bütün sokak lambalarına
ol emri verildi
diyelim ki
sen hiç kımıldamadan
ama bütün sokak lambalarına

geceye alelâde yosun kokuları
karışmış ağzından çekiyorum adamlığımı
daha jileti çıkarmadan fahişenin dişindeki çelişki
yutkunduğun bir cümle gibi
bana annem öğretti küfretmeyi!
hele biçerdöverli bir rüya gördüğünde
beni buna mecbur etme!

çocuksu bir cesaretle
her şeyin diğer adını ezberledim
ama şiirin başka bir adı olamazdı!
televizyonlar eridiği halde
son dakika haberi gibi
yüzünü çivilediğin
bütün metropolleri öpüyorum dudağından
çocuksu bir cesaretle
her şeyi unutuyorum bu kez!

mesela bu saksı burada durmamalıydı
bu serçe cama dokunmamalıydı
ya da ben kadın mı olmalıydım illa?
hele sana benzeyen bir kadın
beni buna mecbur etme!

sonra Marquez’i düşünüyoruz
Hemingway sessiz bir intiharın diğer adıydı
ve seni Kafka’laştırıyorum!
dudağın son derece
abartılı bir caz enstrümanıyken
bana zaman diye bırakılan
kulaklarımdaki salyangoz deliği

tek başıma sustum bütün notaları!
notaları bütün sustum tek başıma!

eski bir Tarantino filmi gibi bakabilir mi insan insana
diyelim ki sen
bir hiçtin zaten…