Röportaj: Be Yourself Movement
İtalya'da bir grup genç, I. Napoleon'un kuvvetlerinin değil reklamcıların işgalinden rahatsız. Her köşe başının devasa reklam panoları ve onların mesajlarıyla donatılmasından rahatsız olan gençler, bu reklam panolarını kendi yorumlarıyla halka sunmaya karar vermiş. Pınar İlkiz kendileriyle görüştü, sordu, -cevab- verebildiler.

Gerilla. İsyankar Yüzyıl ansiklopedisine baktığımız zaman İspanyolca kökenli bu kelimenin anlamının “küçük savaş” olduğunu görüyoruz. XIX. yüzyıl başında İspanyol halk çeteleri 1808 – 1814 arasında I. Napoleon’un İber Yarımadası’na gönderdiği Fransız işgal kuvvetlerine başkaldırısını belirtmek üzere ortaya atılmış bu kelime. Yüzyıllar geçti ama dünyada başkaldırıların ardı arkası kesilmedi.
İtalya’da bir grup genç ise I. Napoleon’un kuvvetlerinin değil reklamcıların işgalinden rahatsız. Her köşe başının devasa reklam panoları ve onların mesajlarıyla donatılmasından rahatsız olan gençler, bu reklam panolarını kendi yorumlarıyla halka sunmaya karar vermiş. Hatta katılımcı olmak isteyenlere de “cephanelerini” açarak selam çakmış.
Grup birkaç gün önce Emily The Strange adlı giyim firması ile ortak bir projeye imza attı. Sanal bir şehirde isteyen herkes sanatını icra edebilecek ve grubun “cephaneleri”ni kullarak şehre ve hatta metro istasyonlarına bu yapıştırmaları yapıştırabilecek.
Sevdiğiniz ya da hayranı olduğunuz urban gerillalar var mı?
Tabii ki, gündelik hayatımızda Bansky’den Blu’ya dünyanın her bir yanından sanatçılardan ve aktivistlerden etkileniyoruz. Aynı zamanda sinema ve edebiyat gibi sanat formlarından da yararlanıyoruz.
Bu projenin fikri ne zaman oluştu?
Fikir 2009′un başında geldi ama tetiklenmemiz bu baharda gerçekleşti.
“Ayağa kalkıp yaratıcı bir şekilde standardize edilmeme hakkımı beyan ediyoruz” diyorsunuz. Sanırım bu durumda eğer birisi gelip sizi yapıştırmalarınız üzerine kendi yapıştırmasını yapıştırırsa rahatsız olmayacaksınız. Onlar da sizin standartlarınızı kırıyor olacak o zaman?
Evet, tabii ki, standart bir cephanemiz yok. Sadece birkaç yeni yapıştırma hazırladık ki insanlar aynı şeyleri yapsın. Ama birileri gelip de bizimkilerle çakışan işler yaparsa mutlu oluruz.
Sizce bu kadar yapıştırma yeter mi yoksa yenileri gelecek mi?
Yenileri bitince onları da yükleyeceğiz. İnsanlar da gönderirse seviniriz, paylaşır yükleriz.
Beyin takımında kaç kişisiniz?
Dört kişiyiz: Zag, Flyd, Emy ve La red.
Gazetelere çıktınız ama sizin kim olduğunuzu bilmiyorlar değil mi?
Aynen öyle. Bilmiyorlar.
Materyallerinizi internete koydunuz, dolayısıyla herkes bu hareketin bir parçası olabilir. Peki ya adınızı kullanan biri kötü bir şey yaparsa?
Bu yüzden bir manifesto yazdık. İnsanların ne yaptığını kontrol edemeyiz ama bizim işaretimizi taşısa bile bizim değerlerimizi paylaşmayan birini ayrıt etmek kolay. Hem neden bizim değerlerimize karşı biri bizim işaretimizi kullansın ki?
Hiç yakalanan bir üyeniz oldu mu?
Şu ana kadar olmadı ama Milano metrosunda iş üstündeyken yakalanmamak için hızlı koşmak zorunda kalmıştık.
Şu ana kadar Roma ve Berlin’de aktiftiniz. Planladığınız başka şehirler var mı?
Bu yaz tatile nereye gidersek orada bir şeyler yapmayı planlıyoruz… ve ne kadar paramız olacağına. Ama mesajımızın uzaklara ulaşması için çok iyi bir şansımız olacak, birkaç gün içinde bir sürprizle karşılaşacaksınız.
Anladığım kadarıyla İtalya’da yaşıyorsunuz. İtalya’da sizin gibi başka hareketler var mı?
Birçok sanatçı ve yazar var ama bizimle aynı şeyi yapan var mı bilmiyoruz: umarız bir hareket başlatırız ve takipçilerimiz olur.
Hareketinizin soundtrack’i olsa nasıl olurdu?
Hangi müzikleri sevdiğimizi soruyorsanız hepimizin zevki farklı, cevabımız “Hepsi” olurdu.
![[Futuristika!]](http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2011/08/futuristika-logo-beyaz.png)
Görüşler