Xiang Chen, isminden de anlaşıldığı üzere bir Çinli. Fakat en zeki benim diyenin bile isminden anlayamayacağı üzere, onu geriye kalan 2 milyar Çinli’den ve hatta yeryüzündeki diğer insanlardan ayıran bir özelliği var. Varlığı ve yokluğu belli olmayan o minik, çekik gözleriyle, kaligrafi sanatını öyle bir icra ediyor ki, gözümüzle görmesek asla inanmayacağımız bir tablo çıkartıyor ortaya.Gözü bir aparat olarak kullanma heyecanı...
Chen, 16 yaşında bir inşaatta çalışırken, gözüne kum tanecikleri kaçmış ve bu taneciklerden ne en ufak bir rahatsızlık duymuş ne de acı hissetmiş. Gel zaman git zaman gözlerinin vurdumduymazlığından rahatsız olup, rahatsızlığını gidermek için bir çare aramış ve çareyi sanatta bulmuş. Gözüne taktığı fırçayla kaligrafik eserler yaratmaya başlamış. Dev fırçasının ucuna lens gibi bir aparat takıyor. Sonra bu aparatı gözüne yerleştirip göz kapaklarını sıkıca kapatıyor ve ortaya baktığı her yeri boyayan süper sanat adamı çıkıyor.

Şöhreti köyden kasabaya, ordan da tüm dünyaya yayılınca doktorlar Chen’i incelemeye almışlar ve diğer insanlardan farklı hiç birşey bulamamışlar. Sanatçımız bu duruma biraz bozulmuş tabi. Ne de olsa çocukluğundan beri, gözlerinin gizli güçleri olduğu inancıyla büyümüş.

Akşam olup da evine döndüğü zaman, sabahtan beri resim çizdiği yetmezmiş gibi fırçasını çıkarıp yerine göz çubuklarını takarak, gözüyle piyano çalıyormuş.

Video

Ne diyelim, bir gözün nesi var, iki gözün iki çeşmesi, dört tablosu, sekiz bestesi ve boğazda dayalı döşeli villası var.