O huzursuz 1988 baharı. Uyuşturucu kontrolü bahanesiyle bütün Batı dünyasında baskıcı polis devletleri kuruldu. Duyuru 2332’de özetlenen, düşünce duygu ve duyumsal izlenimlerin teknoloji tarafından kesinkes programlanması politikası saye­sinde, polis devletleri demokratik bir görünümün ardına gizle­nip kontrol makinesine karşı çıkan herkesi yüksek sesle suçlu, sapkın ve uyuşturucu bağımlısı ilan edebiliyor. İsimsiz, sahte telefon ve mektuplar aracılığıyla verdikleri yanlış bilgilerle polisleri şaşırtan yeraltı orduları büyük şehirlerde faaliyet gösteriyor. Polisler silahlan ellerinde Senatör’ün akşam yemeği davetini basıyor; ihtiyaç fazlası uçaklara dair ballı bir anlaşmanın yapıla­cağı çok özel bir parti bu.

“Bize burada çıplak bir esrar partisi yapıldığı ihbarı geldi. Ço­cuklar şöyle biraz açılın ve siz de üstünüzdekileri çıkarmayın sa­kın yoksa o pis bağırsaklarınızı havaya uçururum.”

Polisin kısa dalgasına yanlış alarmlar koyarak devriye araba­larını var olmayan suç ve ayaklanmalara yönlendiriyoruz, bu da başka bir yerden saldırıya geçmemize olanak tanıyor. Sahte po­lis timleri vatandaşların üstünü arayıp onları dövüyor. Sahte in­şaat işçileri caddeleri parçalıyor, su borularını ve elektrik bağlantılarını kesiyor. Ses-altı aygıtları şehirdeki bütün hırsız alarmlarını devreye sokuyor. Amacımız mutlak kaos.

Çatı katında bir oda, duvarda şehrin haritası. Elli oğlan taşı­nabilir ses kayıt cihazlarıyla TV’den ayaklanmaları kaydediyor. Tek tip gri flanel takım elbiseler var üzerlerinde. Kayıt cihazlarını gabardin pardösülerinin altına takıyor ve kıyafetlerinin üzerine birazcık göz yaşartıcı gaz püskürtüyorlar. Kama düzeninde bir grup oluşturup en kalabalık saatte saldırıya geçiyorlar, kayıt ci­hazları açık: ses patlaması, polis sirenleri, çığlıklar, polis copla­rının kırdığı camların sesleri, kıyafetlerinden çevreye yayılan göz yaşartıcı gaz. Etrafa dağılıp basın kartlarını takıyor ve olayları takip etmek için geri dönüyorlar. Sakallı Yippiler caddede elle­rinde çekiçlerle koşup her iki yandaki camları kırıyor ve geride çığlık çığlığa öten hırsız alarmları bırakıyor, sonra sakallarını çı­karıp yakalarını ters çeviriyorlar ve elli temiz rahibe dönüşüyor­lar ve bütün arabaların altına molotof kokteyli atıyorlar, BUUUMMM, arkalarında bıraktıkları cadde patlıyor. Bazıları işi bitirmek için itfaiyeci üniformaları içinde ellerinde çekiç ve hor­tumlarla olay yerine geliyor.

Meksika, Güney ve Orta Amerika’da gerilla birimleri Amerika Birleşik Devletleri’ni özgürleştirmek için bir kurtuluş ordusu ku­ruyor. Kuzey Afrika’da, Tanca’dan Timbuktu’ya kadar benzer bi­rimler Batı Avrupa ve Britanya’yı özgürleştirmeye hazırlanıyor. Uzlaşmaz amaçlarına ve üyeler arası farklılıklara rağmen yeraltı hareketi temel hedefler konusunda uzlaşıyor. Her yerde polis makinesine karşı yürümek istiyoruz. Polis makinesini ve bütün kayıtlarını yok etmek istiyoruz. Bütün dogmatik sözel sistemleri yok etmek istiyoruz. Aile birimini ve onun kabilelere, ülkelere ve uluslara kanserojen bir madde gibi yayılımını kökünden yok edeceğiz. Ailelerin, annelerin, babaların, polislerin, rahiplerin, ülkelerin ya da partilerin konuşmasını istemiyoruz artık Taşra ağzıyla söyleyecek olursak; yeterince saçmalık duyduk biz.

– William Seward Burroughs II

Metin, Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan Ahmet Ergenç çevirisinden alınmıştır.

Özgün adı: The Wild Boys.


Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page