7 dakikalık bu filmde, bir yazar, kendisini kısa öyküler yazıyor diye evden kovan babasını hatırlıyor. Charles Bukowski’nin My old man isimli şiirinden feyz alınan filmin yönetmeni Alex Levine.

Bukowski şiirde, ekonomik kriz sırasında büyüyen 16 yaşındaki Henry isimli bir çocuğu anlatır. Babası biraz arıza biridir ki annesinin ondan ödü kopar. Oğluna zarar verecek diye korkar. Henry öykü yazmayı sever. Babası yazdığı öyküleri bulunca mevzu çıkarır. Henry eve geldiğinde annesi içeri girmemesini, babasının öykülerini bulduğunu söyleyip uyarır. Çocuk mevzu çıkarsa kendini koruyup gerekirse babasına bir iki sallayabileceğinden emindir. Annesi ise kalacak başka bir yer bulması konusunda iknaya çalışır. Ancak okulu bırakmasından korktuklarından çocuk yine evde takılır. Şiirin devamında babası ile arasında çocuğun kavrayamadığı bir açıdan, bir öykü sırasında olumlu bir iletişim çıkar ortaya. Çocuk, babasının tüm zalimliğine rağmen onu seviyordur.

Bukowski’nin şiiri aslında, ekonomik sıkıntıların yaşandığı dönemde ailelerin yaşadığı problemlere güzel bir gönderme. Mevzunun aslında alt sınıfların şartlarıyla da ilgili olduğuna işaret ediyor.

Download

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page