Dijital dünyanın “iyi samiriyeli” kahramanları arasına geçtiğimiz aylarda katılan Luna Laboo, Londralı bir meraklı. Laboo, televizyonda gördüğü bir haberin peşi sıra uyanan merakı sonucu kendisini, havaalanında kaybedilen ya da unutulan eşyaların açık arttırmasında bulmuş ve sonrasında da biraz suçluluk biraz da yine meraktan yaptığı web sitesinde satın aldığı kayıp eşyaları sergilemeye başlamış.

Sitede şu anda 7 adet bavul sergileniyor; Luna Laboo satın alabildikçe sayı artacak. Açıkça söylemek gerekirse insan bavulların içinden çıkanları merak etmekten ve ayrıntısıyla incelemekten kendisini alamıyor gerçekten; sahiplerinin neyi, neden tercih ettiğine dair senaryolar havada uçuşuyor.

Şahsen ben şu andaki sıralamayla birinci valizdeki (jog man) spor takımların ve ikinci valizdeki (big man) jeanlerin çokluğuna şaşırdım. Belli ki pek bir rahatına düşkünmüş sahipleri. Üçüncü valizdeki (red case) kışlık giysilere tek çorap durumu da garip geldi ve beşinci valizdeki (blue case) otantik yastık kılıfı ve örtüleri pek beğendim, bu kadar mendil kullanan birisini sanırım en son ilkokuldayken tanımıştım (Henüz Selpak ülkemize gelmemişti…) Altıncı valizdeki (black case small) iç çamaşırı eksikliği ve hemşire kıyafeti senaryoların en Hollywood’unu düşündürdü ve son valizdeki (black case big) bikini ve yün eldiven kombinasyonuna henüz bir anlam veremedim.

Laboo, “Belki biraz garip ama aslında pul koleksiyonu yapmak gibi bir şey. Sadece daha fazla yere ihtiyaç var!” diyor ve sergilediği eşyaların sahiplerini bulmayı bekliyor. Londra’da yaşayan ya da yolu Londra’dan geçen Futuristika!severlerin dikkatine…

Worldhum‘da Michael Yessis’in Luna Laboo ile yapmış olduğu röportaj:

Web sitende yaptığına “garip röntgencilik tutkusu” diyorsun. Projen için fikir aklına nasıl geldi?

Fikir, Londra Heathrow Terminal 5’teki kayıp bagajlar ile ilgili bir haber seyrettikten sonra aklıma geldi. Kaybedilen eşyaların nereye gittiklerini merak etmeye başladım. Eşyaların, açık arttırma ile satıldığı yeri buldum ve bir bavul almak için oraya gittim. İçindekilere bakmak için belki bir tane alırım diye düşünüyordum ama başkalarının eşyalarında inanılmaz ilgi uyandıran bir şey var. Özellikle kirli giysiler gibi kişisel eşyalarda. Böylece bir bavul daha aldım ve arkası durmadan geldi… Fotoğrafları da aldığım eşyalar bir şekilde işe yarasın diye çekiyorum.

Sergilenenlerin sadece giyim eşyaları olduğunu fark ettim, başka bir şey yok. Sadece giysileri mi sergiliyorsun? Sitende göstermediğin başka eşyalar var mı?

Bavuldan çıkan her şeyi sergiliyorum. Sanırım bu havaalanlarının bir güvenlik prosedürü; açık arttırmada satmadan önce bagajlardan sıvıları, metalleri, vs. çıkarıyorlar.

Biraz açık arttırmadan bahsedelim. Nerede yapılıyor ve bir kayıp bavulu almak aşağı yukarı ne kadara mal oluyor?

Benim gittiğim açık arttırma Londra’da ama sanırım her büyük havaalanına yakın bir tane vardır. Bavullar, 20-50 Sterlin arası değişiyor, dolayısyla en ucuzlarını almaya çalışıyorum.

Bavullar için bir teklif yapmam gerektiği için, başka birisinin de isteyip istememesi etkili oluyor. Satın almadan önce bavulun içinden ne çıkacağını bilmiyorsunuz, bu yüzden eve gidip açana kadar ne cicileriniz var göremiyorsunuz. Biraz Noel hediyeni açmak gibi bir şey. (Belki yardıma ihtiyacım olabilir.)

Şimdiye kadar gelen tepkiler nasıl?

İnanılmaz, ben zaten biraz duygusalımdır ama insanların e-postalarda yazdıkları bazı şeyler beni neredeyse ağlattı. Birilerinin sadece “Bu çok hoşuma gitti!” demek için bile e-posta yollaması çok hoş bir şey.

Eşyalarını tanıyan hiç çıktı mı?

Ne yazık ki henüz değil ama umutluyum!

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page