Anarşist aynadan yansıyan şirket manzarası:

20 Ekim´de Kazakistan´da Türkiye merkezli ENKA şirketi ile ABD´li Bechel firmasına ait şantiyede çıkan kavgada, Türkiyeli işçiler ölümden dönerken firmalar hala suskunluğunu koruyor.

Kazakistan´daki Türk şirketi ENKA ile ABD´li Bechel firmasının inşaat şantiyesindeki kavgada yaralanan işçiler Türkiye´ye getirildi. İşçilerden bir kısmı Kazaklar´ın maaş eşitsizliği nedeniyle saldırıyı gerçekleştirdiğini söyledi.

Havaalanında, olaylarda ölen olmadığını söyleyen bir yetkili, arkadaşlarının öldüğünü söyleyen işçilerin saldırısına uğradı. İşçiler, “kavgada bizi diri diri yakacaklardı, bazı arkadaşları kayıp, 500 bin dolarımız gasp edildi” dediler.

Azatlık Radyosu´na konuşan Kazak işçiler ise, olayın yemek tartışmasından değil, bir Kazak işçinin üç Türk tarafından “iyi çalışmıyorsun” diye demir çubukla dövülmesi ve düşük maaş huzursuzluğuyla patlak verdiğini savundu.

Olaylarla Türkiye´nin Kazakistan Büyükelçiliği olayın büyütülmemesi için çaba harcarken, işçileri çalıştıran Türk şirketi Enka ile ABD´li Bechel firmasından hiçbir açıklamanın gelmemesi kafaları karıştırdı.

Öte yandan, 23 Ekim’de, Atyrau vilayetinin diğer petrol endüstrisi bölgesi olan AGIP işverenine bağlı Karabatan bölgesindeki GATE İNŞAAT’ta (Gama-Tekfen) çalışan Türkiyeli işçiler can güvenliği ve Tengiz’deki olayların açıklanarak suçluların cezalandırılması ve Tengiz’deki işçilerle dayanışmada bulunma talepleri ile işi bıraktılar. Şantiye yöneticileri Kazak Yerel Hükümet görevlileri ve T.C. Büyükelçilik görevlileri ile açık hava toplantısı düzenlendi. Can güvenliği konusundaki kaygılar ve alınacak önlemlere dair sorular soruldu. Toplantı sonucunda işçiler alıncak önlemlerin takipçisi olacaklarını söyleyerek işbaşı yapmaya karar verdiler.

Teknolojinin, iletişim ve taşımacılık olanaklarının gelişmesine paralel olarak, işgücünün ucuz olduğu ülkelere yerleşme eğiliminde olan küresel sermaye hiçbir sınır tanımıyor. Katar´dan İrlanda´ya, Kazakistan´dan Türkiye´ye kadar çok geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Türkiye kökenli şirketler de bu sömürü sisteminin birer parçası konumundalar. Yerel hükümetlerin “küreselleşme” adına bütün faaliyetlerine göz yumduğu bu şirketler, utanmazlıklarını, yüzlerce kişinin yaralandığı bir olayın ardından doyurucu bir açıklama yapma zahmetine bile girmeyerek sergilemekteler.

Hükümetlerle işbirliği halindeki küresel şirketler, çıkar ortaklıklarının olduğu durumlarda “enternasyonal” işbirliklerinden kaçınmazken, işçiler ise milliyetlerine bağlı ayrımlaşma üzerinden, ücret dengesizliklerinden kaynaklanan sorunlarını sermaye sahiplerine ve hükümetlere değil, diğer işçilere yöneltme hatasına düşüyorlar. Görünen o ki, işçilerin önlerinde kat etmeleri gereken uzun bir yol duruyor.

Öte yandan, dünya üzerinde yeni bir hayalet dolaşıyor: “Küresel Sermaye”… Tüm “hayalet avcıları”nın, küresel sermayenin saldırısına karşı seferber olmaları gerekiyor.

————————————————————

Mark Achbar, Jennifer Abbott
Kanada
2003

145′, İngilizce, www.thecorporation.com

I.

II.

III.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page