Geçenlerde düzenli bir şekilde takip etmediğim San Francisco Chronicle‘da bir habere denk geldim; kısaca şehir belediyesi ve vatandaşlar “flash mob”lardan çok şikayetçi imiş. Nedeni de bu çetelerin eğlenmesini bildikleri kadar geride bıraktıkları çöplerin sorumluluğunu bilmemeleri, şehre ve sakinlerine verdikleri zararın boyutlarını umursamamaları.

Sevgililer Günü’nde mesela, yapılan yastık savaşıyla pamuğa, kaz tüyüne bulanan şehiri temizlemek belediyeye düşmüş. Pikaplar dolusu tüyü, pamuğu temizlemek günler sürmüş ve yüksek meblağda dolarlar -ki vergi verenlerin cebinden çıkıyor- ödenmiş. Tıkanan yağmur mazgalları nedeniyle bazı bölgelerde su baskınları olmuş ve şehrin bir kısım fıskiyeli çeşmeleri tıkanınca boşaltıp tekrar doldurmak zorunda kalmışlar. (Şehir güzelliği orta boy bir fıskiyeli çeşme 350 ton kadar su alıyor.)

Yastık savaşının yanı sıra şu sıralarda moda olan Flash Mob etkinlikleri arasında traş köpüğü savaşı, pasta fırlatmaca ve zombie yürüyüşü de var.

Şehrin temizliğinden sorumlu çalışanlar bu ekstra işler için fazla mesai yapmak zorunda kalmalarına rağmen ek ödeme almıyorlarmış. Tahminen dünyanın hiçbir yerinde de alamıyorlardır.

Dişi ya da erkek fark etmez; aslan yattığı yerden bellidir diye bir laf vardır, flash mobcular da geride bıraktıkları izlerden belli olsa gerek. Biraz anarşist biraz absürd protestoların, şehir yaşantısı içinde çılgınlıkların, günlük koşuşuturmaca sırasında yüzleri gülümseten heyecanların destekçisi olmak güzel de geride bırakılan “çöp” konusunda da “ince” hassasiyetlere sahip olmak gerek galiba. Zaten “flash mob” adı altında, aslında ama iyi ama kötü belirli bir “amacı” hedeflemesi gerekirken olayın, kitlesel çılgın partilere dönüştürülemesi, “Gençler eğleniyor!” tadında kalması da üzücü bence.

Telefon mesajları, e-postalar ve belirli internet siteleri üzerinden yayılan “flash mob” haberlerinde her ne kadar belirtilen kurallar arasında; “Herkesi çağır, şunu bunu getir, sorumlulukla eğlen ve temizliğe yardım et!” gibi söylemler olsa da eline traş köpüğü, pasta, yastık, vs. alan olayı ortaokul mezuniyet günü su savaşına döndürüyor belli ki.

Amerika’da rahatsızlık duyulan bir başka nokta ise, eğlenen kitlenin ardından temizliği yapanların genelde Uzak Doğu, Latin ve Afrika kökenli olmaları. İlginç bir durum, yakında Hollywood’da bir filmi çekilirse şaşırmayalım.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page