KargART Sergi

“Müstehcen”

15 – 31 Mayıs 2009
* Sergi Açılış, 15 Mayıs Cuma, Saat: 20:00
*Sergi 16 Mayıs Cumartesi günü kapalıdır.

* Sergi Pazartesi hariç her gün 13:00- 20:00 arası gezilebilir.

Katılımcılar: Zeynep Özkazanç, Bob Achtor/aka: E.C.A, Ferzan Aktaş, Dilan Bozyel, Cins, Burak Cirik, Şenol Erdoğan, Fantom, İnci Furni, Kerem Kamil Koç, OnstOn, Juan Carlos Otano /Grupo Surrealista del Rio de la Plata, Zeynep Özkazanç/İlmek Sultan, Bay Perşembe, Alper Tekgüler& Süyümbike Güvenç, Hüseyin Uğur/Hayali,

Müstehcen: Müstehcen olmanın karakteri veya niteliği; bir edim, bir ifade veya bir öğenin genel ahlakı, kendi uygunsuzluğu ve hayasızlığı ile bozma eğilimi.
Hayal: Resmi sözlükte adı geçmeyen.
Müstehcen: Hayal
Hayal: Gündelik yaşamın totaliter süregelişinin tektürleştiriciliğini bir edim, bir ifade veya bir öğe ile bozmak.
Hayal: Müstehcen isyancı hareket.
Hareket: “MÜSTEHCEN”

Obscene: The character or quality of being obscene; an act, utterance, or item tending to corrupt the public morals by its indecency or lewdness.
Dream: is not available in the legal dictionary.
Obscene: The Dream
Dream: An act, utterance or item tending to corrupt the homogeneity of daily life’s totalitarian continuity.
Dream: The obscene revolutionary act.
The act: “OBSCENE”

Müstehcen sergisi; sistemin ürettiği sansürcü, ötekileştirici, ayrılıkçı; müstehcen söylemi ile Gerçek’in çıplak müstehcen gözü arasındaki farkın altını çizmeye çalışıyor. Ebu Gureyb hapishanesinden tüm dünyaya yayılan snuff filmvari görüntüleri deşmeden bir müstehcen algısına varmamız zordur.

Ceza yasasına göre müstehcen “halkın ar ve hayâ duygularını inciten veya cinsî arzuları tahrik ve istismar eden, genel ahlâka aykırı” eserlerdir. Bu tanımla kamu ister istemez müstehcende erotik olan ile politik olanı yan yana getirir.

Bu açıdan Müstehcen Sergisi, politik olanın pornografik olan ile kesişme noktasında oluşan delikte boy veriyor. Yeni algı, beden, medya formlarını kuşanıp; yeni tahayyüller büyütmek için…

KargART Film Gösterimleri:

Underground Film Gösterimleri – Şenol Erdoğan tarafından organize edilmektedir.

2008 Ekim ayından bu yana her ay bir Salı akşamında KargART Salonu’nda “underground film gösterimleri”ni izleme şansına erişmektesiniz.

“ ‘Onların sineması’ bizi gerçekten ilgilendirmemekte, ‘biz’im ‘kendi sinemamız’ var [ki birileri bunun sinema değil saçmalık ve rezalet olduğunu söyledi tarih boyu –evet bu doğru!!!] ki: ‘bizim’, dediğimiz sinema dahi bizi ilgilendirmemekte, biz sinema olmayan bir sinemadan; egolardan, ticaretten ve insan zavallılığından çok uzakta, satılmamış görüntüler diyarından bahsediyoruz sizlere…”

12 Mayıs Salı, Saat: 20:30
*Giriş ücretsizdir.

MAYIS GÖSTERİMLERİ:

“Copyshop”
Virgil Widrich
Avusturya / Lüksemburg, 2001
12 dakika, siyah& beyaz, 35 mm.
Deneysel, animasyon

Şubat ayında “Fast Film”ini gösterdiğimiz Virgil Widrich’in bu sefer bu sefer 30’dan fazla uluslararası ödül alan ve Oscar’a aday gösterilen “Copyshop” adlı filmini izleme fırsatımız olacak.

Filmde, fotokopicide çalışan bir adamın tüm dünyayı kaplayana kadar kendisini kopyalamasını izliyoruz. “Fastfilm”den önce çekilen “Copyshop”da da imajların çoklu sayıda kopyalanıp- bu örnekte 18.000 adet- dijital ortama aktarılması ve filmleştirilmesi söz konusu.

Filmin yönetmeni Virgil Widrich 1967 Salzburg doğumlu. İlk filmi “Heller als de Mond” ile 2000’de birçok uluslararası festivalde ödül aldı. Birçok multimedya ve film prodüksiyonunda çalıştı.

“Sirene”
Raoul Servais
1968
9’ 30’’, 35 mm.

Ekim ayında,“Chromofobia” adlı animasyonunu izleme fırsatı bulduğumuz Raoul Servais’nin bir başka muhteşem animasyonunu daha izleyeceğiz: “Sirene”.

Canavar benzeri vinçler pek de misafirperver olmayan bir limanda tarihöncesi sürüngenler misali hüküm sürmektedir. Tek kabul ettikleri insan yalnız bir balıkçıdır; bir gemi çalışanı ve denizkızının garip karşılaşmasına tanıklık eder. Hayal gücü mü gerçeklik mi?

Raoul Servais: “Sirene ile birlikte güçlü bir şekilde stilize edilmiş vinçler ve insan karakterlerinin daha şiirsel görünüşleri arasındaki farklarla mücadele etmek zorunda kaldım. Norbert Desyn’in muhteşem birikimi her şeyi yoluna soktu.”

1940 Belçika doğumlu Raoul Servais, ressam ve filmyapımcısı olmadan önce Ghent’de Güzel Sanatlar’dan mezun oldu. 1960’lardan itibaren, fotograf ve animasyonu, animasyon tekniklerini ve trick fotografçılığının yeni olanaklarını keşfederek birleştirmeye uğraştı

“Even: As You and I”
Roger Barlow, Harry Hay, LeRoy Robbins
Oyuncular: Roger Barlow, Harry Hay, Hy Hirsh, LeRoy Robbins
ABD, 1937
12’ , siyah & beyaz

Üç arkadaş amatör bir film yarışmasına katılarak para ödülü kazanma ve Hollywood’da bir anlaşma imzalama hayali kurarlar. Çöpleri ve kül tablaları dolup taşana kadar bir senaryo üzerinde çalışırlar. Bir bacanın dibinde, bir telefon direğinde, bir anahtar deliğinin içinden, ve gece dürbünle çekim yaparlar. Ertesi gün filmlerini kurgulamalı ve ürettiklerini: “The Afternoon of a Rubberband”- göstermeleri gerekmektedir. Film sürrealizme göndermeleri ile önemli.

“Stray Dogs”
Richard Kern
ABD, 1985
10’ // siyah & beyaz,

Richard Kern, New York underground sahnesinden çıkan “Cinema of Transgression” // “İhlal Sineması” hareketinin en önemli yönetmenlerinden biri. Ve “Manhattan Love Suicides” onun en önemli başarılarından. “Manhattan Love Suicides” dört kısa hikayeden oluşan bir toplama. Bunlar “StrayDogs”, “Woman at the Wheel”, “Thrust in Me”ve “I Hate you Now”. Bu filmlerden üçüncüsünü yani “Thrust in Me” yi daha önceki aylarda izleme fırsatı bulmuştuk. Bu ay ise ilkini yani “Stray Dogs”u izleyeceğiz. Bu film çoğunlukla diyalogsuz ilerleyen bir sapkın mizah örneği. Bir ressam kız arkadaşıyla New York sokaklarında dolaşmaktadır. O sırada kasılıp duran genç bir adamla karşılaşır. Genç adam, ressamı ilk önce sokaklarda, sonra bir bankaya girerken en sonunda da evine kadar takip eder. Ressam tüm bunları görmezden gelir.

!Geceyarısı Filmleri!

8 Mayıs Cuma, Saat: 23:00
*Gösterimler ücretsizdir.

Yaşayan Ölülerin Renkli Gecesi

!Geceyarısı Filmleri! sezonu kapatıyor…

2008 kasım ayında başlayan !Geceyarısı Filmleri! ilk programında Giovanni Scognamillo belgeseli ve Barış Yöş imzalı gotik bir kısa film çalışması göstermişti. Aralık ayında, Other Cinema’nın katkılarıyla avangart korku filmlerinden oluşan Experiments In Terror seçkisini Can Evrenol’un bir kısa film çalışmasıyla birlikte gösterdik. Ocak ayında, 28. İstanbul Film Festivali’nin de programında yer alan Aşık Garip’i ve özel bir Paradjanov belgeselini gösterdik. Şubat ayında “giallo.tr” dedik ve yerli malı, kült giallo filmleri geldi. Mart ayında ise kısa extramücadele filmleri ve Punishment Park geldi perdemize. Bu sıkı ve sert ayın ardından nisan ayında dinlendik ve mayıs ayında kanlı bir program ile sezona veda ediyoruz.

DJ’in kurgusu
Amerika’da geceyarısı sineması kültürünü başlatan filmler arasında bulunan, George Romero imzalı öncü zombi filmi Night of The Living Dead’in (Yaşayan Ölülerin Gecesi) farklı versiyonları ile sezona veda ediyoruz. Önce SAGA’nın katkılarıyla filmin “fantastik bir şekilde renklendirilmiş” versiyonunu göstereceğiz. Hemen ardından ise az bulunan özel bir kurgusu karşınıza gelecek. Night Of The Living Dead>Reloaded, Roger Sanchez’in hazırladığı tekno müziklerin eşlik ettiği, 31 dakikalık özel bir parti kurgusu. Romero’nun zombilerini video klip estetiği içinde, dans müziği eşliğinde izlemek, filme bambaşka bir gözle bakmamızı ve yeniden keşfetmemizi sağlıyor. B movie’lerin bu erken tarihli örneği, sadece sıkı bir korku filmi değil, aynı zamanda son derece politik bir çalışma. 2008 yapımı avangart zombi filmi Pontypool’u izlediğimizde, Romero’nun hikayesinin ne kadar anlamlı ve güncel olduğunu bir kez daha fark ediyoruz. Yaz sonunda aniden karşınıza çıkabiliriz, korkmayın!

“Night Of The Living Dead”
95 dakika
Renkli/Türkçe altyazılı

“Night Of The Living Dead>Reloaded”
31 dakika
Rengarenk/Diyalogsuz/gürültülü!

Filmini Kap Gel!!!

// Mayıs Ayı Konuğu: Derviş Zaim

Bir KargART klasiği haline gelen “Filmini Kap Gel!” geçen sene içerisinde her seferinde bir usta yönetmenin, kurgucunun davet edilmesiyle farklı bir devinim kazandı. Ama 2 ayda bir gerçekleştirilen etkinliğin kurgusu aynı:

İstediğin formatta, kendi çektiğin filmini alıp geliyorsun. Seansın yönetmeni ve tüm katılımcılarla birlikte filmler seyrediliyor. Filmin incelemeye alınıyor, tartışılıyor ve bir sonraki filme geçiliyor. Günün sonunda çekeceğin yeni filminiz için daha farlı fikirler edinerek ayrılıyorsunuz KargART’dan.

Mayıs ayının konuğu, değerli yönetmen Derviş Zaim. Derviş Zaim, İlk filmi “Tabutta Rövaşata (1996)” ile yurtiçi ve yurtdışında birçok ödül kazandı. “Ares Harikalar Diyarında” adlı yayınlanmış bir romanı var. “Cenneti Beklerken” bir üçlemenin ilk filmi. Geleneksel el sanatlarını temel aldığı bu üçlemede Derviş Zaim bu sanatların çekim estetiğini sinema estetiği ile harmanlamaya çalıştı. “Nokta” filmi üçlemenin ikinci filmi idi.

Yönetmenin filmleri: Tabutta Rövaşata (1996) // Filler ve Çimen (2000) // Çamur (2002) // Cenneti Beklerken (2005) // Nokta (2008).

Mayıs ayının konuğu: Derviş Zaim

Kaçırmamanızı tavsiye ediyoruz!

Tarih: 16 Mayıs Cumartesi, Saat: 14:00

Ne duruyorsun; filmini kap gel!!!

Belgesel Film Gösterimleri:

>

13 Mayıs Çarşamba, Saat: 20:00
*Gösterimler ücretsizdir.

“Öteki”
Yapım-Yönetim: Taha Feyizli
2008

“Öteki”, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığının desteğiyle, TRT Ankara Televizyonu Belgesel Programları Müdürlüğü’nce hazırlanan adlı altı bölümlük belgesel bir dizi.
KargART’da ise bu altı bölümden 4’ünü izlenecek.

Araştırma, çekim ve post prodüksiyon çalışmaları iki yıl süren belgeselde, konunun uzmanları ve araştırmacılarla görüşüldü. En önemlisi; ihlal, şiddet ve ayrımcılığa uğrayan mağdurlarla yüz yüze görüşülerek, onların yaşadıkları birinci elden belgelendi. Belgeselde ayrıca, konuyla ilgili belgelere yer verilerek, uluslararası nitelikte görsel malzeme kullanıldı.

Belgesel, hayatın her alanında küresel düzeyde karşı karşıya bulunan eşitsizlik ve ayrımları ortaya koymak ve geleceğin eşitlikçi dünyasına ulaşmak için düşünmeyi teşvik etmeyi amaçlıyor. Altı bölümden oluşan belgeselde, hayatın değişik alanlarında (kadın, çocuk, mülteci, yoksulluk, engelliler, sokaktakiler, ırkçılık, islamofobya, hukuk vb.) yaşanılan insan hakları ihlallerinden kesitler; örnek olaylar, tanıklar, mağdurlar ve uzman görüşleriyle birlikte aktarılmaya çalışılıyor. Bu belgeselle dünya üzerindeki ayrımcılık uygulamaları yerinde belirlenerek, insan haklarının yeniden tam olarak yerleşmesi için uluslararası bir kamuoyu oluşturmak da belgeselin amaçları arasında yer alıyor.

“Öteki”

1. Bölüm: “Tutunamayanlar”
30’

“İnsanlığın dörtte birini oluşturan sanayileşmiş kesim, dünya zenginliğinin % 85’ini elinde tutarken dünyamızdaki 358 varlıklı insan 2.3 milyar yoksul insanın geliri kadar bir serveti paylaşıyor.”

3. Bölüm: “Siyah – Beyaz”
30’

Bir toplumun bir diğer toplumu düşman kabul ederek kendi değerlerini yeniden tanımlama sürecine girdiği 11 Eylül sonrasında, İslamofobya ve Antisemitizm gibi kavramlar yeniden sorgulanmaya başlandı. Karşılıklı iletişimin kurulmasına izin vermeyerek oluşturulan kaos ortamı, içe dönük, etnik, dinsel ya da ulusal milliyetçilik anlayışlarını pekiştirirken, din ve ırkçılık temelinde şekillenen çatışmaları körüklüyor.

5. Bölüm: “Görünmeyenler”
30’

Yurtlarını bırakıp belirsiz bir yarının peşine takılan, sadece şimdide var olup yaşamaya çalışan, öncesiz ve sonrasızlar. Sosyal güvenceleri yok. Kötü şartlarda çalışıp, yaşamaya çalışıyorlar. Kimliksizler, vatansız ve yarınsız.

6. Bölüm: “Ötekiyiz Hepimiz”
30’

Peşin hükümler, ideolojik kamplaşmalar, ten rengine göre sınıfsal ayrımlar, baskılar, eşitsizlik, adaletsiz yargılama, hak ihlalleri, kısaca insanca yaşamanın önündeki tüm engeller!
İki kutuplu dünyadaki en belirgin ayrım “Bizler ve Ötekiler”

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page