[sws_2_column title=””]

[/sws_2_column] [sws_2_columns_last title=””]

Dünyanın ilk ATM’si (Automated Teller Machine yahut Veznedar Otomatı yahut Bankamatik) 1967 yılında bugün dünyaya kondu. Böylece mevcut ticaret, bankacılık ve para akışı 24 saat sürer oldu. 1960’lı yıllar sona ererken tüm dünyada 781 ATM vardı ve bunların 600’e yakını Britanya’daydı. 2000’lerin sonunda ise bu rakamın 2 milyon civarında olduğu söylenebilir.

Britanya bunu yapınca Japonlar tabii ki geri kalmıyor. Japonya’daki ilk ATM açılışına 10.000 kişilik bir kalabalık eşlik ediyor. Dünyada en çok ATM ise tabii ki ABD’de mevcut. ATM piyasasının 20 milyar avrodan fazla olduğu tahmin ediliyor. Sadece Britanya’da saniyede 6000 pound tutarında işlem yapıldığı hesaplanmış durumda. Özellikle Ada’da ATM’lerin en yoğun kullanıldığı anlar maçların devre arasında statarda gerçekleşirken, Norveç’te ATM’lere eklenen konuşma özelliği özellikle görme duyusunu kaybetmiş insanlar için çalışıyor. Almanya’daki Benedikten Kilisesi ise, kiliseye yerleştirdikleri ATM ile, bağışları kolaylaştırdıklarını söyleyip mutlulukla gülümsüyor.

1967 yılında ilk ATM’yi kullanan Britanyalı komedyen Reg Varney oldu. Aletin mucidi John Shepherd-Barron, dünyanın neresine gitse de nakit para alabileceği bir makine hayal etmişti. Tıpkı çikolota otomarları gibi. Tek fark, bu otomatlar para verecekti. O dönemlerde şimdiki gibi plastik kartlar olmadığından, karbon 14 içeren hatta hafif radyoaktivite de olan çekler kullanılıyordu. Makine çeki okuyor, kendisindeki pin numarasıyla karşılaştırıp nakit parayı veriyordu. İnsan sağlığına aykırı olduğu eleştirilerine karşı mucidi karşı çıkarken, zarar vermesi için 136.000 adet çekin yenmesi gerektiğini hesapladığını söylüyordu.PIN numaralarını ilk önce altı hane olarak ayarlayan Shepherd-Barron, karısının mutfak masasında otururken ancak dört haneyi ezberleyebildiğini söhylemesi nedeniyle dört hanenin standart olduğunu belirtmiştir.

Luther George Simijian

Tarih malum, başarılı olanları yazıyor. Barclay Bankası’na fikrini hızla kabul ettiren Shepherd-Barron’dan önce ATM fikrini düşünüp hayata geçirenler vardı aslında. 1939 yılında New York’ta, 1905 Antep doğumlu bir ermeni olan Luther George Simijian bir “veznedar otomatı” icat etmiş ancak insanların rağbet etmediği makine altı ay sonra sökülüp atılmıştı. Simijian, “Görünüşe göre insan-veznedarlarla yüzyüze gelmek istemeyen fahişeler ve kumarbazlar hariç makineye kimse ilgi göstermiyor,” notunu düşmüştü. Gerçek bir mucit olan ve 92 yaşındaki ölümüne kadar icat etmeyi sürdüren Simijian, bankamatikten kazanamadıysa da, ABD ordusunun hala eğitim uçuşlarında kullandığı reflektörlerle ticari başarı ve saygı elde etti.

Nisan 2012 itibariyle ise Japonya, depremde insanların kartlarını kaybedip mağdur olmaları nedeniyle, “SİZLER BİRER KARTSINIZ ZATEN” sloganıyla, avuç içinden işlem yapanı tanıyan biometrik ATM’leri dünyada ilk kez hizmete soktu. Böylece, bir futurist fikirden çıkıp 50 yıl dolmadan ticaret ve bankacılıkta hayalgücü kendini ispatladı.

Türkiye’de ise ilk ATM, “bankamatik” ismiyle 1982 yılında, İş Bankası aracılığıyla Ankara Yenişehir’e yerleştirildi.
[/sws_2_columns_last] [sws_divider_basic]

Bugün toplumda, ATM’lere zarar verilince son derece üzülen bir çoğunluk görüyoruz. ATM’leri devlet ve kamu malı olarak görüyor ve sahip çıkıyorlar. Bankalarda, ilk yıllarda, maliyeti nedeniyle çalışanlara alternatif olmaktan uzak bu makinelere, bugün, sırada fazla bekletmek, yüzyüze işlemlerde fahiş paralar almak gibi operasyonel zorlamalar sayesinde kullanıma teşvik edilen zamanın retro futurist, artık günlük hayatın vazgeçilmez nesnesi olarak kucaklayan yüce milletimiz adına tüm veznedar otomatlarının doğumgünü kutlu olsun.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page