Yönü belli yolları göreceli
Yaşıyorum kendi ışığımla
Atılmışız varlığın içine bir kere
Var mı yapacak bir şey söyle
Ey renksiz gölge!!!

Elekten geçmiş kapımın önü, telefonum, sevenlerim, sevdiklerim…
Umutların öldüğü karabasanlı yatakta yalnız…
İçine kapanmış hayallerim
Düğümlenmiştim kendime, içime, dışıma, yatağıma.
Bana gülenlere, arkamdan gülenlere, yüzüme tebessüm edenlere
Ulaşabildiğim her yere…
Sırlara, bilinmezliğe, gerçeklere.
Ulaşamadığım yanılsamalara, bulanıklığa
Belki de paralelliğe
Kendi paralelliğime düğümlenmiş,
Gerçekten yoksun benliğimde.

Çözülmek istiyor tüm nöronlarım
Oligarşik bir düzen sanki tüm kimyasallarım
Yanılsamalar ve yalanlar
Yansımalar…
Bu çürümüş düzende, paralellikte
Hep bir gizem saçmalığı algılarda, öğretilerde
Hep bir sınırlamalar söylemlerde, yazılanlarda, her yerde
Yalan söyleyenlerin gözlerinde, içten içe gülüşlerinde
Onlara inananların kalbinde
Hipnoz olmuş beyninde
Yansıtır hayatını tüm benliklere
Ve daha gerçek nedir bilmeyen tüm körpe beyinlere…
İçine düşer gibi olduğum hiçliklere
Kutsal bir tütsünün kokusuna
Beni unutan rüzgârlara
Bakarım kafesimin penceresinden
Yaşadığım yerleri terk eden hayatlara…

30/03/2010

*Görsel: Doğa Dirier