Rusya dışında pek bilinmeyen bir bilim kurgu-siberpunk filmi. Bir distopya. Bir über yönetmen Georgi Daneliya çevirmiş, 1986’da. Her ikisi de Sovyet vatandaşı olan bir Moskovalı inşaatçı ile bir Gürcü öğrencinin, yanlış bir düğmeye basıp ışınlandıkları çöllerle kaplı Plyuk gezegenindeki maceralarını anlatıyor. Plyuk sakinleri telepatiyle anlaştıklarından, kelimelere pek ihtiyaç duymuyorlar. Temel olarak on kelime ve diğer her şey için kullandıkları koo, anlaşmalarına yetiyor. Plyuk teknolojik olarak dünyadan üstün olsa da, sosyal sınıflar ve yaşam olarak aslında çok daha geri bir noktada. Kostüm ya da eşyalar bakımından yer yer steampunk etkisi de olan filmde, iki sınıfa ayrılmış toplumda alt sınıfa ait olanlarla daha üst statüde yer alanları ayırt etmek için, minik bir alet kullanılır. Kişinin üstüne tutunca, ait olduğu sınıfa göre farklı renkler yanar.

Bir yanıyla, hem komik, hem de nokta atışı yapan bir modern toplum eleştirisi. Bilim kurgu filmlerinin ağır efektlerle donanıp, sadece kafa boşaltmayı amaçlayan zamane alışkanlığının dışında, inceden bürokratik, kapitalistleşmiş sosyalist devlet yapısının sözde teknolojik gücüne karşın, sosyal yaşamın, ilişkilerin gerilediğini söyleyen bir film. Hollywood tarzı bir kurgusu olmadığından standart film izleyicisi ilk başta yadırgayabilir, ancak gerçekten iyi bir bilim kurgu örneği olarak izlenmesi gerekir. Malum yerlerde bulamayacak olanlar, iki bölüm halinde aşağıda (ingilizce altyazılı olarak) izleyebilir. Önce sahnelerden görüntüler, sonra Kin Dza! Dza!

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page