Asıl adı Sami Rosenstock olan Tristan Tzara (1896-1963), Rumen asıllı Fransız şair, yazar, ressam, ve anti sanat akımı Dada’nın kurucularındandı. (Dada akımının adını, Romanya’da “Evet Evet” diyen güzel kadınlardan aldığı söylenir.) 1920’li yıllarda, başta Andre Breton olmak üzere, sürrealist harekete katılacak arkadaşlarıyla takılırken, kağıda yazıp bir şapkaya attığı kelimelerden rastgele çekip şiir yazmayı önerdi. Belki de gerçek anlamda, adı konulmuş ilk kes yapıştır örneği o andı.

Tristan Tzara daha sonra Breton ve diğerleriyle ters düşse de, ismi sürrealizmin kurucuları arasında anılmaktadır. Kendi hareketi olan Dada da dünyada yayılmış, politik ve protest bir anti sanat akımı olarak etkisini hala sürdüren bir ses getirmiştir. Dada, tamamen rastlantılara dayalı ve geleneksel yazın kurallarının dışında bir edebiyat anlayışını benimsiyordu. 1. Dünya Savaşı zamanında İsviçre, Zürich’de başlayan Dada hareketi, sürrealizmin dışında, daha sonraları yeni gerçekçilik, pop art, fluxus, punk gibi akımları da etkiledi.

Kes yapıştır tekniği ise, Tristan Tazara’nın şapka formülünden sonra, Fransız avangart letrist (Harfçilik) sanatçı Gil Wolman tarafından geliştirildi ve bilinen ilk uygulaması yapıldı. 1950’li yıllarda ise, ressam ve yazar Brion Gysin, tesadüfen keşfettiği kes-yapıştır metodunu geliştirdi. Gysin, masanın üzerine yaydığı gazeteleri bir jiletle keserken, tesadüfen yan yana gelen başlıkların bilinçaltı metinler ortaya çıkardığını fark etti. Böylece, bunu bir teknik haline getirip sürekli kes yapıştır üretim yapmaya başladı.

Güney Afrikalı Beat şairi Sinclair Beiles ise, William Burroughs ve Brion Gysin ile birlikte, kes yapıştır tekniğini geliştirip, bir anlamda beat akımına dahil ettiler. Julio Cortazar da, Rayuela/Seksek isimli romanını bu teknik ile şekillendirdi. Hatta David Bowie, bazı şarkılarını yazarken kes yapıştırı uyguladı. Thom Yorke da, Radiohead’in Kid A isimli albümünü oluştururken, Tristan Tzara’nın tekniğine dönüp, sadece bir dizenin yazılı olduğu kağıtları bir şapkaya atıp, tesadüfen çektiği sözlerle şarkı sözleri “yapıştırmıştır“.

Gysin ve Burroughs’un kullandığı kes yapıştır yöntemi, basit olarak şöyledir:

“Bir sayfa alın. Herhangi bir sayfa gibi. Ortadan dikey ve yatay olarak kesin. Elinizde 1, 2, 3, 4… Dört bölüm olacak. Birinci bölüm ile dördüncünün, ikinci bölüm ile üçüncünün yerini değiştirin. Artık yeni bir sayfanız var. Bu yeni sayfa bazen aynı şeyleri söyler, bazen değişik. Politik konuşmaları kesmek ilginç uygulamadır. Sonuçta ortaya çıkan metin kesinlikle bir şeyler söyleyecektir ve bunu belirli bir açıklıkta yapacaktır.

Ya da sevdiğiniz bir şair ya da yazarı ele alın. Şiirin belirli kısımlarını kesin ve bir sayfayı kısa parçalarla doldurun. Şimdi o sayfayı kesin. Artık yeni bir şiiriniz var. Triztan Tzara şöyle demişti: Şiir herkes içindir. Siz de söyleyin: Şiir herkesindir.”

Şimdi, internetin ve hypertext’lerin 1’ler ve 0’larla dolu dünyasında, kes yapıştır tekniği de evrim geçirdi. Dönüştü ve ilk kullanıldığı roman-şiir döngüsünden farklılaştı.

Zamanımızda, özellikle de, laptop kullanımının artması, piyasada uygun fiyata (hatta crack) ses programlarının kolayca bulunması, sadece bir internet bağlantısıyla “dünyanın tüm seslerine” ulaşılması gibi nedenlerle, dış seslerin toplanmasından, programlardaki seslerin birleştirilmesinden ve hepsinin kesilip yapıştırılmasından, devasa bir dijital/görsel/işitsel sanat ortaya çıkmaktadır. Yansımalarını “görsel şiir/visual poetry”, insan sesinin araç olduğu “spoken word/söz söyleme”, “ses şiiri/sound poetry”, mekana göre ses yerleştirmeleri gibi performanslarda görebileceğimiz tüm bu çılgın yaratma sanatları, ilk bakışta bir “ürün kirliliği” yaratıyor gibi olsa da, aslında nefes alarak ve dikkatle bakıldığında, modern sanatlarda giderek kendine yer edindiğini hissettiğiniz büyük bir aileye dahil oluyorsunuz.

Kes yapıştır tekniğinin en modern örneği: Spam şiirler

18.yy matematikçisi Bayes’in teoremini kullanıp bir emailin spam olup olmadığını kullanıcıların spamleri şaretlemesiyle anlayan filtreleme tekniğine karşı, spamcilerin geliştirdiği stratejiler, çoğunlukla William Burroughs’un kes yapıştır tekniğinden feyz alan generator-programların oluşturduğu metinler, istatistiksel verilerle Pavlov’un köpeği gibi şartlandırılmış olan koruyucu filtrelerin kafasını karıştırırken, kimi zaman Rimbaud ya da Lautreamont’u hatırlatan düzyazı şiir parçaları da ortaya çıkarabiliyor.

Mesela burada spam şiir antolojisi bulunuyor, burada spam şiirden örnekler sunuluyor.

Rastgele sözlük cümlelerinden roman

Secret ballet/Gizli balerin isimli roman ise, bir İngilizce sözlükteki cümlelerin aynen alınmasıyla ortaya çıkarılan bir roman. Jane Swallow isimli muhafazakar bir politikacının otobiyografisi olan çalışma, Jane’in fırtınalı özel hayatını, sıkıntılarını, cinsel ilişkilerini anlatan, bildiğimiz ortalama bir “kitap”. Romanı online olarak okuyabileceğiniz bu linkte, yapıt hakkında ayrıntılar, yorumlar da bulunuyor.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page