Lost in Kiev, Motions isimli albümleriyle sıradanlaşan post rock gruplarından ayrı bir konumda ortaya çıktı, sevgimizi kazandı. Ayşegül Doğan, yıl içinde Zero Absolu ile turneye çıkan, en iyi post-rock festivallerinden birisi olan Dunk! Festivalinde (Belçika) çalan grubu Bielefeld’den yeni ayrıldıklarında yakalamıştı. Grup, Berlin yolunda, karavandan bildirdi. “Umudumuz var, savaşıyoruz!” 


Futuristika! [Ayşegül Doğan]
Hope & Fights, Disillusion! (Bu şarkının hissettirdikleri muhteşem! 05:51 inanılmaz!) Sadece gitarların değil, davul ve bas gitarın da baskın olması şarkıyı daha da harika hale getiriyor. Vokaller size mi ait? Yoksa başka yerlerden örnekler kullanıyor musunuz?

Öncelikle, nazik yorumlarınız için teşekkür ederim. HFD, gerçekten duygusal ve ağır, özellikle canlı çaldığımız zaman. Umarım sen de bir gün bu şarkıyı dinleyiciler arasında dinleyebilirsin. Vokallere gelecek olursak, ilk albümümüz Motions’da sadece “ev yapımı” ses örnekleri kullandık. Şarkının sözlerini yazdık ve bazı arkadaşlardan kaydetmelerini istedik. Motions’u tamamen kendi başımıza hazırlamak bizim için gerçekten önemliydi. İlk uzunçalarımız için %100 Lost in Kiev olması gerekiyordu.

Müziğiniz esasen post-metale dayalı. Önceki röportajlarınızdan birinde Lost in Kiev’in iki gitaristli dönemden geçtiğini söylemiştiniz. Şimdi grubun tamamı sürekli olmak üzere bir arada mı?

Haklısın. Grup, bir yıl içinde iki gitarcısının ayrılışına tanık oldu. Bizim için çok önemliydi çünkü müziğimiz aslında gitarlara dayalı (şarkıcı yok) ve çalanlardan birisinin değişmesi sesin tamamı üzerinde büyük bir etki yaratabilir. Aslında, iki yeni gitarcımız öncekilerden daha çok postcore ve metal dinliyor ve bu durumun birlikte yazdığımız şarkılar üzerinde önemli bir etkisi var. Onların gelmesiyle birlikte, Lost in Kiev “post rock milletinden” bir adım ileriye gitmeye başladı.

“Motions” herkesin gitme veya kalma kararı vermek zorunda olduğu bir filmin müzikleri olarak tarif ediliyor. Sizin kararınız nedir?

Ah, ah! İşte bu çok ustaca… Ben “gitmek” derdim çünkü şarkı yazma sürecinde grup üyelerinin çıktıkları yolcululuklar olmasaydı Motions şu anki halinde olmazdı. Bu kişisel deneyimler, bu dönemde grubun esinlenmelerini gerçekten teşvik etti. Ama kalıp güvenli ve sakin bir hayat kurmak bazen daha iyidir… Aslında “A Mere Shift of Origin” adlı şarkının konusu da bu. Babası hayatta her zaman mutlu olması gerektiğini öğrettiği için bir şehirden diğerine sürekli seyahat eden bir adam var. Fakat adam bir gün sadece bağlanmaktan korktuğunu fark ediyor.

Yeni albümünüz çıkacak mı? Ya da çalışmalarınız var mı? Bence bu harika çıkış albümünden sonra hayranlarınızın beklentileri oldukça yüksek.

Motions hakkındaki bu nazik yorumunuz için tekrar teşekkürler. Çıktığından bu yana aldığımız çok olumlu geri bildirimlerden dehşete düşmüş durumdayız. Dolayısıyla yeni şarkılar yazmak ve ileriye doğru gitmek bizi çok heyecanlandırıyor. Yeni bir müzik yönünden bahsediyoruz ama bunu canlı canlı denemeliyiz. Bu “doğu Avrupa turnesi” biter bitmez yeni malzemeler üzerinde çalışmaya başlayacağız.

İkinci albümümüzü beklerken, Zero Absolu ile birlikte kısa süre önce özenle hazırlayarak çıkardığımız EP’deki iki yeni şarkıyı dinleyebilirsiniz. Bu şarkıların gerçekten çok farklı bir havası var: “Fragments” çok karanlık ve ham iken, “Back To The Ocean” ağır ve parlak. Belki de sonraki albümümüzde bu iki yolun bir karışımını göreceğiz.

Esinlendiğiniz grupların dışında, yeni gruplardan hangilerini dinlemeyi seviyorsunuz?

Size Zero Absolu’nun güzel ve ağır müziğini dinlemenizi kesinlikle tavsiye ederiz. Kendisini gidip canlı dinleyin. Bu adam (bu, tek kişilik bir grup) kesinlikle inanılmaz! Kokomo, This Town Needs Guns, Shaking Sensation, This Gift is a Curse, Kwoon’u da bir deneyin.

LIK (1)

LIK (2)

LIK

 

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page