puskullu2.jpg

1970’li yılların başında Elhamra tiyatrosunun devralan Ulvi Araz, zamanın genç oyuncularını toplamasıyla birlikte Ülkü Tamer’i çağırır. Ben Johnson’ın Volpone isimli oyununu “Osmanlı Pop Müzikali” şeklinde uyarlayacaklardır. Ülkü Tamer oyunu bir haftada yazar. Ancak, henüz müzik hazır değildir.

“Oyun, Osmanlı’nın son dönemlerindeki toplumsal çürümeyi hicveder.”

Cem Karaca ile konuşurlar. Karaca hemen müzikleri hazırlar. Sahnede müzikali canlı yorumlayacak müzisyenleri kiralayacak para olmadığından, kayıt alıp oyunculara playback yaptırmaya karar verirler.

Cem Karaca ve o zamanların önemli grubu Kardaşlar stüdyoya kaydedip, 10 saat içinde, miksajdan çıkmamış ham bir plak kaydederler.

Plağın ismi aynı zamanda oyunun da adıdır: Püsküllü Moruk.

Şarkı isimleri şöyledir:

A yüzü:
– Uvertür
– Altın sevdası
– Püsküllü moruk

B yüzü:
– Galata’nın yosması
Ey kadı hazretleri
– Kapatın perdeleri

Cem Karaca & Kardaşlar-Püsküllü Moruk
Cem Karaca her müzikalde olması gereken, giriş/üvertür kısmını yazmayı unutmuştur. Bir odaya kapanıp 10 dakikada albümün üverürtünü kaydederler. Üvertür saykodelik tınıları olan, zamanın normal Anadolu rock şarkılarındandır.

Galata’nın Yosması’nda tüm vokalleri yapan, Cem Karaca’nın annesi Toto Karaca, Galata’da ünlü bir yosma olan Suzi’yi anlatır. “Suzi’dir derler bana / Galata’nın eskisi / kafa kurnazlık küpü / vücut karpuz sergisi…”

“Aslında hepimizin efendisi altınlar/altının varsa eğer/şanın şerefin de var!”

“Ey kadı hazretleri” ve “Kapatın perdeleri” de Cem Karaca’nın coşkulu, sert vokali, funk ve groove gitarlar ile örülmüş, sözleriyle hala geçerli olan sosyal göndermeleri olan şarkılardır.

Şarkılarda Cem Karaca-Toto Karaca düet yapmaktadır. “Ey kadı hazretleri”‘nde kadıya derdini anlatmaya çalışan ve Cem Karaca’nın oyun metninden oluşturduğu şarkı sözlerinin bir yerinde “İftar oldu artık gidelim” diyen Toto Karaca’ya Cem Karaca’nın cevabı şöyledir: “Başlatma iftarından, ulan sürtük orospu!”

“Aslında hepimizin efendisi altınlar/altının varsa eğer/şanın şerefin de var!”

Cem Karaca’nın etkisiyle Osmanlı pop müzikali olmak üzere yola çıkan Püsküllü Moruk, Osmanlı rock müzikaline dönüşmüş ve ortalama 12 seyirciye oynayarak kısa zamanda sahneden kaldırılmıştır. Oyun, Osmanlı’nın son dönemlerindeki toplumsal çürümeyi hicveder.

Geçtiğimiz yıla kadar hep bir gizem olan bu kayıtlar bir Avrupalı plak şirketi sayesinde sınırlı sayıda basılıp gerçeğe döndü. Bize kalan, deneyip yenilen bu başarısız girişimden 1971 yılına göre son derece modern, sözleriyle de hala geçerliliğini koruyan bir çalışma.

[cincopa 10535163]