3 Nisan 1942.

Romancı ve denemeci Bayan Virginia Woolf evden ayrıldığı geçen cuma gününden bu yana kayıp. Kendisi ve eşi Leonard Sidney Woolf’un kır evlerinin olduğu Lewes yakınlarındaki Rodwell’de boğulduğu düşünülüyor.

Bay Woolf bu akşam şunları söyledi: “Bayan Woolf’un hayatını kaybettiğini düşünüyoruz. Geçen cuma, bir mektup bırakıp yürüyüşe çıktı. Sanıyoruz boğuldu. Ancak bedeni henüz bulunamadı.”

Romancının kayboluşunun ardındaki gizem henüz aydınlanmadı. Lewes’deki yetkililer Bayan Woolf’un olası vefatıyla ilgili ellerinde bir bilgi olmadığını belirtti.

Şapkası ve bastonunun Ouse Nehri kıyısında bulunduğu belirtiliyor. Bayan Woolf bir süredir rahatsızdı.

Woolf ailesi 1917-38 arasında Hogarth Yayınları’nı yönetti. ’38 yılında Bayan Woolf emekli olup kendisini yazmaya adadı. Son kitabı “Roger Fry, Bir Yaşamöyküsü” geçen yıl yayımlanmıştı.

Thackeray’ın torunu olan Virginia Woolf, Darwinlerin, Symondse’lerin ve Stratchey’lerin akrabasıydı. Oldukça kaliteli diye adlandırılan o beş kitabın yazarı olan Woolf, eleştirmenlere göre en az dört farklı düşünce ve yazım tekniği kullanıyordu. Bu nedenle kendisine “Çoğul Bayan Woolf” deniyordu.

Üç Gine isimli kitabında Bayan Woolf, bir avukattan gelen “Sizce (yaklaşan) savaşı nasıl durdurabiliriz?” sorusunu şöyle cevaplıyor: Altı çizilen konu belki de insanların mektuplaşma tarihinde bir ilk. “Ne zamandan beri eğitimli bir erkek bir kadına savaşın nasıl durdurulabileceği hakkındaki görüşünü soruyor?”

Romanlarından biri olan Yıllar için New York Times kitap eleştirmeni Ralph Thompson şöyle yazmıştı: “Bayan Woolf geçmişi ya da kendini geçmişe doğru yütürmeye başlamış şimdiye dair düşünürken mükemmeliyete en yakın olduğu yerde.”

Romanlarına ya da uzun denemelerine çalışmadığı zamanlarda Bayan Woolf sıklıkla edebiyat dergileri için eleştiri metinleri yazıyor ve edebiyat tartışmalarına dahil oluyordu. Son kavgalarından biri de 1939 Aralık ayında kitap eleştirmenlerine karşı gerçekleşmişti.

Kitap incelemesi yapanların ortadan kaldırılmasının “kamu yükümlülüğü” olduğunu söyleyen Woolf, bu kadar hızlı kitap inceleyenlerin, editörlerin kendilerine verdiği kitapların derinine nüfuz etmelerinin imkansız olduğunu söylüyordu. Woolf ayrıca kitap tanıtımı yazanların ortadan kaldırılması için Parlamento Kararı gerekmediğini, kendisinin serzenişlerinin yarattığı eğilimlerin yakında onların varlıklarını sonlandırabileceğini de söylemişti.

Augustine Birrell ise 1930 yılında Woolf’u, “En zor anlaşılanlardan, orijinal biri, modernlerin moderni ve doğuştan yazar,” diye tariff etmişti.

Bütün eğitimi evde, özel eğitmenlerle verilmişti. En büyük mutluluğu ise, Hogarth Yayınları kurucusu ve The Nation eski editörü kocası Leonard Woolf ile sürdürdüğü yayıncılık oldu.


Bayan Woolf’un bedeni bulundu

19 Nisan.

Sussex, New Haven Adli Tabibi Dr. E. F. Hoare, bugün, daha önce evi iki kere bombalanan Virginia Woolf’un intihar ettiğine dair raporu açıkladı. Bedeni dün gece ailenin Lewes yakınlarındaki haftasonlarını geçirdikleri evin yakınlarındaki Ouse Nehri’nde bulundu.

Adli Tabip Bayan Woolf’un kocası, Leonard’a bıraktığı notu da okudu.

“Delireceğime dair bir his var içimde,” diyor notta. “Zor zamanları artık aşamayacağım*. Sesler duyuyorum ve çalışmama odaklanamıyorum. Buna karşı mücadele ettim ama daha fazla savaşacak gücüm yok. Tüm mutluluğumu sana borçluyum ama daha fazla böyle devam edip hayatını mahvedemem.”

Kocası, Bayan Woolf’un uzun süredir depresyonla boğuştuğunu belirtti.

Bloomsbury’deki evleri bir süre önce bombalanmıştı. Bay ve Bayan Woolf daha sonra yakınlarda başka bir eve taşınmış, ancak bu ev de bombalanmış ve oturulamaz hale gelmişti. Woolf ailesi daha sonra Sussex’teki bu yazlık eve geçmişti. 59 yaşındaki Woolf, 28 Mart tarihinden bu yana kayıptı.

* ABD ve Britanya basını ısrarla, bu kısmı I feel we can’t go through another of those terrible times. ” cümlesini “I feel I can not go on any longer in these terrible times.” olarak yazmış ve yazarın dünya savaşının etkisiyle hayatına son verdiği yönünde anlamlar yaratmıştır. Eşi Leonard Woolf’u ısrarla bu yanlışlığı düzeltmeleri gerektiğine dair mektupları ise göz ardı etmiştir. Yaygın edebiyat yayıncılığı, bugün gibi o gün de, acıdan sömürüyü seçmiştir. Tam da bu yüzden, kitap tanıtımı yazanları ve hakkaniyetsiz edebiyat yayınlarını öldürmeliyiz.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page