İstanbul’un Hadımköy ve Dudullu ilçelerinde şubeleri bulunan, çuval üretimi yapan Greif(Sunjut) fabrikasında, Toplu İş Sözleşmesi(TİS) görüşmelerindeki anlaşmazlık sonrası işçiler, fabrikayı işgal etti. Greif işçilerinin 10 Şubat Pazartesi gece vardiyasında başlattığı işgal “Bu Daha Başlangıç Mücadeleye Devam” şiarıyla sürüyor.

 

Patronlar ile sendika ve işçi temsilcilerinin bir süredir gerçekleştirdikleri TİS görüşmelerinde ikramiye, ücret ve taşeron çalıştırmama konularında anlaşma sağlanamaması üzerine işçiler, doğrudan eylem gücünü kullanarak aynı gece fabrikanın Hadımköy’deki şubesini işgal etti. TİS görüşmeleri boyunca fabrika bahçesinde “işgal grev direniş” sloganlarıyla bekleyen işçiler, görüşmelerden bir sonuç çıkmaması üzerine, gece vardiyasının da katılımıyla fabrikayı işgale başladılar. İş paylaşımı yaparak hemen bir grup işçi fabrika kapısını tutarken, başka bir grup işçi fabrika içinde üretimin tamamen durması için çalışmalara başladı. İşçiler fabrikadaki kameraları kapatarak, özel güvenlik elemanlarını da fabrikadan çıkardı. Fabrika kapısına gelen polisler karşısında “Direne Direne Kazanacağız” sloganlarıyla barikatlar kurarak işgali koruyan direnişçiler, gece boyunca yaptıkları toplantılarla güvenlik, mutfak ve diğer alanlar için komiteler oluşturdu.

İşgalin ikinci gününde direnişçi işçiler işgale dair bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Direnişçi işçi temsilcilerinden Ferhat Alsaç’ın okuduğu açıklamada Greif’te örgütlenme çalışmalarının başladığı süreç değerlendirilirken, örgütlü bir işçinin işten atılmasına karşı 8 saatlik iş bırakma eylemiyle fabrika yönetimine geri adım attırılan doğrudan eylem anlatıldı. TİS sürecinde de patronların örgütlü işçileri yok saymak istemeleri, taşeron köleliğinden vazgeçmek istememesi üzerine işgale başladıklarını belirten Alsaç, sendika yönetiminin de TİS sürecinde ve işgal sürecinde takındığı tavrı teşhir etti. Direnişçi Greif işçilerinin eylemine, işgalin başından beri Greif fabrikasının önünde bekleyen BDSP ile Devrimci Anarşist Faaliyet, UİDDER gibi devrimci kurumlar da katılarak dayanışma gösterdi. İşgal süresince, direnişte olan Punto Deri işçileri ve Kazova işçileri de farklı zamanlarda ziyaretlerle sınıf dayanışmasını yükselterek direnişi büyüttü. Greif işçilerinin örgütlü olduğu DİSK TEKSTİL Sendikası, işgal sürecinde direnişçi işçileri sahiplenmek bir yana işgalin TİS sürecini sabote edeceği yönünde açıklamalar yaptı. DİSK Tekstil’in açıklamalarına karşı direnişçi işçiler de “Direnişimizi baltalayanlardan hesap soracağız!” başlığıyla bir yazı yayınlayarak sendikanın tavrını teşhir edip, yüzlerce işçinin sendika yönetimine karşı geliştirdiği öz örgütlülüğe vurgu yaptı.

Greif direnişçilerinin öz örgütlülüğün gücüyle fabrikayı işgal ettiği, fabrika önünde barikatlar kurarak direndiği bu süreçte DİSK 47. yılını kutlamak için Şişli Kent Kültür Merkezi’nde konser etkinliği düzenledi. Etkinlikte DİSK başkanı Kani Beko’nun konuşması sırasında sahne işgal edildiğinde, direnişçi Greif işçileri de “Yaşasın direnişimiz! DİSK Tekstil üyesi Greif işçileri” pankartı açtı. Sahneye çıkan Greif direnişçileri “İşçiler burada sendika nerede!”, “İşçiler kürsüye!” sloganları atarak DİSK Tekstil’i protesto etti. DİSK’in etkinliği, direnişçi işçilerin işgal eylemleri sebebiyle iptal edildi. DİSK yöneticileri salonu terk ederken direnişçi işçiler eylemi bir süre daha sürdürdükten sonra salondan ayrıldı. Böylece 47. yıl etkinliğini Feniş, Greif gibi işgal edilmiş fabrikalarda, Kazova -DİH Kazak ve Kültür Mağazası’nda veya Punto Deri fabrikası önünde yapmak yerine işçilerden, direnişten, işgalden uzak bir salonda gerçekleştiren DİSK yönetimine en iyi cevabı devrimci işçiler, öz örgütlülüğüyle direnişini sürdüren işçiler vermiş oldu.

Bu yazı Meydan Gazetesi’nin 16. sayısında yayımlanmıştır.

 

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page