Biraz alnı geniş, hafif dişleri çarpık ama ekranı kaplayan bakışlarına maruz kaldığınızda hastalıktan kurtulmaya imkan yok!

1970. 6 Kasım. Elbette dünyada çok fazla gerilim dolanmaktadır. Protestolar, hippiler, her gün değişmekte olan politik düzenler… Ethan, Texas’ın kasabalarından birinde doğduğunda kimsenin umrunda olmayan bir bebek. Ağlamasında, sesinde ya da gözbebeklerinde doğaüstü hiçbir alamet yok.

Şimdilik.

Annesiyle babasının ayrılması şansının döndüğü gün. Annesi, minik oğlunu alarak New Jersey sınırları içinde bir eve taşınır. Tek isteği eski kocasından eyaletlerle ayrılmaktır. Ethan, Blockbaster’da kasada çalışmak yerine, bir ajansa başvurur. Sadece bal rengi saçları sayesinde olduğunu iddia etmek istemeyiz, ama on dört yaşında, son moda bir bilim kurguda oynamak için çağrılmasının nedenlerinden biri kesinlikle bu.

“Explorers” filmindeki Ben Crandall rolünden sonra, “Ölü Ozanlar Derneği”nde hepimizin aşık olduğu Todd Anderson rolünü de kapar. Bu hafif kuralcı, biraz tehlikeli adama hepimiz aşık oluruz. Ethan bu sırada New York Universitesi’nde İngiliz Edebiyatı dersleri almakta ve meşhur Malaparte tiyatrosunda ufak rollere çıkmaktadır.

Ethan kararlı bir kovboy olarak filmlerden yana şansı dönünce okulu bırakır ve ekranda görünmek için her türlü rolu kabul eder. Sinemanın güzel kadınlarıyla aşk filmlerinde rol alır. Winona Rider ile “Reality Bites”, Julie Delpy eşliğinde “Before Sunset ve devam filmi “Before Sunrise”, Angelina Jolie ile “Taking Lives”, Gwenyth Paltrow ile tüm zamanların en iyi aşk filmlerinden biri olarak kabul edilen “Great Expectations”.

Her film sonrasında rol arkadaşları Ethan’ın çekim alanına girmiş olarak seti terk eder. Ethan yalnızca bir aktör değil, aynı zamanda bir yazar olduğu için doğru kelimeleri seçmekte ustadır. Kadınları bir bardak içkiyle değil, sihirli sözcüklerle baştan çıkarır.

Mayıs 1998’de Uma Thurman ile evlendiğini açıklayarak hayranlarını biraz deli etse de, baba olduktan sonra yeniden ilgi odağı olmayı başarır. Genç, dinamik, atletik ve sevecen. Bir erkekten bekleteceğimiz her şey Ethan’da mevcuttur. Evlilikleri süresince Ethan’ın Uma’yı pek çok kez aldattığı, ve her seferinde paçayı kurtardığı tartışılsa da kimse bitmesine o kadar da üzülmez. Yakışıklı adam ve güzel kadın bu dünyaya zaten çok fazla gelir. Temmuz 2004’te çift ayrıldıklarını açıklar. Maya Ray ve Levon Roan annelerinde kalır.

Ethan kısa sürede çok büyük projelere imza atar. 2005’te Before Sunset’in senaryosu Oscar’a aday olur, tiyatroda oynadığı rollerle Tony Ödülü’nü alır. 2006’da kendi yazdığı romanı The Hottest State’in çekimlerini yaptığı sırada New York’taki stüdyosunda yangın çıkar. Çekilen makaralardan geriye yalnızca küller kalsa da Ethan bir gün filmi tamamlamaya kararlıdır.

Senaryo yazıları bir yanda dursun, Ethan, 2007’de “Before The Devil Knows Your Dead” (Şeytan Duymadan Önce) filminde canlandırdığı Hank rolüyle yine gündeme gelir. Ailesinden para çalmaya çalışırken annesinin ölümüne neden olan Hank, beyaz perdeye geldiğinde yine kötü çocuğun cazibesinden kendinizi kurtaramayacaksınız.

Ethan şehir hayatını fazlasıyla sever. Onu New York Chelsea’deki galerilerden birinde resim satın alırken ya da Soho’da alışverişte görürseniz sakın şaşırmayın. Film setlerinden birinden yeni çıkmış ya da yayıncısıyla bir toplantıdan geliyor olabilir. Ethan otuz yedi yaşında hala yakışıklı ve seksi olmayı başarır.

Cupid yaşasaydı, kimbilir kaç oku onu vururdu?

*Bu yazı aynı zamanda Whop dergisinde yayımlanmıştır.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page