Kelimeler ve hava

[intense_parallax_scene background_type=”color” background_color=”#000000″ full_height=”1″ breakout=”1″ margin_top=”3″ margin_bottom=”3″ margin_left=”3″ margin_right=”3″ padding_top=”40″ padding_bottom=”40″ padding_left=”1″ padding_right=”1″ advance_arrow_background_color=”#ffffff”]

Havanın kuvvetsel etkilerini anlatmaya çalışan formüller ve deneyler neticede kocaman bir yalanı doğrulamanın ötesine geçememiştir. Çeşitli akımların, türbülansın ve integrasyonlarda sıklıkla ispatlanmaya çaba gösterilen momentin etkisinin keyfe kederliğini görmezden gelme yanlışı sürüyor.

Kelimeler, boylamasına ikiye bölünmüş yağmur damlalarıdır, deniyor. Henüz iki yüz elli yılı dolmayan iddianın ispat çabasında, havanın deniz seviyesinde bir kilonun az üzerinde olmasından yararlanıp, hızla itildikleri boşlukta oluşan basıncı damlanın eğimi sayesinde hiç etkilenmeden geride bırakmasının ve ortaya çıkan, arkalarında biriktirdikleri kuvvetin itişiyle fırlamasının pratiğe düşen önermesini yadsıyamayız. Bahsi geçen ağırlığın üzerine çıkıp düşmeye başlamaları varsayımına karşın biriken yoğunluğun enerjisi, alttan ve üstten akan havanın kelimeleri havada tutan kuvvetiyle çarpışır, çarpışacaktır. Bir kilo yirmi gramdan ağır kelimeler bir biri ardına ortaya çıktıkça, arkalarında biriken kuvvet de artacaktır, giderek ağırlaşan kelimeler, havanın ağırlığını aştıkça hızları yükselecek, kimi zaman kısalacaklar, uzayacaklar, inişe geçip yükselecekler, fakat boşluğun içinde yer alan direnci aştıkça havada asılı kalmayı sürdürüp ilerleyişlerini sürdüreceklerdir.
Kendilerinden yoğun, ağır, kuvvetli ve hızlı bir duraksamayla karşılaşıncaya dek.

 

– Fütüristika!
[/intense_parallax_scene]
Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page