Cindy senin kaç yüzün var?

Geldik fotoğrafta içinizin gıcıkladığı yere. Kendisi ile geçmişten gelen şahsi bir hesaplaşmam var ama yine de bu, kendisini sizinle paylaşmaktan beni engellemiyor. (“Peki bize Cindy Sherman ile ilgili ne anlatabilirsin?” diye sorduklarında onlardan o kadar nefret etmiştim; jüriymiş, yüksek lisansmış umursamadan gözümü karartıp “Valla bir şey bilmiyorum, bilseydim herhalde anlatabilirdim” deyip çıkmıştım. Gençlik başa bela.)

Cindy Sherman 1954′te New Jersey’de doğmuş. Sherman’ın asıl öne çıkan işleri filmlerde görülen kadınların kılığına girerek 1977-80 arasında kendisini fotoğraflaması. Bunun yanısıra Sherman film de çekiyor. Zaten kendisi kavramsal sanata yakınlığı ile bilinen isimlerden.

Sherman objektifin arkasından önüne geçerek birçoğumuzun abuk diyebileceği ironik fotoğraflar yaratmış. (Ben yine de hiçbir fotoğrafa ya da fotoğrafçıya ‘abuk’ denmemesi taraftarıyım, yönetmenlerden Ed Wood’a bile.) 1989′a gelindiğinde ise Ulusal Eğitim Birliği, Robert Mapplethorpe (Ki kendisinin işlerinin sanat mı porno mu olduğu büyük bir tartışmadır. Benim için Patti Smith ile tanışıp Chelsea Oteli’ne yerleşmesi daha ilgi çekici.) ve Andres Serrano (Bu fotoğrafçı ise kendi çişinin içinde çarmıha gerilmiş İsa’yı fotoğraflayınca yer yerinden oynamıştı. Bir de üzerine kendi çişi ve menisinden oluşan bir karışımı Metallica çok beğenince ‘Load’ albümüne kapak olmuştu, ki bu da sanat camiasına kapak olmuştu. Tabi olay bununla kalmamıştı Fear Factory “Pisschrist” adlı bir şarkı yazmıştı ve Avusturalya’da “Piss Christ” diye bir grup kurulmuştu.) için sansür kararı alınca Sherman ‘Seks Serileri’ni çekmeye başlamış. Sherman tıpta kullanılan insan bebekleri ile gerçekleştirdiği bu seri ile eleştirmenlerin dikkatlerini iyice üzerinde toplamış.

Şimdi fotoğrafta böyle işler veren bir tencereyi (teşbihte hata olmaz) sinemada hangi kapak karşılardı sizce? Tabi ki John Waters. Sherman, Waters’ın Pecker adlı filmde kendisini canlandırmıştı bir de kendisi Office Killer adlı bir film çekmişti.

Fotoğrafı anlattık, sinemayı da anlattık. Ne kaldı derseniz tabi ki müzik kaldı. Sherman’ın namı müzik dünyasında da alıp yürümüştü. Chicks on Speed adlı bir grubun “Spoken by Stephanie from Marseille, Yes I Do” adlı şarkısında “…got more faces than Cindy Sherman…” diye bir söz bulunmakta. Sherman’ı daha da araştırmak isteyenler en bilinen serisi “The Complete Untitled Film Stills” ya da “Retrospektif” kitabını karıştırabilir.

Cindy Sherman’ın eserlerinden bazıları, İstanbul Modern’de şu sıralar devam eden “Suyun bir arada tuttuğu” sergisinde görülebilir.

Cindy Sherman (Tam sayfa)[simpleviewer=88,700,800]

2 Görüş

  • vinny

    Merhaba Pinar, yazilarini yakindan takip ediyorum. Cindy Sherman hakkinda ben de birseyler soylemek isterim. kendisini ilk kez nafiz topcuoglunun fotograf olmedi ama tuhaf kokuyor kitabinda tanimistim. “isimsiz film kareleri” isimli fotograflari gercekten cok ilgi cekici. yaptigi islerin cok son zamanlarda kullanmayi en cok sevdigimiz kelimelerden biri olan ‘post-modern’ olmasi cagina gore her zaman farkli kalmistir. yarattigi kadin stereotipleri ile kadinlarin toplumda erkekler tarafindan nasil gorundugunu anlatmis ve cok ilgi\tepki gormustur. sanirim deli olmasi biraz da jersey’li olmasindan kaynaklanmaktadir.=)

  • evet hocam, zaten bu kadar ‘garip’ bir kadın fotoğrafçıyı, bizden de ancak Nazif Topçuoğlu’nun anması alışageldik olurdu (:

Görüş bildirin

gerekli

gerekli

şart değil