Keçeleri kaçırmamak için sergi: “Çeyizlik Filmler”

Bir süredir uzak ya da yakın çevreden fark ettiğimiz üzere keçe -bildiğimiz ”keçe”- giyim ve akabinde aksesuar dünyasında belirgin bir yere sahip olmaya başladı. Hayal gücünün sınırlarını zorlayan tasarımlarla “keçe”ye ısındığımız şu dönemde, şehr-i İstanbul’da bir sergi devam etmekte ki, duyduğumuz ilk andan itibaren dikkatimizi oldukça çekti. Bilenler bilir, -son derece- “sevimli şeyler terzisi” Ezgi Genç, keçeyle yarattığı şahane işlerine yeni bir boyut kazandırmış ve Çeyizlik Filmler başlığı altında, güncel sinemanın vazgeçilmez filmlerine “keçe-kumaş-dikiş iğnesi” üçgeninde posterler yaratmış. 1 Nisan’da ciddi bir açılışla Milk Gallery’de ziyaretçilerin seyrine sunulan sergi, genç, yaşlı, kadın, erkek, yerli, yabancı; gününe neşe katmak isteyen herkesi, serginin uzatılan tarihi 22 Nisan’a kadar bekliyor, acele etmekte fayda var! Peri Kazancı Futuristika! için, Ezgi Genç ile samimiyeti bir kenara bırakıp, keçeyi keşfi, çeyizindeki filmler, Pinhani ve neşeli şeyler üzerine ciddi ciddi görüştü.

Futuristika: Ezgi Genç kimdir?

Ezgi Genç: Ezgi Genç oyuncak delisi 22 yaşındaki biridir. Mimar Sinan Güzen Sanatlar Üniversitesi’nde, Geleneksel Türk Sanatları Hat Anasanat Dalı okur. Gezmeyi görmeyi, yemeyi içmeyi çok sever. Film izlemeye ve müzik dinlemeye bayılır. Boş durmayı hiç sevmez, en son ne zaman sadece bir film izlediğini hatırlamaz, genelde karşısında bir şey “dikiyor” olur, yapmazsa kendisini suçlu hisseder. İnternete bayılır, sürekli vakit geçirebilir önünde. Küçük şeyler onun için kocaman bir dünyadır, ayrıntılara çok takıntılır, bazen bu yüzden zor biri olabilir.

Keçeyi nasıl keşfettin?

Aslında önce peluş polar karışımı bir kumaşı keşfettim. Lisedeki Oyuncak Tasarımı adlı dersimizde. Yumuşak bir oyuncak yapmak istemiştim, onları bulmuştum. Sonra keçenin daha güzel bir malzeme olacağını düşündüm, kendine ait bir kalınlığı ve kesince başlı başına bir şey olmasından dolayı, satan yeri buldum birkaç bağlantıyla, böylece kavuşmuş olduk.

Sana ilham veren ve seni besleyen şeyler neler?

Rüyalarım, filmler, Çağrı… Masallar, bazı el yapımı şeyler yapan insanlar. Aslında çok değişiyor, bazen kokular bile etkili oluyor.

Şu an Milk’te, “Çeyizlik Filmler” projen sergileniyor. Bu proje fikri nasıl oluştu?

Film afişlerine olan memnuniyetsizliğimle oluştu aslında. Bir arkadaşıma dvd’ler almıştım hediye olarak, kapaklarını beğenmeyip baştan diktim. Aklıma gelen minik simgelerle. Benden de bir şey katılsın diye. Yer etti kafama sanırım, her gördüğüm kötü afişte “şöyle böyle yapsalar ne güzel olurdu” derken, belki ben yapabilirim dedim. Herhangi bir bilgisayar programı istediğim samimiyeti sağlamayacağı için, aynı zamanda bir grafik tasarımcı olmadığım için kendi malzememle, kendi dilimle çözmek istedim. Malzeme keçe olunca, dil benim dilim olunca uçtukçu uçtum. Boyları değiştirdim, şekilleri değiştirdim. Tasarımları zaten değiştirmiştim (:

Nasıl bir süreçte gerçekleşti?

6 ay gibi kısa bir sürede hazırladım bütün sergiyi. Aslında 1 yılı aşan süredir aklımdaydı, kendime yapmaya başladım, Çağrı’nın gazıyla proje haline getirdik. Bir gün Milk’teki bi sergiyi gezelim derken, anlatayım bari dedim. 3 örnek gönderdim, oldu (:

En çok ilgimi çeken işlerinden biri Persepolis, bizi bir sürprizle karşılıyor. Bu tatlı sürprizler nasıl gelişti?

Dediğim gibi malzeme keçe olunca, yorum benim olunca istediğimi yapabilirim gibi hissettim. Persepolis filme cuk oturdu. Detayları çok seven biri olduğum için de afişlerin çoğuna eklemeye çalıştım. Nemo’da da var mesela, beyaz lekelerinde kaybolduğu adres yazıyor, yüzgecini açıkca yine bir sürprizle karşılaşıyorsunuz (:

Ufukta yeni sergi projeleri var mı?

Şimdilik sergi olarak yok ama le petit yubbié yoluna devam edecek, siparişlerin yanı sıra kafamda bir sürü tasarım birikti. Onları dikmek istiyorum. Artık le petit yubbié’nin bir karakteri olma zamanı geldi.

Bu yetenek yolculuğunda ailenin katkısı nedir? Baban Tan Cemal Genç’i, Radikal okuyucuları yakından tanıyor.

Katkıları çok tabii ki (: Ben hep bir şeyler çizerek, keserek büyüdüm, evde her şeyi yapabiliyordum. İlla ki etkilenmişimdir. Annem el becerimle ilgili bir şey yapacağımı 2 yaşında tek başıma ayakkabılarımı bağladığımda anladığını iddia ediyor!

Pinhani’nin, “Zaman Beklemez” şarkısının klibinde de keçeden işlerini görüyoruz. Bu projeden biraz bahseder misin?

Zaman Beklemez; Babamın Pinhani’ye çektiği 2. stop motion klip. Ben kuklaların kostümlerini ve atı diktim, çekiminde de yardımcı olmaya çalıştım. Çok keyif alıyorum dekor yapmaktan. le petit yubbié’de yaptıklarımdan sonra da babam da benden rica etti, keyifle diktim.

Sana ait her detay masallardan fırlamış gibi; kartvizitin, davetiyen ve afişin. Sana bu masalda eşlik edenlerden bahsedelim mi?

O hissi verebiliyorsam ne mutlu bana! Ben de biraz masalın içinde yaşadığımı hissettiğim için olabilir bu. Bir sürü insan vardı aslında yanımda. Gizli kahramanlarım onlar benim, öncelikle sevgilim Çağrı Akyurt, her aşamasında yanımdaydı. Serginin, le petit yubbié‘nin olma sebebi de bir nevi kendisidir. Hayal gücümü bana gösterdi. Bana güvenip, mekanlarını açan Milk tabi ki. Bengi Gençer, afiş ve davetiyelerimi o çizdi, her türlü mızmızıma katlandı, sadece onları çizmekle kalmadı, en stresli olduğum zamanlarda sürekli moral verdi, Berk Bayri de bana harika bir kartvizit tasarladı, Mehmet Çakır lazerini bizimle paylaştı ve kartvizitime can verdi. Ailem tabi, hep yanımdalardı. Kedim tüylerini hiç sakınmadı keçelerimden (: Peri (Kazancı) ve Emrah (Orak) işlerimin harika fotoğraflarını çektiler. O hooo daha bir ordu sayabilirim nerdeyse!

Son olarak yeni projelerini merak ediyoruz ve heyecanla bekliyoruz…

2 Görüş

  • Yukarıda belirtildi fakat gözden kaçmaması için tekrar etmekte fayda var; afişlerde 18 Nisan olarak görünen serginin bitiş tarihi 22 Nisan’a kadar uzatılmıştır, bilginize.

    Milk Gallery basın bülteninden: “Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Geleneksel Türk Sanatları öğrencisi Ezgi Genç film afişlerine bugüne kadar kullanılmamış bir malzemeyle; keçeyle yeni bir yorum getiriyor. Ezgi Genç’in “Çeyizlik Filmler” adını verdiği sergisi Nisan ayında Galeri Milk’te! Afişlerin gün geçtikçe sıradanlaştığını, tasarımcıların kolaya kaçtığını düşünen Ezgi, duruma kendi diliyle bir çözüm getirmeye çalışıyor. Yaptığı afişlerin bir kısmını 3 boyutlu, bir kısmını ise interaktif olarak tasarlayan Ezgi, pazarlama stratejileri içermeyen çocuksu fikirlerini ve filmler için hissettiklerini afişlerinde sunuyor. Tamamen elde dikilen bu “el emeği göz nuru” afişlerin hangi filmlere ait olduğunu merak ediyorsanız Nisan ayında Milk’e uğramanız yeterli.”

Görüş bildirin

gerekli

gerekli

şart değil