Ekim ayında, Bay. Busch’a söz verdiğimden, Prose gibi kendine kapalı novellalarımı bastırmak değil, onun yerine Ungenach ile hemen hemen aynı uzunlukta Watten isimli (bir kart oyunu) tek parça bir düzyazı yayımlatmayı arzu ediyorum.

Oyun, novella ve beni çok keyiflendirmiş ve doğal olarak neşelendirmiş BS’deki Verstörung sonrasında roman yayımlamak akıl işi mi sorusuna, ki roman mevcut yaşam gücümü bir arada tutmaktadır, kendi adıma çınlayan bir hayır ile cevaplamalıyım.

(…)

Çalışmak için şu sıralar keyfim yerinde hissediyorum, en dev saçmalıklar dahi beni yıkmaya yetmez. Eğer inandığım bir şey varsa, hiçbir şeye inanmayan biri olarak, o da soğukkanlılıktır.

Almanya’da akılsızlık salgını var, her zaman iyileşme sürecinde olan bir hastalık.

Almanya’da ölümüne bir ciddiyet kol geziyor, ama saçma yani. Şu ana dek en doğal  karşı çıkışlara rağmen bile kendi yolumu çizdiğimden ve tabii ki gelecekte de böyle yapacağımdan, yayınevini(1) bırakmak gibi en ufak bir niyetim yok.

Kuşkusuz, şimdi çok daha etkileyici bir şey ortaya çıkartmalıyım.

(…)

Somut deyimle, sanırım Mayıs ayı sonunda romanı kesin olarak “öldürmüş” olacağım. Tabii ki tüm mesele her zaman canavarı kesmektir. Ancak öyle boylu boyuna uzanıp kalabilir.

(…)

Dr. Botond bugün bana yazdı ve size bir tebligat gönderip yayınevini bıraktığını belirtti. Bu saçma eyleme izin verdiğinize inanamıyorum, başka bir deyişle, sorgusuz sualsiz buna yol vermenize şaşkınım, tüm meseleyi bir daha düşünmenizi ve her ne olursa olsun yayınevi için neredeyse abartılmış bu kadını şimdiye dek bir insan evladının aldığı en aptalca kararından döndürmek için tüm gücünüzü mümkünse kullanmanızı çok isterim.(2)

(…)

Aslında paragöz değilim. Ama bunu zaten biliyorsunuz. Gerekliliklerim olduğu sürece paraya bakmam. İhtiyacım olandan fazlası beni ilgilendirmiyor. Sınırım bu. Huzur ve sessizliğe ihtiyacım var, huzur ve sessizliğe sahibim. Yayıneviniz en iyilerden biri ve umut ederim ki sadece yayıncılıkla uğraşmayı sürdürecektir.

Biliyorsunuz, yaşamak, gezmek, iyi yemek yemek ilgimi çeker ve iyi yazarlar hariç kimseyi sevmem. Kalbümde bu yüzden bu denli az sevgi var.

Kropotkin* konusuna oldukça heyecanlandım!!! Bugünlerde sadece leş gibi kokan fareler yazıyor, iyi edebiyat kemirilip duruyor. İğrenç. Öğğhh.

Bir daha bana yazarken mektubu lütfen ruhumun tüm derinliğiyle tiksindiğim “Dostça selamlarla” yerine “İçtenlikle” diye bitirin.

Ruhumun tüm derinliğinden size içtenlikle,

Thomas Bernhard


(1)Suhrkamp Yayınları (F! notu)

(2) Annelise Botond, Thomas Bernhard’a “Thomas Bernhard üzerine” isimli kitabı hazırlarken, “Bu size elveda hediyesi olsun, Unseld ile iyi anlaşıyor musunuz tüm kitaplarınızı artık o bassın o zaman” gibilerinden bir mektup yazar. Bernhard ise arayı bulmak için Unseld’e bunu yazar. Unseld, Bernhard’a cevabında kadını ikna edemediğini belirtir ve ekler:

“Sizi ziyaret edeceğim kesin tarihi belirteceğim. Bugün söyleyemiyorum çünkü Günter Eich hastanede.

Bugün Theodor W. Adorno’yo son yolculuğuna uğurladık. Cinayetler, ölümler, cenazeler ve duruşmalarla dolu günler yaşıyoruz, 13 Ağustos 1969.”

13 Ağustos 1969 tarihinde Adorno’nun cenazesi gerçekleşirken, ABD’de Charles Manson ve tarikatı Sharon Tate cinayetini gerçekleştirir. Unseld ve Bernhard daha sonra bir araya gelirler, yayın hakları iki yayınevinde olan Bernhard’ın durumunu netleştirirler, Bernhard, Suhrkamp Yayınları’ndan devam edecektir.

(3)Thomas Bernhard’ın kitaplığında, Peter Kropotkin’in Devrimcinin Anıları kitabının 1889 yılı baskısı mevcuttu.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page