Sesleniyorum gecenin dibinden
Karanlık gecenin derininden
Ve derininden seslendiğim gecenin.
Eğer evime gelirsen dostum,
Bana bir lamba ve bir pencere getir ki,
Bakabileyim kalabalıklarına, mutlu sokakların..

Forugh Farrokhzad [Füruğ Ferruhzad] , Tahran’da, orta sınıftan bir ailenin yedi çocuğundan biriydi. Devlet okulunda dokuzuncu sınıfa kadar okudu. Sonrasında nakış ve resim çalıştı, onaltı yaşında evlendi. “Senin İçin Bir Şiir”i yazdığı tek oğlu bir sene sonra doğdu. İki yıl daha dolmadan evliliği çöküşe geçti ve boşandı. Şiire ve özgürlüğe tutkusu nedeniyle, oğlundan feragat etti ve onu eski kocasının ailesine bıraktı.

Boşanmış bir şair olarak Tahran’da fazlasıyla dikkat çekerek, hatırı sayılır düşmanlar edindi. Kısa süreli ilişkileri oldu. “Günah” şiirinde bahsettiği bu ilişkilerinden biridir. Avrupa’ya yaptığı 9 aylık gezisinde biraz soluk alma fırsatı bularak ve 1958’de, hayatının sonuna kadar beraber olacağı Ebrahim Golestan’la [İbrahim Gülistan] tanıştı. 1967’de, şaibeli bir araba kazasında hayatını kaybedene kadar bu yazar ve yönetmenle hayatı paylaştı.

Oto-portre

Ses, ses, ses.
Tek kalan sestir.
Forugh Farrokhzad

F İ L M L E R – “THE HOUSE IS BLACK” SÜRECİ

Farrokhzad, 1959’da İngiltere’ye film yapımı öğrenmek ve İngilizce dersleri almak için gitti. İran’a döndüğünde, Goestan’ın kardeşi Shahrokh’un görüntü yönetmenliğini yaptığı “A Fire” filminin kurgusunu yaparak ilk deneyimlerini kazandı. Farrokhzad aynı yıl Khuzestan’a giderek bu tarihten itibaren, filmlerde gerek prodüksiyonda gerek kamera önünde, gerek kurgu aşamasında aktif olarak çalışmaya başladı.

A Fire 1961’de gösterildi ve başarı sağladı. Bunu takip eden yaz, Farrokhzad, prodüksiyon asistanlığını yaptığı ve ufak bir rol aldığı, ancak asla tamamlanamayan CHUBAK’ın “Why Did the Sea Become Stormy?” kitabından adapte edilen “Sea” isimli filmde çalıştı.

62’nin sonbaharında Farrokhzad ve “Golestan Film”den üç meslektaşı Tebriz’e giderek, bir cüzam karantinası bölgesinde ,on iki gün içerisinde, bir film çekti. Adeta kamerasız bir film kadar doğal görünen The House is Black’in başarısı, Farrokhzad’ın orada bulunan tüm cüzam hastalarıyla kurduğu ilişki ve onların güvenini kazanmasıyla varoldu. Daha sonra hayatında en tatmin olduğu anlardan biri olarak ifade eder bu filmi.

The House is Black, daha önce Farrokhzad’ın dehasından ve sanatından emin olamayan modern edebiyatçıları ve diğer entelektüelleri şaşırtarak ikna etti ve onun sanatının ciddiyetini kavramalarını sağladı. Bunun yanında, filmin dünya sinemasında bir yeni dalga hareketi olarak görülmesinin diğer bir nedeni Cüzam’ı, her şeyin Allah’tan geldiğine inanılan bir toplumda anlatmasıydı. O, hiç üzerine basmadan ama ince bir zekayla, tıbbi tedavi olmadan şifanın da olamayacağını yani bilimin üstünlüğünü söylüyordu.

Farrokhzad 1962’de başka bir belgesel yaptı. Oldukça hareketli bir yıl olmasına rağmen pek de saadet dolu değildi. Bu, son dönemlerinde yazdığı bu mektupta hissedilir.

Hayatta, kaybolduğumu hisssediyorum. 27 yaşındaki birinin bilmesi gerektiğinden daha azına sahibim. Belki bunun nedeni hiç de parlak bir hayatım olmamasıdır. Aşk ve 16 yaşında yapılan saçma bir evlilik beni sarsmak için çok sonrayı bekledi. Hayatta bana yol gösterecek kimse olmadı. Neyim varsa kendimden ve kendime edindim. Ve sahip olmadığım her şeyi de aslında edinebilirdim. Ama eğri patikalar ve kendi farkındalığımın bendeki eksikliği ile hayatın çıkmaz sokakları onlara ulaşmama izin vermedi. Bir daha başlamak istiyorum. Kötü huylarım, kötü eylemlerimden değil ama keskin duygularımın neticesinden. Kısır ve iyi duygularımdan…

Daha fazlası ve kaynakça: http://www.forughfarrokhzad.org

Forugh Farrokhzad; The House is Black / Khaneh Siyah Ast / Ev Karadır
1962, 22 dakika

———————————————————————————————–
Futuristika editör notları:

– Füruğ Ferruhzad’ın sinemaya girmesine neden olan kişi, yazıda da belirtildiği gibi İbrahim Gülistan. Gülistan’a Ferruhzad’ı tavsiye eden ise Sadık Chubak. Gülistan’in yanında yardımcı olarak işe başlayan Ferruhzad, sonrasında, evli olan Gülistan ile, Yalman’ın da aktardığı gibi, zor bir hayatı da paylaşıyor.

– Filmde kadın seslendirme Füruğ Ferruhzad’a, erkek seslendirme ibrahim Gülistan’a ait.

– Ferruhzad, çekimler sırasında yakınlaştığı iki cüzamlı çocuğu evlat edinmiş.

– “Ev Karadır” diyince, Ece Ayhan’ı anmamak olmaz, ne demişti kara’lar hakkında Mor Külhani’de?

Şiirimiz karadır abiler

Kendi kendine çalan bir davul zurna
Sesini duyunca kendi kendine güreşmeye başlayan
Taşınır mal helalarında kara kamunun
Şeye dar pantolonlu kostak delikanlıların şiiridir

Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler