Bu duvarlar biz eserlerimizi asalım diye
Bu gökyüzü de biz doyasıya bakalım diye...
Gerilla sanatçılarını severiz: Saatleri ayarlama gerilları – Orta Doğu’da çocuk öldürme sanatı - Banksy New Orleans’da
Cesarete ise ayrı bir saygımız vardır. İkisi birleşince ister istemez okuduğumuz bazı şeyler adrenalin pompalanmasına sebep oluyor.
Pascal Guérineau içinde hem büyük hem de haklı bir kaygı taşıyan Fransız bir sanatçı: “Fransa daha az bilinen genç sanatçıları tanıtma konusunda başarısız.”
Her şeyi devletten beklememek lazım zihniyetini benimseyen sanatçı, paltosunun altında müzelere ve galerilere soktuğu kendi eserlerini duvarlara asıyor. Müze, galeri dediysek de öyle sokak arasında ya da kıyıda köşede kalmış olanlardan bahsetmiyorum. Bildiğimiz Louvre Müzesi’nin Sully kanadında iki minyatür kafatası, müze görevlileri tarafından farkedilene kadar sergilenmiş.
Sanatçı ayrıca Maillol Müzesi’nde de bir resmi sergilenmiş. Hatta sanatçı tablosunu Christian Boltanski’nin eseri ile Jean-Michel Basquiat’ın bir çiziminin ortasına asmış. Guérineau’nun bu tablosu ise daha şanlıymış çünkü bir sonraki gün basından birileri müze müdürüne haber verene kadar bir sanat eseri olarak hayatının en parlak zamanını geçirmiş.
Tabii şimdi 47 yaşındaki Guérineau, Paris’in önde gelen sanat galerileri ve şahin bakışlı güvenlik görevlileri tarafından kara koyun ilan edildi, ki nedense şaşırmadık.
Aslında onun derdi çok basit ve insancıl, o sadece yeni yeteneklere yer açılmasını istiyor. Guardian’a verdiği bir röportajda sanatçı Fransa’daki sanat zümresini şöyle değerlendiriyor: “Fransa’da farkedilmek çok ama çok zor. Belli küçük bir grubun parçası olmanız gerekiyor. Bugünlerde müzelerimiz mezarlıklar gibi. Onlar sanatın Père Lachaise*’i”

*Paris’in doğusundaki, ünlü isimlerin son durağı olarak bilinen, iri ve biçimsiz mezarlık.
![[Futuristika!]](http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2011/08/futuristika-logo-beyaz.png)
Görüşler