Sigara dumanının ve alkolün kokusunun geldiği barın içi de dışarısı gibi karanlık.

Duvarlarda filler, develer, uçan halı gibi figürler var. Yer Almanya olduğu için akla Türkiye ve Ortadoğu’ya ait kesimin açtığı bir yer olabilme ihtimali geliyor. Biraz sonra çekilen halay bu fikrin doğruluğunu kanıtlıyor.

Altı adam dans pistinin ortasında halay çekiyor. Diğer bir grup barın muhtelif yerlerinde birbirleriyle konuşuyor. Normal bar görünümünde olsa da esasında burası çoğunluğu Arap ve Türklerden oluşan gayler, lezbiyenler ve biseksüellerin buluştuğu bir yer. Kreuzberg kentinde SO36 kulübü.

Burası çoğunluğu Arap ve Türklerden oluşan gayler, lezbiyenler ve biseksüellerin buluştuğu bir yer. Kreuzberg kentinde SO36 kulübü.

Her ay bir gece eşcinseller için “Gayhane” gecesi düzenleniyor. Kendilerini gerçek azınlık olarak görüyor SO36’ya gelenler. Göçmen kültürü ile cinsel kimliklerinin kesişim kümesi haklı olduklarını gösteriyor. Barın ve gecenin fikri Fatma Suat’tan çıkmış. Fatma Ankara’da 43 yıl önce bir erkek olarak doğmuş. 1983’de Berlin’e gelmiş amacı terzi olmakmış. O dönem müziğe ilgisi olduğu için bir punk grubunda çalıyormuş. Fakat Ortadoğu ezgili müziklerle dans etmeyi sevdiğinden arkadaşlarına oryantal yapmayı öğretmeye başlamış. Beş yıl sonra da ilk dans okulunu açmış.

Gayhane fikri bundan dokuz yıl sonra 1997’de hayat geçmiş. Şimdi Fatma gecenin en önemli kişisi. Beyaz türbanı, fileli eldiveni, makyajı ve takma tırnaklarıyla şovunu sergiliyor. Kendisi de azınlık olduklarını ve yaşadıkları zorlukları dile getiriyor. Berlin’de bulunduğu bir gün göçmen bir eşcinsel olduğu için dayak yemiş.

Kulübün içindeki müşteriler her an tetikte çünkü aileleri durumu öğrendiğinde onları öldürmekten çekinmeyecektir. Bunu biliyorlar. Bazıları durumu kabullenmiş olsa bile kimisi de evlenince bu hayatı bırakacağını söylüyor.

Kim bilir belki bırakır da kendine yalan söyleyenler safına biri daha katılmış olur.