-Napıyorsunuz- diyor
ölü göz
kara göz bandıyla
zifiri karanlık bir tur
kambur çöp yığınları içinde
gevşeyip rahatlayarak

yanıtı beklemeyi öğrenirseniz
zihniniz çoğu soruyu yanıtlayacaktır.

Es..

Bekleyeli çok uzun zaman olmamıştı.

Bölük pörçük ritimlerle yürüyen insan güruhuna -kendi amaçları doğrultusunda ki peltek aksanlarıyla her biri zırva hikayelerini bir diğerine yutturma telaşı içindeyken- beklenen çağrı yapılıyor.

Açılan kapıya akın eden, histeriyle kendilerine yol açma telaşındaki arsız bedenlerin -ki işin içinde kalıtsal etmenlerin de bulunduğu göz önüne alınacak olursa özlerini ilk çığlıkla etiketli yahut etiketsiz bir elde bırakmış oldukları aşikardır- bir diğerini alt etme mücadelesi başlıyor.

(Kimsenin sakinleştiremeyeceği durumlardandır bu; her yere bulaşan çürük bedenin kokusu müptela dolu hücrelere girebilmek için hiçbir temastan kaçınmazken, nihai hedefler şaşmaz biçimde sanrılı gözler tarafından taranmaktadır.)

Bin mukabele.

Kapı kapanıyor.

Etrafa yayılma konusunda lütfen sakin olunamaz insan virüsleri arka-ön kümeler oluşturmak üzere ilerliyor.

Günlük gelişen olayların dümdüz ifadesiyle soldan sağa dört yukardan asağı sekiz; gezegenin en yüksek nüfuslu maymun türü?

Güçlünün edilgeni ezip otoritesini sağlamlaştırma isteği.

Es..

Alt sıra yukardan aşağı beş; isteğini böğründen irinli bir akıntıyla ağız kokusu dolu yanındakinin yüzüne kusan pek sakin olmayan şehir sakini?

Beyaz üstünlüğünün yaş grupları ve şartları arasından sıyrılıp muktedir olduğunun kabullenilmesi gerektiğini haykıran kişi,

ya da

sinir düğümlerinin zaptedilemeyen tikleri eşliğinde -ki duyu ötesi algı kavrayışı varken konuşarak daha fazla bilgi edinilebilirmiş- pek muktedir şahsın yanına bir hışımla varan ve kolunu -tereddütsüz- oltaya takılmış koca balık kafasına eski ahbap misali dolayan karşı şahıs anti-muktedir hareketin neferi,

Soru:

Muktedir şahıs, mutlak kaçınılmazlığın karşısında darağacını görür ve inleyerek teslim olurken, yarısı yenmiş ölü balık gözleri korkunun ve verdiği titremenin kabullenişiyle yavaş yavaş ezilirken, çökerken, çöl güneşi altında ki ıstırapla bedeni ele geçrilirken, ağzında gevelediği birkaç kırık cümleyle kurtuluşunu sağlamayı düşünürken…?

Es..

Ve siz jüri üyeleri hayal edebileceğiniz üzere gerçek asalak organizmalar her türden bileşimle harmanlanmıştır. Coşkun zırvaların yırtık ciğerlerde depolanıp hasta hayvan gözlerden hedefe yönelmesi ve dilin ağızda dalgalanıp yarı saydam sözcükler kusması karşı bedeni yüksek gerilim hattına dokunmuş biri gibi ayrıştırır.

– Hayır, beyefendi boş laflara karnımız tok.

– Peki, güçsüz bir maymun güçlü bir maymunun saldırısına uğrar, tören diğer maymunlarca gözlemlenir ve etkenliğin eril şehveti zevk çığlıklarıyla kutlanırken…

– Ardışık birlerin ardı sıra sayın bayım; tertemiz parıldayan gözler, ayak parmaklarından başlayarak bütün ruhu ele geçiren su telepatik duyarlılık, size burada kendi başınıza olduğunuzu tekrar haykırıyor.

– Peki sözüm ona sözün özü sayın jüri üyeleri..

Nabzınızı buradan duyabiliyorum.