Ulver’in yıllar içinde geçirdiği değişim üzerine çok söz söylenebilir. Geleneksel black metalden elektronik nağmelere, saykodelik müzikallerden edebiyat güzellemelerine dek, tür ve bağlam sorunu yaşamadan, müziğin hakkını vermeyi sürdürüyorlar. 1993-1997 yılları arasında çıkardıkları “Black Metal Üçlemesi” Norveç folkundan el alıyordu. Bu önemli üç albüm master kayıtları yenilenmiş şekilde ve daha önce yayımlanmamış bazı prova kayıtlarıyla bu hafta tekrar basıldı. Grubun doksanlı yıllarda bir fanzine verdiği söyleşiye dokunduk.

CD 1: Vargnatt
CD 2: Bergtatt – Et Eeventyr i 5 Capitler
CD 3: Kveldssanger
CD 4: Nattens Madrigal – Aatte Hymne til Ulven i Manden
CD 5: Nattens Madrigal – 4 track rehearsal, 1995

Nordik folkloru, nordik dilini gerektirir. Bu yüzden kalbimizi dinliyor ve Norveççe şarkılar yapıyoruz. İskandinavya’nın dışındakiler bizim gibi hissedemeyeceklerinden, bunu denemesinler, komik kaçıyor. Bizim kalbimize ve ruhumuza ait bir hali bir Yunan grubun yapmaya çalışması aynı olmuyor.

Ulver 1

Norveçli bir grup dinlerken bu toprakların gizini ve saflığını hissetmeyi beklerim. Yoksa bir şeyler doğru gelmez. Yeraltı dediğimiz şey çalıntı içerik anlamına gelmemeli, kendilerine özgü bir şeyler yapmaya çalışan bireylerin, müzisyenlerin ve şairlerin iletişimde olduğu, yönü altkültüre doğru olan seçkin bir komünite olmalı.

Fotoğraf: Ingrid Aas 2013
Fotoğraf: Ingrid Aas 2013

Ulver – Kurtlar demek evet. İsmimiz neyse, oyuz. Geceleri, gündüzlerin tersine hem mental hem de bir noktaya kadar [gülüyor] fiziksel güce ulaşıyoruz. İşin aslı, güneş belirdiği zaman bizim gibi likantropik bireyler üzerinde zararlı oluyor. Trajik biçimde yapılandırılmış toplumumuzda sağ kalmak için bazen böylesi durumları tecrübe etmek durumundayız, yapacak bir şey yok. İsmimizi karanlıktan, Norveç folklorunun karanlık tarafından aldık ve isim batıl inançlı Norveç geleneklerini çevrelemiş gizemli, büyüleyici ve kasvetli [trolsk] atmosferi ve Norveç doğasını karakterize edip tanımlıyor.

Ulver – Trolsk Sortmetall 1993 – 1997 2

 

Ulver -Vargnatt:

Aydan bahsederken, kelimenin en eski kullanımındaki dişil kökeni öne çıkarıyorsunuz. Eski günlerde bir kadının büyüleyici ve şeytani bir güçle donanmış olması, insanları hiss-i selimden uzaklaştırabilirdi. Delilik sıklıkla bir ay hastalığı gibi görülürdü ve yoğunluğu ise tamamen ayın evrelerine bağlıydı. Nihayet dolunay olduğunda şeytanlık tamam olurdu. Ay ile delilik aynı kelimeden boşuna türemedi. Ayrıca eski folklor hikayelerinde gnome’lar, troller, cadılar ve başka birçok yeraltı varlığının kendilerini en çok ay ışığında iyi hissettikleri söylenir. Birçok antik, dini ritüelin, mesele kurban verme törenlerinin ay ile ilişkisi malum. Ay kimi zaman zaferi de niteleyebilir. Paradoksal biçimde Hıristiyanlık ikonografisinde İsa’nın annesi sıklıkla acımasız düşmanlara karşı gücünü temsil eden orak biçimindeki ayın üzerinde görüntülenir. Neticede ay ULVER için, mitsel elementleri, konseptleri ve yeraltı varlıklarını birbirlerine bağlayan, “trolsk”, psişik, dişi özellikleri olan devasa bir kaynaktır. Üzerimizde sembolik bir etkisi var. Güdülerimiz, duygularımızı ve davranışlarımızın bilinçsiz hallerini etkiliyor. O gururlu duruşuyla geceyi ve karanlığı kışkırtır. Daha söylerdim de yeterince uzadı.

 – Ulver, 1990’larda…

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page