[su_heading size=”16″]Chagall’ın imge dünyası parlaktır. Renkler tonlarıyla ifade edilir. Keman, İsa, Keçi-Pan, Savaş kargaşaşı, Işık ve Şeytan onun belli başlı imgeleridir. Din ve müzik evlenseydi muhtemelen şahitleri Chagall olurdu.[/su_heading]

Marc Chagall  1


 

Akşam saatlerinin telaşını anlatır, resim. Güneşin batışından, gecenin başına kadar olan süreçteki insan durumları-telaşları ve hazırlıkları vardır.

Kemana aşinayız. Chagall’ın özgürlük imgesi resmi ortasında ve şeytanın başının altında. Pan daha yavru bir şekilde betimlenmiş gecenin başı olduğu için. Buradaki ayrım önemlidir. Pan yaratıcılığın şeytanıdır, kırmızı şeytan ise kötülüğün. Bunun için mavi keman ortalarında durur. Pan’ın rengi mum ve güneş renkleriyle gösterilmiştir. Mavi kemanın renklerini soldaki adamın yüzünde ve onun yukarısındaki adamın bedeninde görebiliriz. Mavi yüzlü adamın elindeki tuttuğu kağıtlar gecenin ilerleyen saatlerinde açılacak ve orada özgürlüğünü kesin kılacak, gün doğana kadar.  Adamın yanında pan ve başının paralelinde güneş vardır. kötülüğün şeytanıyla başları ters orantılıdır.

Sol yukarıdaki adam yalnızlığın sembolüdür. Elindeki asayla mavi yüzlü adamı uyarır, gün batıyor diye. Mavi yüzlü adamın hafif telaşı bu yüzdendir. Yalnızlığın yüz rengi yeşildir. Yeşil renk resimde bir yerde daha kullanılır o da sağ alttaki mumu tutan demirdir. Buradaki yeşil doğayı temsil eder. Doğa yalnızdır tıpkı adam gibi. Adamın ayakları yoktur fakat ayakkabılar vardır. Hiçbir yere gidemez ama kendini yalnızlığıyla öyle bir bağdaştırmıştır ki, ayakkabılarının varlığı onda güven hissi yaratır. Bu güven kuşkusuz saate olan tepkidir. Ayakkabılarıyla saate iteler. Belki kırmızı şeytan onun iteklemesiyle düşmeye başlamıştır.

Güneş ilginç bir şekilde sol tarafın merkezine konulmuştur. Yalnız adam-doğa, Pan, kırmızı şeytan ve telaşlı adamın ortasındaki dengenin sağlayıcısı konumundadır. Saat 8:20’dir. Gecenin başlangıcına ve akşamın zamanına göre kritik bir saat. Yani güneşin doğuşuyla ters orantılı bir şekilde olaylar raks eder.

Kırmızı şeytan. Neden şeytandır o? Aslında kanatları olan ve gayet güzel bir kadın olan bu imge neden şeytan olsun? Düşmüş kırmızı bir melek olamaz mı? Kuşkusuz olabilir ama şöyle bir ayrıntı vardır resimde- ve çok zor fark edilir bu: Şeytanın gölgesi yeşil yüzlü adamın asasına uzanıyor ve alttaki mavi yüzlü adamın telaşına telaş katıyor. Kaçan adam bir kadından kaçmaya çalışıyorsa sağ taraftaki İsa’nın başı neden dik? İsa’nın başı sadece adalet sağlandı zaman dikleşir. Bunun için kırmızı kadın melek aslında şeytanın temsilidir. Ve tabii Pan. Panda şeytandır. Bir resimde iki şeytan varsa kötülüğü farklı bir biçimdedir. Pan’ın kötülüğü bireysel özgürlükse kırmızı şeytan toplumsal özgürlüktür. Toplumsal özgürlükten kastım: Alt taraftaki insanların ( Kemanın altında ve kırmızı şeytanın altındaki insanlar) telaş içinde değildir. Klasik bir akşamüstü geçiriyorlardır sanki. Umarsız bir şekilde devam ediyordur hayat onlar için.

Sağ taraftaki İsa’nın çarmıha gerildiği tahtanın rengi İsa’nın başının arka kısmında değişir ve rengi kırmızıdır. Tahtanın rengi kırmızı olduğu için ve şeytanda kırmızı olarak lanse edildiği için o meleğin kötü olduğu kanıtlanır. Ve Şeytan tabi ki; o da düşmüş bir melektir.

Chagall burada çok gizli bir mesaj veriyor dinlerin tarihine yönelik. Geçmişteki Pan şeytanı ile modern dinlerdeki “düşmüş” melek şeytanı arasındaki farkları… Pan iyi bir müzikseverdir ve zamana pek aldırmaz ama kırmızı şeytan zamanın kölesidir ve müziği çok sevmez. Belki keman çalmaya başladığı için o da telaşa sürüklenmiştir. Yüzündeki ifade o yöndedir çünkü.

İsa ile şeytan arasında iki kişi vardır. Bunlar İsa ile şeytanın temsilidir. Şeytanın kucağındadır İsa. Paradoks yapmış burada Chagall; Şeytanın kollarında olan İsa temsilidir soyuttur ama somut olarak İsa’nın acıları görülüyor. Gerçek hayat orada temsili ve temsili hayatın orada başka bir temsil ile gösterilmesi. Yanlarındaki mum doğanın mumu olduğu için bu paradoks her zaman devam edecektir.