Barbie, sen zaten fazla düzgündün!

Geçen gün hacıyatmaz almak için bir oyuncakçıya girdim. Abuk subuk, cafcaflı ve hacıyatmaz olduğundan kuşku duyduğum şeylerden başka bir şey bulamadım. Görevli çocuğa yaklaştım: “Hacıyatmaz var mı?” diye sordum. Çocuk uzun uzun yüzüme baktı, arkasından gelen “Buyrun bu tarafta…” derken, şoku atlatamamış olan görevli diğerine dönüp “Hacıyatmaz ne lan?” dedi.

“Biz küçükken hacıyatmaz, topaç vardı…” edebiyatı yapmayacağım keza ben de Commodore 64, Tetris, Barbie yollarından geçtim. Ama ne yalan söyleyeyim Barbie bebek hiçbir zaman çok açmadı beni. O zamandan beri bir mesafe vardı aramızda ki haksız olmadığımı artık tamamen anlamış bulunuyorum. O kadar küçük çocuklara, figürü bu kadar düzgün bebekler verirseniz tabi ki algıda kayma yaşar. Hele ki onların aslında “sex toy” olduğunu öğrenirse, amanın aman!

Efendim bir tevatüre göre demeyi ben de isterdim, yüreğimize su serpilsin isterdim ama “Toy Monster: The Big, Bad World of Mattel” adlı Jerry Oppenheimer’ın yazdığı kitapta Mattel’in ürettiği Barbie’nin yaratıcısı Jack Ryan’ın ’70′ler tarzında bir partner değiştiren, cinsel doygunluğa manyakça bir ihtiyaç duyan birisi olduğu anlatılıyor. Şimdi hal böyleyken bir daha düşündüm de, Barbie’lerle arama koyduğumu mesafe öngörümün yüksek olmasına bile dayanıyor olabilir aslında.

Ryan nasıl bir adam diye soracak olursanız bir zamanlar “Acaba gerçekten Murat Belge’nin üvey annesi mi?” diye merak ettiğimiz Macar seks sembolü Zsa Zsa Gabor dahil beş kez evlenen ve Barbie’ye benzeyen fahişelerle çılgın orgy’ler düzenleyen bir adammış.

Şimdi böyle yazınca işin tadı iyice kaçtı farkındayım o yüzden mesela şuradan toparlayabiliriz: Aslında kendisi Yale mezunu bir işletmeciymiş. 1991′de 65 yaşındayken ölen Ryan (buradan sonra yine sapıtıyorum afedersiniz) Mattel oyuncak firmasındaki ofisinde bir “madam”la telefon görüşmeleri yapıp çocuğa benzeyen incecik fahişeler istermiş. Ryan’ın eski bir arkadaşı Stephen Gnass, “Jack Barbie’yi yaratmaktan bahsederken sanki birisinin cinsel bir olayı aktarmasını dinliyordunuz.” demiş.

Şimdi her dahinin bir karanlık yanı vardır ama bu daha çok ayın ilk dördünden hilale koşma anı gibi oldu. Ama yadsınmayacak bir şey varsa o da cinsel bir sapığın (ki bu yargıya varmak ve direk bu sıfatı yüklemek bence biraz sert) fantazileri, çocuklara neşe, ticarete de ivme kazandırdı.

4 Görüş

  • Bu yazıyı görünce, çocukluğumun oyuncaklı bölümünde büyük yer kaplayan Barbie hakkında biraz daha bilgi edineyim dedim. Şöyle bir yazı buldum. Buna göre Barbie’nin atası, sadece yetişkinlere satılan Lili adlı, koleksiyon malzemesi bir oyuncak bebekmiş!
    Jack Ryan‘ın, Barbie’nin üretici firması Mattel‘de çalışmaya başlamadan önce Pentagon’da stratejik silah yapımı için çalışan bir tasarımcı olması da manidar. Mattel yöneticileri “malzemeler hakkındaki bilgisi çok iyi olduğundan işe aldık” demişler, ancak Jack Bryan belli ki şiddet eğilimini bu oyuncak firmasında da çaktırmadan devam ettirmiş.
    Barbie üzerinde daha önce kafa yormuş filan değilim ama elimde değil, çok pis hayal kırıklığına uğradım yahu! :)

  • 50. yıl kutlamaları haberi için buraya tık

  • yalancısınız atıyonuz bebeği samanlığa barbie bebek iğrenç çirkin kıskananlar çatlasın……………siz varya yalancısınız

Görüş bildirin

gerekli

gerekli

şart değil