1895 yılının 28 Aralık’ında Paris’in Les Cupucines Bulvarı üzerindeki Grand Cafe’nin zemin katında öğleden sonra bir araya gelen 100 kadar seyirci, tarihe mal olacak olan “Trenin gara girişi” orjinal adıyla “L’arrivée d’un train en gare de La Ciotat” adlı ilk sessiz, siyah-beyaz sinematografik gösterimine tanıklık etmek şansını yakalamışlardı. Rutin günlük bir olayın, Fransa’nın sahil kasabası La Ciotat garında buharlı lokomotif tarafından çekilen trenin konu edindiği 50 saniyelik bu gösterim, Lumiere kardeşler tarafından beyaz perdeye taşındı. Kurmaca hiçbir olayın kullanılmadığı, gerçek ve olağan bir akış içerisinde geçen film, hiçbir kamera hareketi gerçekleştirilmeden kayda alındı. Sinema tarihinde önemli yeri olan bu film, ayrıca sinema tarihi kitaplarındaki yerini de almıştır.

Sinema kültüründe ilk adab-ı muaşeretin oluşmasına ön ayak olmuş, insanların toplu olarak izlediği bu filme tanıklık etmiş Alman Der Spiegel Dergisi yazarı Hellmuth Karasek film hakkında şu yorumda bulunmuştu: “Gerçekten uzun sürenli etkisi oldu. Evet; korku, terör ve hatta paniğe neden oldu.” Salonda bulunanlar bu gösterime kendilerini okadar kaptırmışlar ki, trenin beyaz perdeyi yırtıp oturdukları sıraların arasına dalacağını zannetmişler.

35 mm formatında kayda alınan bu film, dönemin batı hayat felsefesine ve kültürüne hayranlık duyan Osmanlı zümresi tarafından, benim kanaatimce İstanbul’da yaşayan Levantenlerin ön ayak olmasıyla, Fransa’daki gösteriminden bir yıl sonra Galatasaray Sponeck salonunda gösterimi gerçekleştirilmiş.

[cincopa AsEAzS68NHYV]