Polonya – Almanya ortak yapımı [Królik po Berlinsku/Berlin’in Tavşanları], Berlin duvarında yaşayan yabani tavşanların daha önce anlatılmamış hikâyesini anlatıyor. Ara Bölge, 28 yıldır tavşanların en güvenli evleri olmuştur. Bölgedeki dokunulmayan ve uzadıkça uzamış çimler, insanlarla onları ayıran duvarlar ve insanları uzak tutan bekçilerin olduğu, yırtıcı hayvanların yaşamadığı, otlarla dolu bu alan tavşanları tümrahatsızlıklardan korumaktadır. Kapalı ama mutludurlar. Nüfusları binlere dayandığında bekçiler tavşanları bu bölgeden uzaklaştırmaya başlarlar. Ancak onlar hayatta kalır ve orada yaşamaya devam ederler.

Sonunda, bir gün duvar yıkılır ve tavşanlar bu güvenli yeri terketmek zorunda kalıp Batı Berlin’e taşınır. O zamandan beri burada birkaç koloni halinde yaşamlarını sürdürürler. Halen, tıpkı bizim gibi, sizin gibi, Doğu Avrupa vatandaşları gibi özgür bir dünyada nasıl yaşanacağını öğrenmeye çalışırlar.

Belgesel, hepimizi etkileyen Doğu Almanya yakın tarihine de “tavşanların gözünden” bir bakış aslında, bir alegori. Dört arkadaşın yaptığı, Polonya yapımı bir film bu: Artek Konopka – Yönetmen, Piotr Rosołowski – sinematografi ve senaryo yazarı ortaklığı, Anna Wydra – prodüktör ve Mateusz Romaszkan – editör.

Doğu ve Batı Berlin Duvarı arasındaki Ara Bölge’de konumlanan tavşanlar, politik ayrım sayesinde, aslında kendi cennetlerini yaratmışlar. Berlin’in iki duvarı arasında toplam 150 kilomaetrelik mesafede hüküm sürmüşler. Kimse onları aramamış, kimse ilgilenmemiş. Otlar uzadıkça, sayıları artmış. 1970’lerde Doğu Alman sanatçılarının dikkatini çekmişler. Doğu Almanya’dakiler, tavşanları bir nevi özgürlük sembolü olarak görmüşler.

1989 yılının bir Kasım ayı gününde, Berlin Duvarı çökerken özgürleşen insanlar yüzünden, kendi cennetlerinin ve özgürlüklerinin sonu gelmiş. Onlar da, tıpkı diğer Doğu Alman vatandaşları gibi Batı’ya akmışlar. Bahçelere ve parklara saldırmışlar. Binlerce tavşandan oluşan o dev popülasyondan bugün arta kalanlar var hala. Dev apartman bloklarının ya da bahçelerinin arasında geziniyorlar. Berlin yetkilileri, popülasyonu dengede tutmak için tavşan avları düzenliyor.

Berlin tavşanları artık özgür. Diğer dünya halkları gibi. Ödedikleri bedel ise, tıpkı modern dünyaya ayak uyduramayan Polonyalılar, Macarlar, Çekler gibi, modern toplumda kendine yer bulamayan eski Doğu Alman vatandaşları gibi, ıssızlığa terk edilmek oldu. İnsanlar ve tavşanlar “özgürleşirken”, bu dünyadaki yerleri de azaldı.

DL: 123