Taksim’in en eski yapılarından en farkedilmeyeni hangisi dersiniz?

Bir yanda Taksim Anıtı, bir yanda tarihi binalar…İşte size bir ipucu: Bugün en yoğun buluşma noktalarından biri… Hatta tüm meydana o kadar hakim ki yapıldığı zaman zaten bu hakim görünümü daha da heybetliymiş. Haydi açıklayalım artık… Bugün önünden her gün yüzbinlerce insanın geçtiği bir yer. Otobüs duraklarının -hatta çift katlı otobüslerin- bile önünü kapatamadığı Gezi Parkı merdivenleri…

Fotoğrafta da çok net görebilirsiniz. Bir zamanlar Halil Paşa Topçu Kışla’sına çıkan bu merdivenler, Taksim’in, meydana en hakim en önemli anıtı belki de… Üzerinde birini beklerken emin olun ki kimse görüşünüzü kapatamaz. Öyle stratejik ki, ister oturarak ister ayakta durun Gümüşsuyu’ndan İstiklal caddesine kadar geniş bir alanda gözünüzden hiçbir şeyin kaçmasına imkan yok… Bi’ deneyin :)

*Fotoğraf, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün hazırlanmakta olan Henri Prost sergi kataloğundan. Fotoğraftaki notlar bizzat Henri Prost tarafından yazılmış çizilmiştir.

Futuristika!’dan not: Henri Prost (25 Şubat 1874 – 16 Temmuz 1959) – Fransız mimar ve kent tasarımcısı Prost, en çok Fas’ın Kazablanka, Meknes, Rabat, Fes gibi şehirlerinde, 1914-1922 yılları arasında yaptığı çalışmalarla tanınır. 1911′de kurduğu Fransız Kent Tasarımcıları Topluluğu’nda dönemin önemli mimarlarından Donat Alfred Agache, Mr. Auburtin, A. Berard, Eugene Henard, Leon Jaussely, A. Parenty, mühendislerinden ise Jean Claude Nicolas Forestier, peyzaj mimarlarında da Eduard Redont’u bir araya getirmiştir. İstanbul için de, cumhuriyetin ilk yıllarında, şehri modernleştirmek adına, “Prost Planı” başlığı altında da toplanan pek çok çalışma yapmıştır. 1935 sonrası, burada uzun bir dönem konakladığı süre içinde, Bursa camilerinin rölevelerini de çıkartmıştır. Prost’un İstanbul için hayata geçirilen imar planı çerçevesinde, bugün Taksim’de Gezi Parkı’nın bulunduğu yerde 1806′da konuşlanmış olan Halil Paşa Topçu Kışlası, dönemin İstanbul valisi Lütfü Kırdar tarafından 1940′ta yıktırılmıştır. Osmanlı, Rus ve Hint mimarisinin izlerini taşıyan yapı, geçirdiği savaşlar sonrası hasara uğramış fakat onarılmak yerine -tarihi ve mimari önemine rağmen- yıkılmasına karar verilmiştir. Zamanla parkın çevresinde otellerin inşa edilmesine izin verilmiş, park alanı oldukça küçülmüştür. Prost’un uzun zaman bölge bölge, semt semt inceleyip çalışmalar yaptığı İstanbul için aldığı kararlar ne derece isabetlidir, dönemin koşullarını incelemeden radikal kararlar veremeyiz, acımasız yorumlar yapmamalıyız ama kendisinden sonraki çarpık yapılaşmayı, fütursuzca peşkeş çekilen ortak şehir alanlarını düşününce, yaşadığı mekanı ve çevresini güzelleştirmekten uzak bir millet olduğumuz için tüm sorumluluğu kendisine de yükleyemeyiz.

Görüş bildirin

gerekli

gerekli

şart değil