Philip Toledano Phone Sex project, 2008 Temmuz’unda Twin Palms tarafından yayınlanan ve yaklaşık 30 adet telefonda seks operatörüyle röportajın yer aldığı bir proje kitabı. Kitapta, operatörlerin neye benzediğinin dışında, genel beğenileri, korkuları, arzuları, yaşamlarının kısa özetleri aktarılmış.

İlk gecemde, Bob adında bir beyefendi, daha önce kimseye arzularını anlatacak kadar yakınlık duymadığını söyledi, garip biçimde, garip bir mahremiyet duygusu oluştu aramızda. Sanırım, kurgusal birine karşı bastırılmış duygularını açıklamak daha kolay.

Başlangıçta heyecanlıydım. Ancak daha sonra, konuştukça kendimi buldum, bu işle birlikte kendi cinselliğimi keşfettim diyebiliriz.

Telefonda seks olayına girdim çünkü:

“Bedava konuşmak yerine, seks konuşmaları için neden para almayayım?” diye düşündüm. Kendime güvenimi arttırdı.

Yaklaşık 5 yıl oldu bu işe başlayalı.

Daha öncesinde bir doktorun yanında part time çalışıyordum ve ne işimden memnundum ne de özel hayatımdan. Tacizlerle dolu bir ilişkideydim ve hiç çıkış yolu gözükmüyordu.

Burada mücadele içindeyim, öyle büyük bir para da kazanmıyorumama en azından çocuklarıma ihtiyaçları olduğunda yardım edebiliyorum. Çok iyi hizmet verdiğime inanıyorum. Çünkü herhangi biri arayıp her türlü fantezisini çekinmeden anlatabilir.

60 yaşındayım. Columbia Üniversitesi’nde Kültürel Antropoloji okudum ve 25 yıllık evliyim. İş dunyasında kazandığım paranın iki katını kazanmış durumdayım. Evden çalışıyorum ve para banka hesabıma aktarılıyor. Ben aslında Şehrazat’ım. Sultan’a güzel hikayeler anlatmazsam, sabah olduğunda beni öldürebilir.

Telefonda seks sektöründe çalışacağımı hiç düşünmemiştim. Bu kadar yıl müşteri hizmetlerindeyken müşterilerim sesimin seksi olduğunu söylerdi. Oysa ben seksi değil profesyonel olduğumu düşünüyordum. Aslında bu iş de müşteri hizmetleri sayılır. Ancak bu müşteriler bir gülümsemeden fazlasını bırakıyorlar.

Telefonda seks olayına girdiğimde yaşım küçüktü, başka şansım da yoktu. Büyükannem hastalanmıştı ve çalışıp iyi para kazanmak zorundaydım.

Gazetede gece mesaisi olan işlere bakıyordum ve trende kondüktörlük ilanı gördüm. “Fareler!” dedim kendi kendime. Sonrasında da, dolgun ücretle telefonda seks elemanı arandığını gördüm. Farelerden korktuğuma göre, budur!

Bir bakire olarak, azmış adamlarla konuşmak oldukça zor geldi. Birçok kitap okuyup arkadaşlarımla porno filmler izlemek zorunda kaldım. “İşte bunu kullan” konuşmalarında deyip duruyorlardı.

Arayan için telefona ilk kez cevap verdiğimde, hissiz bir Barbie bebektim. Sonrasında fanteziye nefes verdim, bebeği ete kemiğe büründürdüm. Kendimi böyle bir bebek, bir meta gibi hissetmiyorum. Ben, arayanın bana verdiği tasvirden yola çıkıp o bebeği yapan biriyim. Biri aradığında, olumlu bir dönüş alacaktır. Tıpkı müteahhidinin sırtını sıvazlayan bir mimar gibi.

En unutulmaz çağrılarımdan biri, fetiş aramasıydı. Ona vejetaryan olduğumu anlatmaya başlayınca, o kadar çok gülmeye başladı ki fantezisine dönemeyip telefonu kapamak zorunda kaldı.

Yüreğime dokunan insanlar, ayrı duranlar. Boston’dan Johnny vardı mesela, o ve karısı çocuk istiyorlardı. Bir doğum kliniğinden aramıştı. Çünkü verdikleri dergiler işe yaramıyordu. Kızı doğduktan sonra da düzenli aramayı sürdürdü.

Bu işin en ilginç yanı, sevgilimin de aynı odada olduğu zamanlar. Genellikle çalışırken okuyorum. Sevgilim olan bayan da konuşmalarımızın yarısına kulak misafiri oluyor. Bu durumda bazen gidişatın isterik olduğunu bazen de seksi olduğunu düşünüyor. Arama sırasında sevgilimle göz göze gelmemeye çalışıyorum çünkü onu pişmiş kelle gibi sırıtırken görüp ben de kahkaha atmaya başlayabilirim.

Daha dün gece, yüksek ihtimalle uzun zamandan beri gelen en rahatsız çağrıyla karşılaştım. Arayan benimle konuşurken kendini vurdu. Bu tarz şeyler hep korkutucu oluyor. Kayıtlarımda bir ensest taciz itirafı ve iki başka intihar daha var.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page