Çin Shandong doğumlu ve sanat eğitimi almış olan Liu Bolin, şehri kamuflaj nesnesi olarak kullandığı fotoğraf çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Çin şehirlerinin, bir yandan kültür devriminin izlerini taşıyan politik sloganları arasında, bir yandan devasa büyüklüğe ulaşan ekonominin getirdiği sıcak parayla yapılan yolların yeni boyanan asfaltında insanlar gizleniyor, kayboluyor, silikleşiyor. İnsanlar bukalemun gibi, arka plan ile bütünleşmeye başlıyor.

Bukalemun, derisinin rengini arka plan ile uyumlu olarak değiştirme yetisine sahipken, çıngıraklı yılanlar da acil durumlarda vücutlarının çoğunu kuma gömer. Hayvanların bunu yapmalarındaki temel etki, korunma duygusu. Doğada, düşmanla uzun ve sağlıklı bir ilişki yaşamak için kendilerini çevreyle sonsuz uyumla hale getiren çeşitli böcekler ve başka hayvanlar da mevcut.

Bu fotoğraflara bakılınca insanın aklına şu soru geliyor: İnsan da, renk değişimiyle kendini korumaya çalışan bir hayvan mıdır?

Liu Bolin, insanın hayvan olamayacağını, çünkü kendini korumaktan aciz olduğunu söylüyor. Ona göre, “İnsan uygarlık tarihinin son üç bin yılı temel olarak iki ana noktada belirlendi: Bir; insan, kendi çevresini yok ederek gelişir. İki; insan gelişimi, kendi kendini sömürmesiyle gerçekleşti. İşte bu uygarlaşmanın mükemmel düzeyinde insan, hala bir çeşit hayvan olduğunu ve içgüdülerini unuttu.

Mao döneminden çok sonraları doğmuş olan Bolin, bir yanıyla böylesine materyalist bir dünyada olmaktan memnun olduğunu söylüyor. Kişisel özgürlüklerin daha çok olduğu bu çağda, etrafındaki dünyayla bir olmayı, onu çevreleyen dünyada kaybolmayı tercih edebiliyor. Saklanırken, aslında insanın artık saklanacak yeri kalmadığını gösteriyor.

Liu Bolin 1973 Shandong doğumlu. 2001 yılında Shandong Sanat Enstitüsü’nden mezun oldu. Sanatçı Pekin’de yaşamaktadır.
[autoviewer=55]

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page