Moda dergisi InStyle‘ın (Avusturalya) Mart ayında, Audi, SK II ve Sony sponsorluğunda düzenlediği “Women of Style Awards” etkinliğinde dikkati çeken narin çizgiler Sarah Carter-Jenkins ve Chantal De Sousa‘ya aitti.

Her ikisi de birer “The Illustration Room” üyesi olan moda illüstratörleriyle yapılan kısa bir röportajdan kısaca:

Sarah Carter-Jenkins

“Stil” sizin için ne ifade ediyor?

Gerçekten stili olan tanıdığım her kişi, biraz kutunun dışında düşünüyor, yaşıyor, çalışıyor, giyiniyor. Giymek için bir şey seçterken moda olduğu için değil kendilerine yakıştırdıkları için seçiyorlar. Stil, benim için bu demek. Ve tabii şahane aksesuarların da hiç zararı yok…

Nelerden ilham alıyorsunuz?

Her zaman 30lu-40lı yılların klasik filmlerine hayran olmuşumdur. Annemi hasta olduğuma inandırıp okula gitmediğim günlerde, öğlen kuşağında yayınlanan bu filmleri izlerdim; benim için bir başka göz kamaştırıcı ve sofistike dünya idi. Tasarımlarımı yaparken o zamanlardan bir bölüm mutlaka sızıyor…

Chantal De Sousa

“Stil” sizin için ne ifade ediyor?

Bu, bana göre bir parça ipin ne kadar uzun olduğunu sormak gibi. Stil pek çok şey ifade ediyor ama en çok, modayla ve yargılanma korkusundan uzak durarak kendinizi çevrelemek için seçtiklerinizle bir duruşun ve kişiselliğin ifadesi. Edie Sedgewick buna en iyi örnek. Stili kendisine özgü ve onun giydiği giysileri, kullandığı aksesuarları kimse onun gibi giyemez, kullanamaz. Stiline öyle çok güveni var ki, bunun için kendisine imrenmekten başka yapılacak bir şey yok.

Nelerden ilham alıyorsunuz?

İlham bana en beklenmedik zamanlarda geliyor. Müzik, edebiyat, moda, fotoğraf sanatı, vintage grafik tasarım, güzel sanatlar ve sinema’dan sürekli esinleniyorum. Özgün ve alışılmadık olarak sunulan şeylerden en çok etkileniyorum -Guy Bourdin ilk aklıma gelen isim.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page