Takvimler 1924’ü gösterdiğinde Isham Jones, yaptığı huzurlu şarkının bundan 78 yıl sonra bir metal grubunun elinde hunharca vahşileşeceğini, ardından zombilere yem edileceğini bilemezdi. Bilseydi de, filmi görecek kadar yaşamayacağından bildiğini bilemeyecekti. Ama bilemediğini biz biliyoruz ve lafı uzatmadan filme geçiyoruz…

Hikaye, küçük ve karanlık bir kasabada geçiyor. Zombi illeti büyük kentlerden buraya kadar ulaşmış, sadece küçük bir bara sığınmış insanlar kurtulmuştur (Zombi saldırılarında, barların en güvenli yerler olduğunu Shaun of the Dead’den biliyoruz). İçlerinden bir tek, ismini korku filmlerinin unutulmaz yönetmeni Lucio Fulci‘den, huyunu suyunu ise Bruce Campbell’dan almış kahramanımız, dışarı çıkıp zombilerle savaşmaktadır. Çünkü sevdiceğini çok dramatik şekilde zombilere kaptırmıştır, bu yüzden kendisine olan nefretini tüm yaşayan ölülerden çıkarmaktadır. İzledikten sonra anlıyoruz ki, Portekiz sadece Beşiktaş’a yıldız oyuncu yetiştirmekle kalmıyor, bazen de böylesine etkileyici filmlere ev sahipliği yapabiliyor :).

I’ll See You In My Dreams isimli filmi Miguel Ángel Vivas yazıp yönetmiş; bir kadın edasıyla, bütün parayı makyaja yatırmış. Bu nedenle çoğu yüksek bütçeli filmlerde görmeyeceğimiz kadar gösterişli(!) zombiler var.

Zombi avcısı Lucio rolünde, insanın “daha önce nerelerdeydin sen” dediği Adelino Tavares yer alıyor. Rolüne bu kadar çok yakışan pek fazla insan yoktur sanırım. Ne zaman, ne yapacağını asla belli etmeyen ifadesiyle, karaktere cuk oturmuş. Gelelim filmin -bence- en büyüleyici kısmına, yani kapanış şarkısına. Gene Portekizli bir grup olan Moonspell tarafından uyarlanan I’ll See You In My Dreams. İnsan filmi izlemeye, şarkıyı da dinlemeye doyamıyor.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page