[intense_dropcap]S[/intense_dropcap]anat dünyasındaki yeri ‘Arte Povera ile minimal sanat arasında, özel bir yerde bulunan bir sanatçı’ olarak nitelendirilen Osman Dinç yaratım sürecine olan genel yaklaşımını şöyle anlatıyor: “Heykel üç boyutlu olduğundan, gerçek mekanı irdeler. Bu yüzden birçok biçimsel sorunu beraberinde getirir; yerçekimi, denge, malzemenin uygunluğu ve dayanıklılığı…

Örneğin: Çalışmalarımda son seneler malzeme olarak fazla kullandığım demirle ilgili bilgilerimi geliştirmek istediğimde; (kanımızdaki alyuvarlarda taşıdığımız demir oksit bir tarafa) dört beş bin yıllık demir çağıyla karşılaştım. Merkezinde yüzde kırk oranında demir ve nikel saklayan bir gök cisminde yaşadığımızı da artık biliyorum. Dahası, ihtiyar yıldızların içine çökme (ölümü) anında demirin oluştuğunu öğrendim. Demir atomunun evrende bilinen en uzun ömürlü atom olduğunun hesap edildiğini duydum.

Bence hala yaşamakta olduğumuz demir çağın, insanlık üzerinde yaptığı, yapım/yıkım devam etmekte. Kısacası: Kullandığım her malzemenin bir tarihi ve ortak belleklerde bıraktığı bir iz var… Unutulmuş ortak belleklerin arkeolojisini yapmak için yola çıkan sanatçı olarak, malzemenin tarihiyle yol almam gerekiyor. Heykellerini genelde kendi yapan bir sanatçı olarak; demirin ve kullandığım diğer malzemelerin özelliklerini, tarihini unutmuyorum. Onları kullanan ustaların deneyimlerini heykellerime ve gelecek nesle yansıtmaya çalışıyorum. Yukarıda bahsettiğim biçimsel meşguliyetimin yanı sıra, eserlerime anlam yüklemeye çalışırken ‘Görünmeyenden daha gizemli şey görünenlerdir’* olduğuna da inanıyorum.”

*Görünmeyenden daha gizemli şey görünenlerdir. Oscar Wilde

[intense_hr type=”dotted” size=”medium” /]

Osman Dinç’in son dönem eserlerinden oluşan bir seçkiyi izleyicilere sunacak olan ‘Teorem’ adlı sergisi Pi Artworks Istanbul’da 10 Ocak – 22 Şubat 2014 tarihleri arasında devam edecek.

1948 Denizli doğumlu Osman Dinç 1969 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim İş Bölümü’nden mezun oldu, Şavaştepe Öğretmen Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı. 1972 yılında sanat eğitimi için gittiği Fransa’da Paris Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi. 1975 yılında Türkiye’ye dönerek 2 yıl Bursa Eğitim Enstitüsü’nde görev yaptı. 1977 yılından itiraben sanat yaşamına Paris’te devam etmiştir. 1990 – 2011 yılları arasında Bourges Sanat Yüksek Okulu’nda (L’ecole Nationale Superieure D’art De Bourges) öğretim üyesi olarak çalıştı. 25’den fazlası yurtdışında olmak üzere 53 kişisel sergi düzenledi, 91 karma sergiye katıldı.