26 Nisan- 9 Haziran 2012

SODA, Finlandiyalı tekstil sanatçısı Silja Puranen’in ‘’Circus Princess/Sirk Prensesi’ adlı sergisine 26 Nisan- 9 Haziran 2012 tarihleri arasıda ev sahipliği yapıyor.

World Crafts Council’in, Avrupa onursal üyesi olan sanatçı, 2009 yılında, İskandinav ülkeleri arasında en büyük ödül kabul edilen Nordic Award in Textiles ödülüne layık görüldü. Finlandiyanın yanısıra bir çok ülkede solo ve karma sergilere katılan sanatçının eserleri önemli kurumsal ve özel kolleksiyonlarda yer almaktadır.

Çalışmalarını Tuusula, Finlandiya’da devam ettiren Puranen, eğitimini önce Kuopio Sanat ve Tasarım Enstitüsü, ardından Helsinki Üniversitesi’nde estetik okuyarak tamamladı.

Eserlerinde ağırlıklı olarak hayatta karşımıza çıkan beklenmedik olayları konu eden Puranen yaşamdaki gerçeklerle, herkes tarafından kabul edilmiş idealler arasındaki zıtlıklara yer veriyor.

‘’Hayatımızın nasıl olmasını isteriz?’‘, ’’Standartlara uymayan insanların şansları nedir bu hayatta?‘’, ’’Kontrolümüzü kaybedersek ne olur?‘’ gibi soruların cevaplarını arayan hikayeler, Puranen’in çağdaş teknoloji ile birleştirdiği geleneksel el işçiliğiyle üretilmiş eski halı ve tekstil ürünlerine yansıyor.

Circus Princess

Son çalışmalarımın öyküsü bir sirk temasının etrafında dönüyor. Eserler, bugünün popüler kültüründe çok tipik olan başarı ve şöhretle dolu muhteşem bir hayat fikrinin ne denli sıradan bir ideal olduğunu anlatmaya çalışıyor. Benim sorguladığım, insanın kendi hayatını yine kendisinin kontrol etmesi, kendi istek ve arzularına doğru koşması fikridir.

Sirkler aynı zamanda ’’farklı’’ olanların da kendilerine yer bulabildikleri mekanlardır. Kendi grupları içinde aralarındaki kuvvetli bağdan güç alan sanatçılar, dış dünyada yani sirkin dışında dışlandıklarını hissederler. Yalnızca performanslarını sergiledikleri kalabalıkları heycanlandırdıklarında kabul görür ve sevilirler. Ama izleniyor olmak aynı zamanda bir mesafe de yaratır, çünkü sanatçı burada bir obje olarak görülür.

Eserlerimi oluştururken, geçmişi ve hikayesi olan kullanılmış tekstil malzemeleri kullanıyorum. Üzerlerinde oynanmış dijital fotoğrafları bu malzemelerin aşınmış yüzeylerine transfer ediyor, dikiyor ve işliyorum. Yaptığım iş çağdaş teknoloji ile geleneksel el işçiliğini birleştiriyor. Zor ve yumuşak, hayatın her iki yüzü gibi.

Bir zamanlar bir eve ait olan kullanılmış tekstil parçaları, sıcaklık, vücut ve günlük yaşam anlamına geliyor benim için. Eski bir yorgan ya da battaniye, üstüne işlenmiş figürleri sanki koruyor, sıcak tutuyor.

‘’Sirk Prensesi’’ koleksiyonumdaki bir çok eserde, günlük hayatın gerçekçiliğinin ötesinde, egzotik olanı vurgulamak, bir sirkin tabiatını anlatmak için, arka fon malzemesi olarak şark halıları kullandım. Bit pazarlarından ve tavan aralarından bulunan bu tekstiller bir zamanlar yaşanmış bir hayatın hikayelerini anlatıyorlar.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page