Paris. Ivry mezarlığı. Andre Billy mezarlıklar arasında dolaşır. 44. bölüm, 24. çizgi, 27 numaralı mezarın başına gelince durur. Gümüşi bir renkte bir metalle çevrilmiş mezarın üzeri çakıllarla örtülmüştür. Çevresini saran çitin üzerinde de haç asılıdır.

Andre Billy’in o sonbahar günü gelip başında durduğu mezar ünlü şair Max Jacob’un mezarıdır. “Havayı, ışığı, ekmeği, şarabı paylaştığım…” dediği arkadaşının mezarıdır. Andre Billy, kurşun kalemiyle “Onun için dua ediniz.” diye yazar o gün arkadaşının mezarına. 7 Ekim 1909 akşamı Ravignan Sokağı’ndaki odasında yaşadığı olaydan sonra günlerini ibadet ederek geçiren, “Tanrı’ya yaklaşmak istiyorum.” diyen Max’ın bunu isteyeceğini düşünür.

7 Ekim 1909’da Ravignan Sokağı’ndaki odasında suluboya bir tablonun bir resim içinde İsa’yı gördü Max Jacob.

Ulusal Kitap’tan yeni dönmüştüm. Çantamı yerine yerleştiriyordum, pantuflarımı arıyordum, başımı bir de kaldırdım ki duvarın üzerinde biri var! Biri vardı! Halının üzerinde de biri vardı. Etim yerlere döküldü! Bir şimşek soyup çırılçıplak etmişti beni! Ah o ölümsüz saniye! Ah! Hakikat! Hakikat! Semavi vücut, yoksul odamın üzerinde. Niçin, Tanrım! Ah! Bağışla beni! O bir manzara resmi içinde, eskiden yaptığım bir manzara içinde, hem de ta kendisi! O ne güzellik! O ne zarafet, ne tatlılık! Omuzları, davranışı! Sarı ve mavi süsleri olan ipek bir elbise giymiş. Bana dönüyor, sakin ve ışıyan yüzünü görüyorum. O sırada altı keşiş bir kadavra getiriyor odaya. Kollarında ve saçlarında yılanlar, bir kadın benim yanımda’ diye anlatır o günü.

Olaydan sonra din değiştirir, Katolik olmaya karar verir Max Jacob. Vaftiz edilmek için kilisen kiliseye koşturur. Sait-Jean L’evangelsite kilisesinde gider. Kilisedeki papaza vaftiz edilmek istediğini söylediğinde aldığı cevap alaycı bir kahkahadır. Bunun üzerinde eve gider ve Beni Vaftiz Etmek İstemeyen Papaz’a isimli bir şiir yazar.

Bay Pica ile karşılaşır ve ona da vaftiz edilmek istediğini söyler. Bay Pica, Musevilerin din değiştirme işlemleri için kurulan Notre Dame des Champs Sokağındaki Notre de Sion Kilisesi’ne gönderir Max’ı. Buradaki papaza ağlaya ağlaya yaşamını anlatır ancak papaz Max’ın içinde inançtan çok bir pişmanlık olduğuna düşünür. 18 Şubat 1915 günü amacına ulaşır Max. Cyprien adını alır.

24 Şubat 1944 günü saat 11’e doğru sigara içiyordu Max. Daha önce kız kardeşini tutuklayan Naziler bu sefer onu almaya gelmişlerdir. Bir otomobile bindirilir ve Drancy kampına atılır. Aynı yıl 5 Mart günü Drancy kampında akciğer kanamasından yaşama veda eder.

ÖNYAZI
Evet, göğsümün ucundan düştü o ve ben farkına varmadım hiç. Hani kayaların kovuğundan adamlarıyla birlikte bir gemi çıkıverir de deniz biraz olsun ürpermez, yeryüzü bu serüveni hiç duymaz. İşte tam onun gibi, Kybele göğsümden bir yeni şiir düştü yere ve ben farkına varamadım.

Kaynakça: Seçme Şiirler, Max Jacob, Yön Yayıncılık