Futuristika! Gurme sayfalarında her dönemin sofrasına renk katacak ender tariflerin yanı sıra, –geçmişten günümüze ya da günümüzden geleceğe ya da şimdiki zamandan şimdiye (!) evet neyse– garip yiyecekler, içecekler, eksantrik aletler, edevatlar, gözden kaçan haberler, kısaca mide ve mutfak kültürüyle ilgili ilginç pek çok konuya yer vereceğimizi belirtmiştik. Belirtmemiş de olabiliriz, olabilirim emin değilim, belirtmediysek de artık belirtmiş ya da belirtmemiş olmamamızın bir önemi yok, zira şimdi zaten belirtmiş oldum diyerek hemen 66 yıl öncesinde, 1943 yılında öngörülen geleceğin mutfağına davet ediyorum sizleri.

Dönemin medyasında yer alan bir habere göre Libbey-Owens-Ford Glass Company tarafından tasarımı yapılan “Geleceğin Mutfağı” bünyesinde şu yenilikleri barındırıyordu:

– Tencere ve tavalara son! Bu mutfakta her şey ankastre…
– Eğilip çömelip kalkmaya, sırt ve bel ağrılarına, şiş ayaklara son! Bu mutfakta her şey oturarak…
– Bulaşık yıkamak zevke dönüşecek…
– Yanıklar tarihe karışacak…
– Öğün aralarında neşeli dekorasyonuyla çoçuklar için bir oyun odası, akşam üzerleri evin erkeği için açık büfe bar, özel tasarımı sayesinde saklanan mutfak eşyalarıyla istenirse ekstra bir yaşam alanı…

Kadınlara cenneti vadeden bu mutfağın kayar kapaklarıyla lavabo, ocak ve otomatik yemek karıştırıcı üniteleri kapanıyor, böylece saklama-hazırlama-pişirme kutsal üçgeninde dönen mekan öğünler arasında farklı kullanım için işlevsel hale geliyordu. Buzdolabı camdan yapılmış, bugünün buzdolaplarından katbekat büyük ve bir buzdolabından çok, farklı çekmeceleri farklı derecelere ayarlanabilen bir soğuk odayı andırıyordu. Bir bölümü, sık tüketilen ve serin tutulması gereken yiyeceklerin saklanmasını sağlayarak, yemek odasına kadar uzanıyordu.

Mangal kültürünü de ihmal etmeyen “Geleceğin Mutfağı“nda ısıya dayanıklı kayar cam kapaklı fırınlarda, evin hanımı fırının kapağını dahi açmadan, eşi ve çoçuklarına, dönen şiş mekanizmasıyla her tarafı eşit pişmiş et sunabiliyordu. Ayrıca ankastre eşyalar istenirse yerlerinden çıkarılabiliyor, tencereden servis tabağına (…servis tabağından saklama kabına, saklama kabından küçük tabağa, küçük tabaktan… yemekten artanların miktarına göre mutfağın en küçük kasesine kadar gider bu liste…) aktarma yapmadan sofrada kullanılabiliyordu. Mutfağın “mükemmel” tasarımıyla oturarak yemek pişirebilen evin hanımı için kayar dolap kapaklarıyla “açık dolap kapısının hain ve sivri köşesine kafa atma” ihtimali de sıfıra indiriliyordu.

66 yıl içinde insanlık namına bir gıdım yol alamamış bizlere her ne kadar kendi elinde olmayan sebeplerden dolayı verdiği sözleri tutamamış olsa da, bu kadar meziyetten sonra “Geleceğin Mutfağı“nı “Fatih Geleceğin Mutfağı” ilan etmek kaçınılmaz sayın yemekseverler…
[simpleviewer=108,670,900] *Fotoğraflar Life dergisinden alınmıştır.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page