her şey ayartabilir seni william butler yeats

William butler yeats, kelt ruhunu keşfeden, kadim inançlarını hatırlayan toplumların belleğine hayranlık duyan mistik şair, hermetik öğrenci, hayatının tek aşkını bulmuş mutlu bir adamdı, ölülerle iletişim kuruyor, yeniden doğanları takip ediyor, periler hakkında kitaplar yazıyor ve irlanda kırlarının pagan geçmişini kutsayan kitaplar yazıyordu. Yaşadıklarını, yaşayacaklarını, başka dünyaları yazıya dökme cesaretini kendinde bulan her ölümlü gibi ince bilekli kadınlara karşı zaafı vardı, düzeltmek gerekir, ince bilekli bir kadına hayatını adadı.

İrlandalı devrimci, aktivist, feminist Maud gonne, hayatını irlanda milliyetçiliğine verdi (yıllar sonra, oğlu ira’nın önemli adamlarından olacaktı), William butler yeats’in bir tiyatro oyununda yer aldı ve Yeats ona aşık oldu, gönül düşürdü, defalarca (bildiğimiz kadarıyla dört defa) evlenme teklifi yaptı fakat gonne her seferinde onu reddetti ve en sonunda bir politikacı ile evlendi, çocukları oldu ve katolik kilisesine  girdi. Yeats ise hermetik öğreti, Altın Şafak Tarikatı, Kelt atalarının çağrısında ömrünü geçirdi, Gonne’ın onu yıllarca oyalayıp sonra başkasını seçmesini asla kabullenemedi ve yeryüzü tarihinde sık sık gördüğümüz gibi, en güzel şiirlerini bu kadına yazdı. Yeats, belki de unutamadığı kadının peşinden gittiği Fransa’da, bir otel odasında, Kelt şafağını göremeden öldü, bedeni atalarının topraklarına getirildi.

şöyle diyordu:

kimbilir kaç kişi seni sevdi

kimbilir kaç kişi senin zarif hallerini sevdi
kaç kişi güzelliğini sevdi
belki gerçek aşkla; belki değil

ama bir tek kişi seni sevdi,
bir tek kişi değişen yüzündeki hüznü sevdi

Adlandırmaya kelimelerin yetmeyeceği, olağanüstü yapıtların, öğretinin takipçisi William Butler Yeats, “gitmiş” olan Maud Gonne yerine kimseyi çemberine almadı. Olivia Shakespeare isimli bir kadınla kısa süre beraber oldu, yıllar sonra, Maud Gonne olmadı bari kızı olsun, kanım kanına karışsın diye düşündüğünden sanırım, Maud Gonne’ın kızına evlenme teklif etti ( iseult) fakat yine reddedildi. Ardından başka bir kadınla evlendi. Yeats, ince bilekli Gonne kadınlarının peşinde ömrünü tüketti ve belki bu sayede, tüm yaşamına yayılan garip aşkı sayesinde, bize ölümsüz kitaplar sundu. Çünkü insanoğlu denen yaşam formu hep başkasının acılarından zevk alır, alacaktır.