde her tür özgürlük verilmeli.
2- İtalya kelimesi, özgürlük kelimesinin yerine geçmeli, onu alaşağı etmeli.
3- Roma’nın hatıralarda kalan görkemi unutulmalı, yerine yüzlerce kez büyüğü İtalya görkemi yer almalı.

Bunu Mussolini’ye söylediğinde, beğeni toplar. Fütürist propaganda makinesinin ivmesi artar. Aziziye’deki çarpışmalarda, hava savunması olmayan Türklerin yine de İtalyan uçaklarını vurup iki pilotu yaralamasının ardından, uçuş güvenliği için dalış irtifası yükseltilir, bir yandan da, Alman Krupps firmasından, bir daha Türkler uçakları vurmaya kalkarsa cevap verebilmek için, “deneysel amaçlı makineli tüfekler” sipariş edilir. Fütürizm ve kapitalizm sarılırlar. Tüm bunlar şiirde sesli yer alıyor.

Bu şiir kitabının hava muharebelerine etkileri şunlar oldu ya da tersi:

15 Aralık 1911’de Türkler ilk defa Yarbay Roberti’nin uçağına karşı topçu ateşi açtılar.
15 Ocak 1912’de Araplar’a bildiri atan İtalyanlar, ilk psikolojik hava savaşını uyguladılar.
31 Ocak 1912’de havada ilk yaralanan Rasıt Yüzbaşı Carlo Montu’dur.
Mart 1912’de Piazza ilk hava keşif fotoğrafını çekti.
11 Haziran 1912’de ilk gece bombardımanı Yüzbaşı Marengo tarafından yapıldı.
25 Ağustos’ta ilk hava savaşı kurbanı Asteğmen Manzini uçağı ile denize düştü.
10 Eylül 1912’de tarihin ilk esir havacısı Moizo (daha sonra hava generali) ve uçağı Türkler tarafından ele geçirildi.