Sirk
Kocaman bir sirkteyiz hepimiz
Kocaman saçmalıyoruz
Sözcüklerimiz anlamları gizlemek için var
Tüm bu gülüşlerimiz, aslında yakarışlarımız
Çaresizliğimizi saklıyoruz ip üstünde yürürken
Aslanın ağzındaysa başımız,
Ne kadar korktuğumuzu gizlemek için.
Bütün bu canlı renkler çevremizi saran
Kokuşmuşluğumuzu örtmek için var
ve saklamak için gözlerden, içimizdeki grileri
Herkes bizim gibi ve herkes aynı, ama herkes!
Yine de yapayalnızız bu tek kişilik kalabalıkta
Emin olamıyoruz çünkü, olamıyoruz ne yapsak da
Ne kadar uysak da, erisek de, yok olsak da
Saklayamadığımız tek şey duruyor, duruyor hem de dimdik, gerilerde bir yerde
Hiçbir renk yetmiyor bastırmaya onu, ne de hiçbir kahkaha
Uluyor derinlerde bir yerden, uluyor kendi karanlığında, susmuyor
—susmasın ne olur—
“Gerçekten mi gülüyor birileri yoksa herkes mi farkında?”
“Bu tek suratlı seyirci bize mi alkış tutuyor gerçekten?”
“Yoksa beni mi susturmak istiyor hepsi, senin yaptığın gibi?”
Gülerken, koşarken, zıplarken başı sonu olmayan bu sahnede
Ve içimiz kan ağlarken ama ha babam, ha bire…
Bir çift göz bekliyoruz “ben de” diyecek bize
Bir çift göz için burada kalmamızın yegâne sebebi
Bir çift göz sadece, tüm bu soytarılık bunun için
Bir çift göz değecek gözümüze ve aynı anda susacak içimizdeki bu uluma
Susacak ve dinleyecek en sonunda sessizliğin sesini
Kalakalacağız önce, dayanamayacağız, kaçmak isteyeceğiz ne pahasına olursa olsun
Dinsin isteyeceğiz gerçeğin sessiz sesi, yeniden ulusun isteyeceğiz içimizde
Ve atacağız kendimizi her zamankinden daha büyük bir cesaretle bu kez,
Her zamankinden daha büyük bir istekle ve daha büyük şevkle sahnenin tam orta yerine!
Zıplayacağız, koşacağız, taklalar atacağız ve alkışlar duyacağız tek suratlı yüzlercesinden
Ve yan gözle bakacağız, aynamız olan bir çift göze
Zıplasın isteyeceğiz, koşsun, taklalar atsın bizden de yükseklere!
Alkışlardan tufanlar kopsun, öyle bir kopsun ki sirkin görünmez çemberinde
Unuttursun bize bir çırpıda, ne göz kalsın ne ses, ne de bir tek uluma
Tek ki bitsin, bitsin bu işkence!
Öğrenmedik çünkü, öğretmedi kimseler bize
Bilmiyoruz ne yapacağımızı kendi gerçeğimizle
Zıplıyorduk gülüyorduk kalabalıktık, yalan da olsa mutluyduk
Saklıyorduk bastırıyorduk gizliyorduk, yalan da olsa duymuyorduk
Yuvarlanıp gidiyorduk bu soytarılar sirkinde, yuvarlanıp gidiyorduk…
Sevmedik hiçbir zaman palyaçoları sevmedik, sevemedik
Boyalı yüzlerinin ardında ne sakladılar hep bildik
Bildik ama bilmezden geldik, gelmeliydik…
O palyaço sendin, bendim, bizdik…
Oysa şimdi yıkılmakta duvarlar, yangınlar içinde olmayı bildiğim tek yer
Ve delicesine gülüyor, çılgınlar gibi alkış tutuyor seyirciler
Saklanacak daha çok şey var artık, örtülecek daha çok acı
O zaman daha çok zıplamalı, öyle çok ki hem de hep birden
Etten bir duvar olmalı yıkılanın yerine, eskisini aratmayan
Kımıl kımıl, eğilen ve bükülen, gülerken ağlayan ve ağlarken gülen
Hep beraber zıplamalı, hoplamalı, taklalar atmalı artık, hep beraber!
Bu ne güzel bir birlik duygusu; ah tanrım, sana şimdi inandım!
Ne yüce bir amaç bu, tek ki yıkılmasın sirkimiz, bitmesin yalan gerçeğimiz
Ne pahasına olursa olsun sahnedeyiz, sahnedeyiz, bu en büyük emelimiz!
Gözlerim dolu dolu şimdi, ne şaşalı bir an bu, bu ne yüce bir duygu
Nasıl rahatım artık, huzur dedikleri bu!
Milyonlarcasından bir duvar işte, tek suratlı milyonlar
Eğiliyor kıvrılıyor zıplıyorlar üst üste ve ezilenler gülüyor ve gülerek gidiyor hepsi ölüme
İşte böyle gitmeli insan böyle terk etmeli bu sahneyi, olacaksa yüce bir amaç için,
Feda etmekten kaçmamalı korkmamalı kendini, hiç bilmediği gerçeğini!
……………
……………
“Peki, ne için?” dedi ses.
Geri geldi demek, susmadı, ölmedi, gitmedi, bitmedi!
“Ne için” dedi yine, usulca
“Ne için?”
Bir çift gözdü.
“Ben de” diyen.
Bir çift göz içindi, burada kalmamızın yegâne sebebiydi
Bir çift gözdü sadece, tüm bu soytarılık bunun içindi
Bir çift göz değecekti gözümüze ve aynı anda susacaktı içimizdeki uluma
Susacak ve dinleyecekti en sonunda kendi sesini
Bir çift göz olacaktı katlanmamın sebebi
Bir çift göz olacaktı, her şeyin farkında olacaktı, ağladığında ağlayacaktı ve sustuğunda susacaktı
Konuştuğunda konuşacaktı ve kaçmayacaktı kendinden, saklanmayacaktı
Bir çift göz olacaktı, farkında olacaktı bu soytarılığın benim gibi
Bir çift gözdü hepi topu, milyonlarcasının içinden sadece bir çift gözdü
……………
……………
“Çünkü kimse seni görmüyorsa, var olamazsın.” dedi ses.
Dizlerimin üstüne çöktüm ve ağladım, hayatımda ilk kez ağladım,
Ağladım yüzümdeki palyaço bırakana dek gülmeyi
Ağladım duymayıncaya kadar adımı çağıran etten duvarın çığlık çığlık sesini
Ve bir gözyaşı düştü ayağımın dibine, içinde gördüm ilk kez, kendi aksimi
Çünkü kimse seni görmüyorsa var olamazsın dedim, usulca…
Gülümsedim ilk defa, gülmedim gülümsedim
Ve karşılık verdi sesim bana, sessizdi ama işittim
Dua ettim içimden, bilmesem de görmesem de dokunmasam da
Dua ettim bildiğimce, hayatımda ilk kez ve kendimce, ta içimden diledim
Bir çift göz içindi burada kalma sebebim
Ve bir çift göz oldu sonunda edindiğim.
Son söz
Aradım deliler gibi onu aradım, görmesi kolaydı artık
Milyonlarcası vardı, çevremde duvardı ama tek bir surattı
Ve gözlerim vardı, ne de olsa benimdi, kendimindi
Aradım, onu aradım delice, her şeyi başlatan onu
Biricik kıvılcımı çakan ve yüreğime atan onu aradım
Ve yalvardım, bildiğimce yakardım, ta içimden diledim
Bir çift göz içindiyse burada kalma sebebi
Bir çift göz olsun ne olur, sonunda edindiği…

*İllüstrasyon: Nida Kireççi
![[Futuristika!]](http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2011/08/futuristika-logo-beyaz.png)
- 15:44
pek şaaaaaneeeee..