Hayallerle gerçekler arasında bir köprü kurmak, hayallerimizi gerçekleştirmek sanıldığı kadar zor mu? Hayaller gerçeğe dönüşmek üzereyken yaşanan zorluklar, yorgunluklar sonunda başarmanın mutluluğuyla bir anda geçmez mi?

Bazen bir roman yazmaktır hayal, bazen para kazanmak bazen de bir köprü inşa etmek. Her zaman başarılı olunacak ya da hayalin sonu görülecek diye bir kaide de yoktur, başarısız da olunabilir. Ama o zaman çekilen acı da gerçekten kötüdür.

Amerika’nın New York şehrinde Manhattan ile Brooklyn’i bağlayan o meşhur köprü de birinin hayaliydi. Ama bu hayal bir ailenin felâketi de oldu. Bazı hayallerin bedellerinin çok ağır olması kuralı burada da işledi ve meşhur Brooklyn Köprüsü’nün yapılmasının bedeli Roebling ailesine çok ağır geldi.

Tel kablonun mucidi olan John A. Roebling’in en büyük hayali Brooklyn ile Manhattan arasında artan trafiğe çare olmak için bir köprü inşa etmekti. 19. yüzyılın sonlarında Roebling dünyanın en büyük kablo üreticisi şirketin sahibiydi. 1865 yılında hayalindeki köprünün çizimine başladı. Dört yıl sonra köprünün inşaat projesini almayı başararak yapılacağı yeri belirlemek için arazi bakmaya başladı.

Hayalinin gerçekleşmesi için atılan bu ilk adımlar sırasında iskeleye yanaşan bir feribot ayağını ezdi. Roebling kendisine müdahale edilmesini istemedi. Önemli bir şeyi olduğunu düşünmüyordu, ne var ki tetanos olmuştu ve iki hafta sonra 22 Temmuz 1869’da büyük acılar çekerek öldü.

Hayalini gerçekleştirmek isterken ölen bu adamın yerine oğlu Washington Roebling köprünün başmühendisliğine getirildi. 1972 yılında köprünün kulelerinin inşa edileceği sualtı odalarında çalışan Washington yukarı çıkarken vurgun yiyince yatalak oldu. Ailenin yaşadığı felaketler köprü hayalinin de sonunu getirecek gibiydi, fakat eşi Emily Warren’in büyük çabaları sonucu Washington görevinden alınmadı. Emily gayri resmi başmühendis olarak kocasının isteklerini çalışanlara iletmeye başladı. Washington da yattığı yerden köprünü inşaatını kontrol etti.

3 Ocak 1870 günü başlanan köprünün inşaatı tam 13 yıl sonra 24 Mayıs 1883 günü bitti. O gün 150 bin 300 kişinin köprünün üstünden geçtiği ve Doğu Nehri’ne bir cent attığı söylenir. Köprüden ilk geçen ise kocasının görevden alınmaması için mücadele eden ve mühendislik öğrenen Emily Warren’dı. 15 milyon dolara mal olan köprü muhteşemdi ancak inşaatı sırasında 27 kişi ölmüştü.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page