Antik Yunan devrinde ve daha sonrasında bu kültürün nüanslarıyla yoğrulmuş toplumların heykelcilik sanatında, kişisel özellikler değil, ortak ideal tip önemlidir. İdeal yüzler, ideal ölçülere uygun insan vücutları Yunan heykelinin başlıca özelliğini meydana getirmekteydi. 18.yy.sonu ile 19. yüzyıl başlarında Avrupa’da yer etmiş olan romantizm, insanın yaratma özgürlüğü önündeki her şeye karşı durur.

Romantizmin etkisini sürdüren bu fantazi kartpostallar serisi, ideal aşkın peşinde, heykeltıraşın kendi düşler dünyasında canlandırdığı güzelliği bulma peşinde koştuğu serüveni anlatıyor… 1904 yılında Fransız postahanelerinin birinden gönderilmiş beş adetten oluşan bir kartpostal serisi…

1.kare : Bu bloktan yontma makasınla bir şaheser, muhteşem bir kadın yaratalım. Bana derler, toy Pierrort.

Pierrot aleti kullanarak kesip biçtiği anda, bir kadın ortaya çıkar baştan ayağa.

Cesaretlenen mutlu Pierrot aceleyle işe koyulur. Kısa bir süre sonra, mermer blok harika bir yontuya dönüşür.

“Ah!” der Pierrot, “Ama bu çok güzel! Ne tapılası bir kadın! O anda ruhunda, hiç de şaşırtıcı olmayan bir aşkın doğuşunu hisseder.

Ve işte o an bizim Pierrot, eserine ilan-ı aşk eder. Ve o an bir mucize gerçekleşir ve eser canlanır ve bir kadın olur.

Fransızcadan çeviri ve yorumları için Senem Şensilay’a teşekkür ederiz.