<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>[Futuristika!] &#187; kaotik edebiyat</title>
	<atom:link href="http://www.futuristika.org/konu/kaotik-edebiyat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.futuristika.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 10:59:45 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kaos ve Sinema (3):  Kaos eşiği, Şeytan Çıkmazı</title>
		<link>http://www.futuristika.org/kultura/sinema/kaos-ve-sinema-3/</link>
		<comments>http://www.futuristika.org/kultura/sinema/kaos-ve-sinema-3/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 07:38:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Barış Safran</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[Enteresan]]></category>
		<category><![CDATA[Faust]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Film]]></category>
		<category><![CDATA[garip çekiciler]]></category>
		<category><![CDATA[İncil]]></category>
		<category><![CDATA[John Milton]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaotik edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[kaotik sinema]]></category>
		<category><![CDATA[kibir]]></category>
		<category><![CDATA[Laplace]]></category>
		<category><![CDATA[Lucifer]]></category>
		<category><![CDATA[modern bilim]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tevrat]]></category>
		<category><![CDATA[Yehova Şahitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yezidilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futuristika.org/?p=2676</guid>
		<description><![CDATA[Futuristika! yazarı Barış Safran, "Kaos ve Sinema" başlıklı yazı dizisinin üçüncü bölümünde sinema ve şeytan ilişkisine yakından bakmaya devam ediyor. Yazar, yine sinema üzerinden çıktığımız yolculuğa kitaplardaki şeytanlardan başlıyor ve bizi Hollywood semalarına Shakespeare'in replikleriyle taşıyor. Milton'ın davasından Arkadaşım Şeytan'la Mazhar Alanson ve arkadaşlarına selam ediyoruz ve tabi ıslak Prag sokaklarında ille de Goethe, ille de Faust! Her arşivde yerini bulması gereken bir inceleme daha... "Öyleyse kaos her şeydir..."]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.futuristika.org/kultura/sinema/kaos-ve-sinema-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	Futuristika! yazarı Barış Safran, "Kaos ve Sinema" başlıklı yazı dizisinin üçüncü bölümünde sinema ve şeytan ilişkisine yakından bakmaya devam ediyor. Yazar, yine sinema üzerinden çıktığımız yolculuğa kitaplardaki şeytanlardan başlıyor ve bizi Hollywood semalarına Shakespeare'in replikleriyle taşıyor. Milton'ın davasından Arkadaşım Şeytan'la Mazhar Alanson ve arkadaşlarına selam ediyoruz ve tabi ıslak Prag sokaklarında ille de Goethe, ille de Faust! Her arşivde yerini bulması gereken bir inceleme daha... "Öyleyse kaos her şeydir..."
	</item>
		<item>
		<title>J G Ballard vs Grace Jones</title>
		<link>http://www.futuristika.org/kultura/musiki/j-g-ballard-vs-grace-jones/</link>
		<comments>http://www.futuristika.org/kultura/musiki/j-g-ballard-vs-grace-jones/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 21:11:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Futuristika</dc:creator>
				<category><![CDATA[Komplo]]></category>
		<category><![CDATA[Musiki]]></category>
		<category><![CDATA[Popüler Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Enteresan]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Grace Jones]]></category>
		<category><![CDATA[J G Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[James Graham Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaotik edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[siberpunk]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futuristika.org/?p=2239</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.futuristika.org/2009/05/02/j-g-ballard-vs-grace-jones/"><img src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/05/gracejones-manset2.jpg" /></a>
<p>J G Ballard, kendisine sürrealistlerin görsel hafıza üzerinde manipülasyon yapmaları hakkında soru sorulunca, herşeyi bir yana bırakıp Grace Jones'dan bahsetmeye başlıyor. Seksenlerden geleceğe hoş bir dijital seda...</p>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.futuristika.org/kultura/musiki/j-g-ballard-vs-grace-jones/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<a href="http://www.futuristika.org/2009/05/02/j-g-ballard-vs-grace-jones/"><img src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/05/gracejones-manset2.jpg" /></a>
<p>J G Ballard, kendisine sürrealistlerin görsel hafıza üzerinde manipülasyon yapmaları hakkında soru sorulunca, herşeyi bir yana bırakıp Grace Jones'dan bahsetmeye başlıyor. Seksenlerden geleceğe hoş bir dijital seda...</p>
	</item>
		<item>
		<title>J G Ballard alıntıları</title>
		<link>http://www.futuristika.org/trend/hayat/j-g-ballard-alintilari/</link>
		<comments>http://www.futuristika.org/trend/hayat/j-g-ballard-alintilari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 20:25:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Futuristika</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[J G Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[James Graham Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaotik edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[Salvador Dali]]></category>
		<category><![CDATA[siberpunk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futuristika.org/?p=2238</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2237 aligncenter" title="crash-ballard" src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/05/crash-ballard.jpeg" alt="" /></p>
<p><em>J G Ballard, değişik dönemlerde, gelecek, seks, siyaset ve hayat üzerine çok yol gösterici kelamlar etmişti. Bir kuple&#8230;</em></p>
<ul>
<li>Gezegen devasa bir Disneyland&#8217;a dönüyor. Japonların geleceğe, avrupa&#8217;nın geçmişe ve Afrika&#8217;nın da kocaman bir kıyamet bölgesine denk gelen bir park gibi, Batının çıkarı için sahnelenen bir felaket filmi.</li>
<li>İnsan vücüdunun ağrıkesici kapasitesi neredeyse sınırsızdır.</li>
<li>Herşeyi hoşgörebiliriz, ancak biliyoruz ki liberal değerler, bizi sadece pasifleştirmek için tasarlanmıştır.</li>
<li>Herşey çok temiz ve parlak ama aynı zamanda saçma sapan bir şekilde tehdit edici.</li>
<li>Listeler heyecan vericidir. Sadece listelerden bir roman bile yazılabilir.</li>
<li>Genel kural: eğer yeteri kadar insan öngörüyorsa, gerçekleşmeyecektir.</li>
<li>Özgürlük: Yirminci yüzyılın son büyük yanılsaması.</li>
<li>Doktorlar, avukatlar ya da emlakçılardan daha güvenilir değildir.</li>
<li>İlk eşler, olgunlaşma yolunda bir geçiş ayinidir. Bir çok durumda ilk evliliklerin iyi gitmemesi önemlidir. Kendimiz hakkındaki gerçekleri böyle öğreniriz.</li>
<li>Sekse düşkünüzdür ancak seksüel hayalgücünden korkup büyük tabularla korumak zorunda hissederiz. Eşitliğe inanır, alt sınıflardan nefret ederiz. Bedenimizden ve daha da önemlisi ölümden korkarız. Unutulup gitmenin birkaç adım uzağındayız ancak garip bir şekilde, ölümsüz olmayı ümit ediyoruz.</li>
<li>Marksizmin sorunu, fakirler için sosyal bir düşünce olması. Oysa bizim zenginler için sosyal bir düşünceye ihtiyacımız var.</li>
<li>Özgürlüğün barkod numarası yoktur.</li>
<li>En büyük arzum bir TV programına dönüşmek.</li>
<li>Hayat avangart bir film değil!</li>
<li>Belki de dünyanın kendini yakabilecek birkaç kişiye ihtiyacı vardır.</li>
<li>Tüketiminiz, davranışlarınızı değiştirir.</li>
<li>İki şey her zaman çok ilgimi çekti: Kadınlar ve tuhaflık (bizarre).</li>
<li>Burjuva hayat tarzı bu gezegenin hayal gücünü öldürüyor. Bu durum tersine bir etki yapabilir çünkü hayalgücü asla bastırılamayan bir şeydir. Bu nedenle yeni bir sürrelizm doğabilir.</li>
<li>Tek gerçek mutluluk, kendinizi bulup, kim olduğunuzu bilmektir.</li>
<li>Hiçbir şey doğru değil. Hiçbir şey yalan da değil.</li>
<li>Cevaplar aslında yok. Bu bir cevap olabilir&#8230;</li>
</ul>
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.futuristika.org/trend/hayat/j-g-ballard-alintilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2237 aligncenter" title="crash-ballard" src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/05/crash-ballard.jpeg" alt="" /></p>
<p><em>J G Ballard, değişik dönemlerde, gelecek, seks, siyaset ve hayat üzerine çok yol gösterici kelamlar etmişti. Bir kuple&#8230;</em></p>
<ul>
<li>Gezegen devasa bir Disneyland&#8217;a dönüyor. Japonların geleceğe, avrupa&#8217;nın geçmişe ve Afrika&#8217;nın da kocaman bir kıyamet bölgesine denk gelen bir park gibi, Batının çıkarı için sahnelenen bir felaket filmi.</li>
<li>İnsan vücüdunun ağrıkesici kapasitesi neredeyse sınırsızdır.</li>
<li>Herşeyi hoşgörebiliriz, ancak biliyoruz ki liberal değerler, bizi sadece pasifleştirmek için tasarlanmıştır.</li>
<li>Herşey çok temiz ve parlak ama aynı zamanda saçma sapan bir şekilde tehdit edici.</li>
<li>Listeler heyecan vericidir. Sadece listelerden bir roman bile yazılabilir.</li>
<li>Genel kural: eğer yeteri kadar insan öngörüyorsa, gerçekleşmeyecektir.</li>
<li>Özgürlük: Yirminci yüzyılın son büyük yanılsaması.</li>
<li>Doktorlar, avukatlar ya da emlakçılardan daha güvenilir değildir.</li>
<li>İlk eşler, olgunlaşma yolunda bir geçiş ayinidir. Bir çok durumda ilk evliliklerin iyi gitmemesi önemlidir. Kendimiz hakkındaki gerçekleri böyle öğreniriz.</li>
<li>Sekse düşkünüzdür ancak seksüel hayalgücünden korkup büyük tabularla korumak zorunda hissederiz. Eşitliğe inanır, alt sınıflardan nefret ederiz. Bedenimizden ve daha da önemlisi ölümden korkarız. Unutulup gitmenin birkaç adım uzağındayız ancak garip bir şekilde, ölümsüz olmayı ümit ediyoruz.</li>
<li>Marksizmin sorunu, fakirler için sosyal bir düşünce olması. Oysa bizim zenginler için sosyal bir düşünceye ihtiyacımız var.</li>
<li>Özgürlüğün barkod numarası yoktur.</li>
<li>En büyük arzum bir TV programına dönüşmek.</li>
<li>Hayat avangart bir film değil!</li>
<li>Belki de dünyanın kendini yakabilecek birkaç kişiye ihtiyacı vardır.</li>
<li>Tüketiminiz, davranışlarınızı değiştirir.</li>
<li>İki şey her zaman çok ilgimi çekti: Kadınlar ve tuhaflık (bizarre).</li>
<li>Burjuva hayat tarzı bu gezegenin hayal gücünü öldürüyor. Bu durum tersine bir etki yapabilir çünkü hayalgücü asla bastırılamayan bir şeydir. Bu nedenle yeni bir sürrelizm doğabilir.</li>
<li>Tek gerçek mutluluk, kendinizi bulup, kim olduğunuzu bilmektir.</li>
<li>Hiçbir şey doğru değil. Hiçbir şey yalan da değil.</li>
<li>Cevaplar aslında yok. Bu bir cevap olabilir&#8230;</li>
</ul>

	</item>
		<item>
		<title>Ballard, Dali&#8217;yi anlatıyor</title>
		<link>http://www.futuristika.org/kultura/sanat/ballard-daliyi-anlatiyor/</link>
		<comments>http://www.futuristika.org/kultura/sanat/ballard-daliyi-anlatiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 19:49:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Futuristika</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[J G Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[James Graham Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaotik edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[Salvador Dali]]></category>
		<category><![CDATA[siberpunk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futuristika.org/?p=2235</guid>
		<description><![CDATA[<p><em>J. G. Ballard, 2007 yılındaki bir Dali sergisi için, tanıtım yazısı yazmış, kısaltarak aktarıyoruz.</em></p>
<p><img class="size-full wp-image-2236 alignleft" style="margin: 3px;" title="ballard" src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/05/ballard.jpg" alt="" width="338" height="360" /></p>
<p>Salvador Dali, son büyük kültürel eşkiyalardan ve bizim zavallı sefil gezegenimizi ziyaret etmiş olan muhtemelen son dahiydi. Etrafınıza şöyle bir bakarsanız, dahi bir ressam ya da bizim iznimizi almadan tepeye çıkmş olan bir romancı, şair, düşünür ya da besteci göremeyeceksiniz. Dali bana göre 20.yy&#8217;ın en büyük ressamıydı, Picasso&#8217;dan çok daha önemliydi. Dal&#8217;nin çalışmalarındaki röntgenciliği, babarlığı, bilimsel dehayı ve kendinden nefret etmeyi alıp geçen yüzyılı yeniden kurabiliriz.</p>
<p>Bana göre Dali&#8217;nin başyapıtı, 20.yy&#8217;ın en önemli resmi <a href="http://www.artgalleryartist.com/salvador-dali/paintings/the-persistence-of-memory.jpg">The Persistence of Memory/Belleğin hafızası</a>&#8216;dır. Bir kartpostaldan çok da büyük olmayan resimde yumuşak saatler, bir embriyo ve erimiş kumlardan bir sahil görüntüsünde Freud, Kafka ve Einstein çağını barındıran bir resim. Bu resmin ve Dali&#8217;nin çalışmalarının böylesi popüler olmasını nasıl açıklayabiliriz? Aniden, sürrealizm heryerde! Belki tüm ışıklar yanıyor olabilir ancak yeni bir Karanlık Çağ bize gölgesini yansıtıyor ve bizler de, yeraltına doğru en iyi rehberler olarak, sürrealistlere çeviriyoruz yüzümüzü.</p>
<p><strong>J. G. Ballard &#8211; 2007</strong><em></em></p>
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.futuristika.org/kultura/sanat/ballard-daliyi-anlatiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<p><em>J. G. Ballard, 2007 yılındaki bir Dali sergisi için, tanıtım yazısı yazmış, kısaltarak aktarıyoruz.</em></p>
<p><img class="size-full wp-image-2236 alignleft" style="margin: 3px;" title="ballard" src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/05/ballard.jpg" alt="" width="338" height="360" /></p>
<p>Salvador Dali, son büyük kültürel eşkiyalardan ve bizim zavallı sefil gezegenimizi ziyaret etmiş olan muhtemelen son dahiydi. Etrafınıza şöyle bir bakarsanız, dahi bir ressam ya da bizim iznimizi almadan tepeye çıkmş olan bir romancı, şair, düşünür ya da besteci göremeyeceksiniz. Dali bana göre 20.yy&#8217;ın en büyük ressamıydı, Picasso&#8217;dan çok daha önemliydi. Dal&#8217;nin çalışmalarındaki röntgenciliği, babarlığı, bilimsel dehayı ve kendinden nefret etmeyi alıp geçen yüzyılı yeniden kurabiliriz.</p>
<p>Bana göre Dali&#8217;nin başyapıtı, 20.yy&#8217;ın en önemli resmi <a href="http://www.artgalleryartist.com/salvador-dali/paintings/the-persistence-of-memory.jpg">The Persistence of Memory/Belleğin hafızası</a>&#8216;dır. Bir kartpostaldan çok da büyük olmayan resimde yumuşak saatler, bir embriyo ve erimiş kumlardan bir sahil görüntüsünde Freud, Kafka ve Einstein çağını barındıran bir resim. Bu resmin ve Dali&#8217;nin çalışmalarının böylesi popüler olmasını nasıl açıklayabiliriz? Aniden, sürrealizm heryerde! Belki tüm ışıklar yanıyor olabilir ancak yeni bir Karanlık Çağ bize gölgesini yansıtıyor ve bizler de, yeraltına doğru en iyi rehberler olarak, sürrealistlere çeviriyoruz yüzümüzü.</p>
<p><strong>J. G. Ballard &#8211; 2007</strong><em></em></p>

	</item>
		<item>
		<title>Türkçe blogosferde Ballard&#8217;ın ardından&#8230;</title>
		<link>http://www.futuristika.org/trend/hayat/turkce-blogosferde-ballardin-ardindan/</link>
		<comments>http://www.futuristika.org/trend/hayat/turkce-blogosferde-ballardin-ardindan/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 May 2009 06:52:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Futuristika</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[J G Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[James Graham Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaotik edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[siberpunk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futuristika.org/?p=2228</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2227 aligncenter" title="jgb2" src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/05/jgb2.jpg" alt="" width="520" height="521" /></p>
<p>J G Ballard için, türkçe bloglarda haber ajanslarından kopi pest yapmak yerine, iki kelam edenler&#8230;</p>
<blockquote><p>Crash filmiyle ilgili bir takım yazılar ayrıca J.G.Ballard&#8217;ın aynı isimli kitabından bahsediliyordu..İlgiyle okudum.Bir koşuda kitabı almaya gittim.Kitabı da zevkle okudum.J.G. Ballard ile de tanışmam bu sayede oldu.. Diğer kitaplarını okumadım ama Çarpışma bile bana yetmişti doğrusu.Zaten Crash filminin senaryosunu ikisi birlikte hazırlayıp yazmışlar..Ayrıca film aslında 1996 yapımı,roman ise 1973&#8242;de yazılmış.Müthiş bir hayal gücü,müthiş bir beyindi anlayacağınız&#8230;</p>
<p><a href="http://sonyudum.blogspot.com/2009/04/jg-ballard-15-kasm-1930-19-nisan-2009.html ">Hiçliğin nehrine akan yüzlerce şişe</a></p></blockquote>
<p><strong>Sürrealist Eylem Türkiye&#8217;de Ballard</strong></p>
<blockquote><p>Hayatım boyunca hayran olduğum Sürrealist ustaların yanıtlarına küçük ekler yapmaya çalıştım diyen Ballard&#8217;ı saygıyla anıyor, yaşatmaya çalışıyoruz.<br />
<a href="http://surrealisteylemturkiye.blogspot.com/2009/04/graham-james-ballard-sonsuzda-yada.html">Graham James Ballard Sonsuzda yada Cennete 1 Koşu</a></p>
<p>Ballard yıkımlar, yeni oluşumlar, hayali kentler ve bunlara bağlı oluşan yeni psiko-patolojiler üzerine farklı bir Bilimkurgu söylemi oluşturuyordu. Ballard ‘asıl yabancı gezegen dünyamızdır’ tespitini yaptı ve buna bağlı olarak bilimkurgunun zaman eğrisini önce yakın gelecek ve ardından şimdiye sızmış geleceğe kadar yaklaştırdı.<br />
<a href="http://surrealisteylemturkiye.blogspot.com/2009/04/james-graham-ballarda-saygyla.html">James Graham Ballard&#8217;a Saygıyla&#8230;</a></p>
<p>Ballard’ın dediği gibi asıl yabancı gezegen kendimizdir. Kendi iç-uzayımıza seyahatlere çıkmak, kendi psiko-patolojimizin derinlerine dalmak. Otomatik yazı da tam bu noktada içimizdeki ben’lerin ajanı, sözcüsü olur. Kişinin kendi bütünlüğünü tanıma sürecinde ebe rolü üstlenir.<br />
<a href="http://surrealisteylemturkiye.blogspot.com/2009/04/james-graham-ballarda-saygyla-2.html">James Graham Ballard&#8217;a Saygıyla&#8230;2</a></p>
<p>Suçu, bir karnaval yada bir sanat eseri olarak ele almak mümkün mü? Gündelik, sıradan işleyişinde mantığımız bu soruya genelde –hayır- yanıtını verecektir.</p>
<p>Ama bu soruya –evet- yanıtını verecek çarpışık akıl yürütmeler ve sıra dışı mantık düzenleri mutlaka vardır. Graham James Ballard’ın ki bunlardan biri, hatta ilk akla geleni olacaktır. 55 yıllık edebiyat (ve tabi ki BK) serüveninde Ballard hep sıradan, günlük akıl yürütme anlayışımız, mantığımız ve kodlarımız dışında zihinsel ve dilsel bir tuhaf diyalektik oluşturdu.<br />
<a href="http://surrealisteylemturkiye.blogspot.com/2009/04/james-graham-ballarda-saygyla-3.html">James Graham Ballard&#8217;a Saygıyla&#8230;3</a></p>
<p>J.G. Ballard’ın suç üçlemesinin ilk ikisini oluşturan Kokain Geceleri ve Süper-Cannes romanlarında sık sık karşımıza çıkan güçlünün, elitin şiddeti uygulaması ve bunu filme çekerek uzun vadeli bir tüketim ayini haline getirilmesi, Irak yada Afganistan’daki öldürdükleri insanların görüntülerini porno siteye üye olmak için takas eden ABD askerlerince kısa sürede gerçeğe dönüştürüldü. Tıpkı Süper-Cannes romanın psikopat doktoru Winder Penrose’un ‘bu yeni türde bir pornografidir ve aslında kendileri de zavallı bir kurban olan suçlular için ‘delilik bir tedavidir’ tespitini doğrularcasına. Bu tedavinin sonuçlarını kameralı telefonlarla çekilip küresel tüketime sunulan Irak’taki manzalardan görülebilir. Tüm dünya cinnet nöbetine girmişken peki devrim nerede? Hiçbir Yerden Haberler, Demir Ökçe, Hukuk Gladyatörü, Ekotopya… dönüştürülecek geleceğe yönelik Ütopya nerede?<br />
<a href="http://surrealisteylemturkiye.blogspot.com/2009/04/james-graham-ballarda-saygyla-4.html">James Graham Ballard&#8217;a Saygıyla&#8230;4</a></p></blockquote>
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.futuristika.org/trend/hayat/turkce-blogosferde-ballardin-ardindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2227 aligncenter" title="jgb2" src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/05/jgb2.jpg" alt="" width="520" height="521" /></p>
<p>J G Ballard için, türkçe bloglarda haber ajanslarından kopi pest yapmak yerine, iki kelam edenler&#8230;</p>
<blockquote><p>Crash filmiyle ilgili bir takım yazılar ayrıca J.G.Ballard&#8217;ın aynı isimli kitabından bahsediliyordu..İlgiyle okudum.Bir koşuda kitabı almaya gittim.Kitabı da zevkle okudum.J.G. Ballard ile de tanışmam bu sayede oldu.. Diğer kitaplarını okumadım ama Çarpışma bile bana yetmişti doğrusu.Zaten Crash filminin senaryosunu ikisi birlikte hazırlayıp yazmışlar..Ayrıca film aslında 1996 yapımı,roman ise 1973&#8242;de yazılmış.Müthiş bir hayal gücü,müthiş bir beyindi anlayacağınız&#8230;</p>
<p><a href="http://sonyudum.blogspot.com/2009/04/jg-ballard-15-kasm-1930-19-nisan-2009.html ">Hiçliğin nehrine akan yüzlerce şişe</a></p></blockquote>
<p><strong>Sürrealist Eylem Türkiye&#8217;de Ballard</strong></p>
<blockquote><p>Hayatım boyunca hayran olduğum Sürrealist ustaların yanıtlarına küçük ekler yapmaya çalıştım diyen Ballard&#8217;ı saygıyla anıyor, yaşatmaya çalışıyoruz.<br />
<a href="http://surrealisteylemturkiye.blogspot.com/2009/04/graham-james-ballard-sonsuzda-yada.html">Graham James Ballard Sonsuzda yada Cennete 1 Koşu</a></p>
<p>Ballard yıkımlar, yeni oluşumlar, hayali kentler ve bunlara bağlı oluşan yeni psiko-patolojiler üzerine farklı bir Bilimkurgu söylemi oluşturuyordu. Ballard ‘asıl yabancı gezegen dünyamızdır’ tespitini yaptı ve buna bağlı olarak bilimkurgunun zaman eğrisini önce yakın gelecek ve ardından şimdiye sızmış geleceğe kadar yaklaştırdı.<br />
<a href="http://surrealisteylemturkiye.blogspot.com/2009/04/james-graham-ballarda-saygyla.html">James Graham Ballard&#8217;a Saygıyla&#8230;</a></p>
<p>Ballard’ın dediği gibi asıl yabancı gezegen kendimizdir. Kendi iç-uzayımıza seyahatlere çıkmak, kendi psiko-patolojimizin derinlerine dalmak. Otomatik yazı da tam bu noktada içimizdeki ben’lerin ajanı, sözcüsü olur. Kişinin kendi bütünlüğünü tanıma sürecinde ebe rolü üstlenir.<br />
<a href="http://surrealisteylemturkiye.blogspot.com/2009/04/james-graham-ballarda-saygyla-2.html">James Graham Ballard&#8217;a Saygıyla&#8230;2</a></p>
<p>Suçu, bir karnaval yada bir sanat eseri olarak ele almak mümkün mü? Gündelik, sıradan işleyişinde mantığımız bu soruya genelde –hayır- yanıtını verecektir.</p>
<p>Ama bu soruya –evet- yanıtını verecek çarpışık akıl yürütmeler ve sıra dışı mantık düzenleri mutlaka vardır. Graham James Ballard’ın ki bunlardan biri, hatta ilk akla geleni olacaktır. 55 yıllık edebiyat (ve tabi ki BK) serüveninde Ballard hep sıradan, günlük akıl yürütme anlayışımız, mantığımız ve kodlarımız dışında zihinsel ve dilsel bir tuhaf diyalektik oluşturdu.<br />
<a href="http://surrealisteylemturkiye.blogspot.com/2009/04/james-graham-ballarda-saygyla-3.html">James Graham Ballard&#8217;a Saygıyla&#8230;3</a></p>
<p>J.G. Ballard’ın suç üçlemesinin ilk ikisini oluşturan Kokain Geceleri ve Süper-Cannes romanlarında sık sık karşımıza çıkan güçlünün, elitin şiddeti uygulaması ve bunu filme çekerek uzun vadeli bir tüketim ayini haline getirilmesi, Irak yada Afganistan’daki öldürdükleri insanların görüntülerini porno siteye üye olmak için takas eden ABD askerlerince kısa sürede gerçeğe dönüştürüldü. Tıpkı Süper-Cannes romanın psikopat doktoru Winder Penrose’un ‘bu yeni türde bir pornografidir ve aslında kendileri de zavallı bir kurban olan suçlular için ‘delilik bir tedavidir’ tespitini doğrularcasına. Bu tedavinin sonuçlarını kameralı telefonlarla çekilip küresel tüketime sunulan Irak’taki manzalardan görülebilir. Tüm dünya cinnet nöbetine girmişken peki devrim nerede? Hiçbir Yerden Haberler, Demir Ökçe, Hukuk Gladyatörü, Ekotopya… dönüştürülecek geleceğe yönelik Ütopya nerede?<br />
<a href="http://surrealisteylemturkiye.blogspot.com/2009/04/james-graham-ballarda-saygyla-4.html">James Graham Ballard&#8217;a Saygıyla&#8230;4</a></p></blockquote>

	</item>
		<item>
		<title>Ballard&#8217;dan siberpunk&#8217;a&#8230;</title>
		<link>http://www.futuristika.org/trend/hayat/ballarddan-siberpunka/</link>
		<comments>http://www.futuristika.org/trend/hayat/ballarddan-siberpunka/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2009 22:24:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Futuristika</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[J G Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[James Graham Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaotik edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[siberpunk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futuristika.org/?p=2225</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2226 aligncenter" title="crash" src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/04/crash.jpg" alt="" /></p>
<p>Bruce Sterling, Ballard&#8217;ın siberpunklar için ilk idol olduğunu söylüyor. Peter Lamborn Wilson (Hakim Bey olarak bilinir) ve Robert Anton Wilson tarafından hazırlanan <a href="http://www.amazon.com/Semiotext-E-Sf-Rudy-Rucker/dp/0936756438?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1227687028&amp;sr=8-1">Semiotext(e) SF </a>isimli çalışmada, JG Ballard olmadan, hiçbirinin olamayacağının altı çizilmektedir. Kitaptaki T isimli bir karakter, çeşitli TV ve sinema yayınlarının verildiği bir dizi ekran önünde oturmaktadır. T, Ronald Reagan ve first lady ekranda sırıtarak görününce, bu propaganda hissiyatına daha fazla dayanamayan T, Reagan&#8217;lar onu izlerken penisini keser. T, sanal ve gerçek dünya arasındaki davranışlarının sonuçlarının farkında değildir. Reagan göndermesi, JG Ballard&#8217;a saygı duruşudur. [<a href="http://info.interactivist.net/node/3244">Why I Want to Fuck Ronald Reagan</a>]</p>
<p>Bilimkurgunun, siberpunkların ya da fütüristlerin çaresizce cevabını aradıkları soruyu J G Ballard sormuştu: &#8220;Gelecekte, bir gelecek var mı?&#8221; Ballard okuyanlar bunun cevabını vermişlerdi:</p>
<p>Cevap &#8220;Hayır.&#8221; Hiçbiriniz için bir gelecek yok.</p>
<p><em><strong>Simon Sellars </strong></em></p>
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.futuristika.org/trend/hayat/ballarddan-siberpunka/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2226 aligncenter" title="crash" src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/04/crash.jpg" alt="" /></p>
<p>Bruce Sterling, Ballard&#8217;ın siberpunklar için ilk idol olduğunu söylüyor. Peter Lamborn Wilson (Hakim Bey olarak bilinir) ve Robert Anton Wilson tarafından hazırlanan <a href="http://www.amazon.com/Semiotext-E-Sf-Rudy-Rucker/dp/0936756438?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1227687028&amp;sr=8-1">Semiotext(e) SF </a>isimli çalışmada, JG Ballard olmadan, hiçbirinin olamayacağının altı çizilmektedir. Kitaptaki T isimli bir karakter, çeşitli TV ve sinema yayınlarının verildiği bir dizi ekran önünde oturmaktadır. T, Ronald Reagan ve first lady ekranda sırıtarak görününce, bu propaganda hissiyatına daha fazla dayanamayan T, Reagan&#8217;lar onu izlerken penisini keser. T, sanal ve gerçek dünya arasındaki davranışlarının sonuçlarının farkında değildir. Reagan göndermesi, JG Ballard&#8217;a saygı duruşudur. [<a href="http://info.interactivist.net/node/3244">Why I Want to Fuck Ronald Reagan</a>]</p>
<p>Bilimkurgunun, siberpunkların ya da fütüristlerin çaresizce cevabını aradıkları soruyu J G Ballard sormuştu: &#8220;Gelecekte, bir gelecek var mı?&#8221; Ballard okuyanlar bunun cevabını vermişlerdi:</p>
<p>Cevap &#8220;Hayır.&#8221; Hiçbiriniz için bir gelecek yok.</p>
<p><em><strong>Simon Sellars </strong></em></p>

	</item>
		<item>
		<title>J G Ballard için ne dediler?</title>
		<link>http://www.futuristika.org/kultura/edebiyat/j-g-ballard-icin-ne-dediler/</link>
		<comments>http://www.futuristika.org/kultura/edebiyat/j-g-ballard-icin-ne-dediler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2009 21:33:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Futuristika</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[J G Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[James Graham Ballard]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaotik edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[siberpunk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.futuristika.org/?p=2223</guid>
		<description><![CDATA[<p><em>J G Ballard için, basında biyografisinden fazlasını yazıp, onu tanıdıklarını hisettirenler&#8230;</em></p>
<p><img class="size-full wp-image-2224 alignleft" style="margin: 3px;" title="rip_jgb" src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/04/rip_jgb.jpg" alt="" width="168" height="271" /></p>
<blockquote><p>J.G Ballard’ın öldüğünü dün öğrendik. Ballard doğrudan doğruya değil ama gizliden gizliye sinemayı ilgilendiren bir yazardı. Onun ölümüyle birlikte, beylik deyişle ‘bir devrin kapandığı’ hissine kapılmak bile mümkün. Ballard, soydaşı yazarlar olarak düşünülebilecek ve sinemanın son 20-30 yıldır konu ve fikir ödünç aldığı Philip K. Dick, William Gibson ve Asimov gibi yazarların belki de en ilginciydi. Doğrudan bir kurgu-bilim yazarı denemezdi ona, ama gelecekle ilgili fikirleri daima beklenmedik ve ilginçti. Teknolojinin marifetleri ve teknolojinin biçimlendireceği bir gelecek kadar, teknolojinin bugüne nasıl bulaştığı, nereden eklemlendiği ile de ilgilenmesi dikkat çekiciydi. Bu anlamda ‘gelecek çoktan geldi’ hissine en erken sahip olan yazarlardandı. Şehirle ilgiliydi; mimari ya da sosyoloji gibi tanımlı alanların kenarında gezinir ve onların mesela antropolog Marc Auge gibi kimselerin çok sonradan merak edeceği ‘kenarsal’ tanımlarını yapardı. Auge’nin ‘Yok-Yerler’ kitabında havaalanı bekleme salonu vb. gibi çağdaş kentsel ara alanları tarif edişinden yıllar önce, Ballard başyapıtlarından biri olan ‘Beton Cengeli’ni yazmıştı. Bu romanda kenti çevreleyen yollardan birinde arabasıyla yol alan bir adam kaza geçirerek refüje düşer ve yardım istemek üzere hiçbir arabayı da durdurmayı başaramayınca refüjün üzerinde bir hayat biçimi kurar. Anlaşılabileceği gibi, Ballard’ın edebi öncüllerini bilen ve bir biçimde yeniden yorumlayan yanı da vardı.</p>
<p>Ben de yakın tarihli otomobil filmimizi yâd ederek şöyle diyeyim; otomobilden anladıkları başkomutan ‘araba yapın’ buyurdu diye araba yapan bir garaj dolusu oğlanın üç-beş ışık yılı ötesinde durur J. G. Ballard. Okuyunuz, bu büyük yazarı siz de yâd ediniz. &#8211; <strong>Fatih Özgüven</strong> &#8211; <a>- </a><a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;Date=23.04.2009&amp;ArticleID=932595">Radikal</a> [Futuristika notu: <em>Radikal'deki yazıda yazarın adı Jc Ballard olarak yanlış yazılmıştı, biz buraya doğrusunu aldık, ayarlarınızla oynamayın.</em>]</p></blockquote>
<blockquote><p>Ben onu hep bir bulut heykeltıraşı olarak hayal etmiştim. Nasıl bir havada olursa olsun pırpır uçağına atlayıp, al kumsallardaki meraklı kalabalığın bakışları altında, bulutların altından girip üstünden çıkan, uçağın kanatlarını bir keski gibi kullanıp benzersiz sanatını icra eden maceracı olarak. Böyle günlerden birinde, tıpkı öyküsünde anlattığı gibi fırtınalı, kötü bir hava yüzünden yere çakılacak ve hayatı son bulacak diye düşünürdüm. Oysa &#8220;Al Kumsallar&#8221; kitabı, boş bir maceradan çok daha fazlasını anlatır. Kendisinin de söylediği gibi, geleceğin gerçekte nasıl olacağına dair çarpıcı bir tahmindir. O, bilimkurgunun paradoksunun farkındaydı; zamandan ve mekândan ne kadar uzaklaşılırsa uzaklaşılsın bilimkurgunun hemen tamamı bugüne dair olmaktan kurtulamıyordu.</p>
<p>Şu cümleden söyleyeyim ki, bir remix olarak Ergenekon operasyonlarını anlamak için bize ışık tutabilecek bir yazar yaşıyordu birkaç gün öncesine değin. <strong>Özcan Yüksek </strong>- <a href="http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=121614&amp;YZR_KOD=127">Referans</a></p></blockquote>
<blockquote><p>Türkçeye de birçok romanı çevrilen Ballard için meslektaşı Iain Sinclair şöyle diyor: &#8216;Ekolojik yıkım temasını kullanan ilk yazar Ballard&#8217;dı. İlk zamanlarda ün, yıldızlar, arabalar, otobanlar ve &#8216;şehirlerin uçurumları&#8217; konularıyla çok ilgiliydi. Tüm bunlardan zamanla bir felsefe ortaya çıkaran ilk isim oydu. Bu sebeple çok çok büyük bir isim oldu.&#8217; Atlas da geçmiş sayılarında teknolojik ve çevresel değişimlerin neden olduğu sorunlara eğilen, modernitenin kasvetini yansıtan Ballard&#8217;a yer vermişti. Haziran 2005 tarihli 147. sayıda yer alan &#8216;Seni Seviyorum Makine&#8217; konusunda Ballard&#8217;ın Çarpışma romanına yer veriliyordu. İnsan ve araba arasındaki ilişkinin değiştiği, beden ve makine arasındaki sınırın belirsizleştiği, üzerinde duruluyordu. Ballard bunları çarpıcı bir şekilde, araba kazası ve cinsellik boyutunda anlatıyordu. Bunlar bir bakıma, başlarda bilimkurgu yazarı olarak da tanıtılan Ballard&#8217;ın aslında pek de öyle olmadığını, yazarın haklı çıktığını ve bir &#8216;makine arzusu&#8217; çağına girdiğimizi gösteriyordu&#8230; <strong><a href="http://www.kesfetmekicinbak.com/gundem/08584/">Atlas</a></strong></p></blockquote>
<blockquote><p>“Gelecekle ilgili korkularımı tek kelimeyle özetlemem gerekirse şöyle derim: Sıkıcı. Olabilecek her şey zaten gerçekleşti, heyecan verici, ilginç ya da yeni bir şey asla gerçekleşemeyecek.. Gelecek ruhumuzun varoşlarına uyarak büyük bir boşluktan ibaret olacak&#8230;” demişti J.G. Ballard. Gelecekle ilgili fazla umudu ya da beklentisi yoktu. Artık biz de biliyoruz, <strong>Ballard olmadan gelecek daha sıkıcı olacak</strong>, o yeni bir kitap yazamayacak, okurlarını ancak eski bir kitabı yeniden okunup içerisinde yepyeni kıvılcımlar bulunduğunda heyecanlandırabilecek. Çünkü olabilecek her şey gerçekleşti artık, edebiyat dünyasının en büyük yazarlarından biri olan J.G. Ballard hayata gözlerini yumdu.</p>
<p>Distopik eserleriyle bilimkurgu edebiyatına imzasını atan Ballard, bilimkurguyu gelecekte değil kendi içinde aradı ve onun gibi yapanlar için bir idol oldu, Ballardvari yaşayan ve Ballardca konuşanlar için&#8230; <strong><a href="http://www.taraf.com.tr/haber/32221.htm">Taraf</a></strong></p></blockquote>
]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.futuristika.org/kultura/edebiyat/j-g-ballard-icin-ne-dediler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<p><em>J G Ballard için, basında biyografisinden fazlasını yazıp, onu tanıdıklarını hisettirenler&#8230;</em></p>
<p><img class="size-full wp-image-2224 alignleft" style="margin: 3px;" title="rip_jgb" src="http://www.futuristika.org/wp/wp-content/uploads/2009/04/rip_jgb.jpg" alt="" width="168" height="271" /></p>
<blockquote><p>J.G Ballard’ın öldüğünü dün öğrendik. Ballard doğrudan doğruya değil ama gizliden gizliye sinemayı ilgilendiren bir yazardı. Onun ölümüyle birlikte, beylik deyişle ‘bir devrin kapandığı’ hissine kapılmak bile mümkün. Ballard, soydaşı yazarlar olarak düşünülebilecek ve sinemanın son 20-30 yıldır konu ve fikir ödünç aldığı Philip K. Dick, William Gibson ve Asimov gibi yazarların belki de en ilginciydi. Doğrudan bir kurgu-bilim yazarı denemezdi ona, ama gelecekle ilgili fikirleri daima beklenmedik ve ilginçti. Teknolojinin marifetleri ve teknolojinin biçimlendireceği bir gelecek kadar, teknolojinin bugüne nasıl bulaştığı, nereden eklemlendiği ile de ilgilenmesi dikkat çekiciydi. Bu anlamda ‘gelecek çoktan geldi’ hissine en erken sahip olan yazarlardandı. Şehirle ilgiliydi; mimari ya da sosyoloji gibi tanımlı alanların kenarında gezinir ve onların mesela antropolog Marc Auge gibi kimselerin çok sonradan merak edeceği ‘kenarsal’ tanımlarını yapardı. Auge’nin ‘Yok-Yerler’ kitabında havaalanı bekleme salonu vb. gibi çağdaş kentsel ara alanları tarif edişinden yıllar önce, Ballard başyapıtlarından biri olan ‘Beton Cengeli’ni yazmıştı. Bu romanda kenti çevreleyen yollardan birinde arabasıyla yol alan bir adam kaza geçirerek refüje düşer ve yardım istemek üzere hiçbir arabayı da durdurmayı başaramayınca refüjün üzerinde bir hayat biçimi kurar. Anlaşılabileceği gibi, Ballard’ın edebi öncüllerini bilen ve bir biçimde yeniden yorumlayan yanı da vardı.</p>
<p>Ben de yakın tarihli otomobil filmimizi yâd ederek şöyle diyeyim; otomobilden anladıkları başkomutan ‘araba yapın’ buyurdu diye araba yapan bir garaj dolusu oğlanın üç-beş ışık yılı ötesinde durur J. G. Ballard. Okuyunuz, bu büyük yazarı siz de yâd ediniz. &#8211; <strong>Fatih Özgüven</strong> &#8211; <a>- </a><a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;Date=23.04.2009&amp;ArticleID=932595">Radikal</a> [Futuristika notu: <em>Radikal'deki yazıda yazarın adı Jc Ballard olarak yanlış yazılmıştı, biz buraya doğrusunu aldık, ayarlarınızla oynamayın.</em>]</p></blockquote>
<blockquote><p>Ben onu hep bir bulut heykeltıraşı olarak hayal etmiştim. Nasıl bir havada olursa olsun pırpır uçağına atlayıp, al kumsallardaki meraklı kalabalığın bakışları altında, bulutların altından girip üstünden çıkan, uçağın kanatlarını bir keski gibi kullanıp benzersiz sanatını icra eden maceracı olarak. Böyle günlerden birinde, tıpkı öyküsünde anlattığı gibi fırtınalı, kötü bir hava yüzünden yere çakılacak ve hayatı son bulacak diye düşünürdüm. Oysa &#8220;Al Kumsallar&#8221; kitabı, boş bir maceradan çok daha fazlasını anlatır. Kendisinin de söylediği gibi, geleceğin gerçekte nasıl olacağına dair çarpıcı bir tahmindir. O, bilimkurgunun paradoksunun farkındaydı; zamandan ve mekândan ne kadar uzaklaşılırsa uzaklaşılsın bilimkurgunun hemen tamamı bugüne dair olmaktan kurtulamıyordu.</p>
<p>Şu cümleden söyleyeyim ki, bir remix olarak Ergenekon operasyonlarını anlamak için bize ışık tutabilecek bir yazar yaşıyordu birkaç gün öncesine değin. <strong>Özcan Yüksek </strong>- <a href="http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=121614&amp;YZR_KOD=127">Referans</a></p></blockquote>
<blockquote><p>Türkçeye de birçok romanı çevrilen Ballard için meslektaşı Iain Sinclair şöyle diyor: &#8216;Ekolojik yıkım temasını kullanan ilk yazar Ballard&#8217;dı. İlk zamanlarda ün, yıldızlar, arabalar, otobanlar ve &#8216;şehirlerin uçurumları&#8217; konularıyla çok ilgiliydi. Tüm bunlardan zamanla bir felsefe ortaya çıkaran ilk isim oydu. Bu sebeple çok çok büyük bir isim oldu.&#8217; Atlas da geçmiş sayılarında teknolojik ve çevresel değişimlerin neden olduğu sorunlara eğilen, modernitenin kasvetini yansıtan Ballard&#8217;a yer vermişti. Haziran 2005 tarihli 147. sayıda yer alan &#8216;Seni Seviyorum Makine&#8217; konusunda Ballard&#8217;ın Çarpışma romanına yer veriliyordu. İnsan ve araba arasındaki ilişkinin değiştiği, beden ve makine arasındaki sınırın belirsizleştiği, üzerinde duruluyordu. Ballard bunları çarpıcı bir şekilde, araba kazası ve cinsellik boyutunda anlatıyordu. Bunlar bir bakıma, başlarda bilimkurgu yazarı olarak da tanıtılan Ballard&#8217;ın aslında pek de öyle olmadığını, yazarın haklı çıktığını ve bir &#8216;makine arzusu&#8217; çağına girdiğimizi gösteriyordu&#8230; <strong><a href="http://www.kesfetmekicinbak.com/gundem/08584/">Atlas</a></strong></p></blockquote>
<blockquote><p>“Gelecekle ilgili korkularımı tek kelimeyle özetlemem gerekirse şöyle derim: Sıkıcı. Olabilecek her şey zaten gerçekleşti, heyecan verici, ilginç ya da yeni bir şey asla gerçekleşemeyecek.. Gelecek ruhumuzun varoşlarına uyarak büyük bir boşluktan ibaret olacak&#8230;” demişti J.G. Ballard. Gelecekle ilgili fazla umudu ya da beklentisi yoktu. Artık biz de biliyoruz, <strong>Ballard olmadan gelecek daha sıkıcı olacak</strong>, o yeni bir kitap yazamayacak, okurlarını ancak eski bir kitabı yeniden okunup içerisinde yepyeni kıvılcımlar bulunduğunda heyecanlandırabilecek. Çünkü olabilecek her şey gerçekleşti artık, edebiyat dünyasının en büyük yazarlarından biri olan J.G. Ballard hayata gözlerini yumdu.</p>
<p>Distopik eserleriyle bilimkurgu edebiyatına imzasını atan Ballard, bilimkurguyu gelecekte değil kendi içinde aradı ve onun gibi yapanlar için bir idol oldu, Ballardvari yaşayan ve Ballardca konuşanlar için&#8230; <strong><a href="http://www.taraf.com.tr/haber/32221.htm">Taraf</a></strong></p></blockquote>

	</item>
	</channel>
</rss>
