Lost’u izliyoruz. Seviyoruz. Desmond kanundur. Başta Ekşi Sözlük olmak üzere, günlük hayatta hakkında yüzlerce yorum ve teori okuyoruz. Bir labirentte keyifle kaybolmuş gibi takip ediyoruz. Labirent diyince, Borges aklımıza geliyor. Lost ile Borges’in çakıştığı nokta ise özellikle hoşumuza gidiyor.

Dizinin İspanyol televizyonu tarafından hazırlanan tanıtım filminde dizi karakterleri bir satranç oyununun parçası olarak görüntüleniyor. Ana karakterlerden birinin sesi ise, Jorge Luis Borges’ten ilham almış. Arka plan müziği ise Radiohead’den. Önce izleyelim:

Lost tanıtım filmini yapanlar, satranç oyunu temasını Borges’in 1960 yılında yazdığı “Satranç” isimli şiirinden yola çıkıp oluşturmuş. Karakterin okuduğu şiir de Borges’in “Satranç” isimli şiiri olacakmış ancak yayın hakları konusunda vakit kaybetmek istemeyen yapımcılar, bunun yerine Ömer Hayyam’dan bir şiir seçmişler ki, Borges de şiirinde Ömer Hayyam’dan bahsetmektedir.

İşin daha da ilginç olan yanı ise, bu tanıtımın devam filminde ise Adolfo Bioy Casares’den “Morel’in Buluşu” okunur. “Morel’in Buluşu” da adada geçen bir hikayedir ve dizinin dördüncü sezonunda dizi karakterlerinden Sawyer’ın okuduğu kitaplardandır. [Link 123]

Jorge Luis Borges – Satranç

I.

Dingin köşelerinde oyuncular
Oynatır taşlarını satrancın ağır ağır.
Satranç tahtası saklar hepsini oyun başlayana kadar,
İki rengin birbirinden nefret ettiği o zorlu dünyada.

Döküp ortaya varlıklarını sihir yayar keskinlikle:
Homeros’un kalesi, hızlı at,
Silahlanmış vezir, can damarı şah,
Yoldan çıkan çaprazcı fil, saldırgan piyonlar.

Oyuncular kalktığında bile,
Zaman onları yitirdiğinde
Bu ilahi tören sona ermemiştir yine de.

Doğuda alevlenen bu görkemli savaşın
Bugünkü arenası tüm dünyadır
Tıpkı diğerleri gibi, bu oyun sonsuzdur

II.

Cılız şah, sinsi fil, merhametsiz vezir,
Doğru ve dikine kale ile kurnaz piyonlar
Peşine düşüp başlatırlar göğüs göğüse savaşı
Oyun tahtasında, siyah beyaz ve damalı.

Lakin taşlar bilmezler kaderlerinin
Oyuncunun seçimlerine kaldığını
Bilmezler keskin bir iradenin
Kontrol ettiğini arzularını ve yaşamlarını

Oysa oyuncu da bir tutsaktır (Ömer Hayyam’ın dediği gibi)
Bir başka satranç masasının
Siyah beyaz zamanlarında

Çeviri: Futuristika

Çeviri notu: Şiir çevirisine kalkışmak istemiyoruz, ancak internette bu şiirin çevirisi diye dolaşan metin tam bir komedi. “Homeros’un kalesi”, “Beyzbolcu kale” olmuş. Beyzbol ne alakadır? Daha da vahimi, Borges’in şiirinde aktarılanın tersine, “taşlar oyuncuların kaderini kontrol ediyor…” deniyor ki bu da yanlış. Borges, bu röportajında da aktardığı gibi, farkında olunmayan ama keskin bir iradenin her şeyi kontrol ettiğine, sonsuz bir uyum içinde özgür iradeye yer vermediğine gönderme yapıyor. Ayrıca, şiirin orijinalinde son dizelerde Ömer Hayyam’a gönderme varken, Türkçe çeviride nedense bu kısım görmezden gelinmiş. Çeviri, şiir çevirisi gibi değil de düzyazı gibi yapılmış. Üzücü olan ise, edebiyat dergisi diye adlandırılan önemli sitelerin ve yayınların da bu şiirin hatalı çevirisini, orijinalinden kontrol etmeden yayınlamaya devam etmeleridir.