Freddie Mercury ile ölmeden önce biraz biraz delirmek

Freddie Mercury şöyle der şarkıda: “It finally happened – I’m slightly mad – oh dear!”

Başımız ne zaman sıkışsa koşup TDK’ya sığınıyoruz ya hani, “Deli olmak, aklını yitirmek, çıldırmak” demiş delirmek fiili için. Peki inek nerde diye sorduğumuzda da “akıl” için “Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us” dedi camdan bakan Arap Bacı. Anlamıyorsak olan biteni deliyiz o zaman topluca ve biz deliysek topluca, Foucault arkamızdan çığırsın avaz avaz: “Ha sen çıldırmışsın, ha dünya.”

Delirmenin azı ya da çoğu olmaz diyenlere kafa tutar gibi. Bu şarkının klibi siyah beyazdır ve herkes tımarhane kaçkını gibi görünür. Klibin siyah beyaz olmasına tezat bir şekilde birbirinden renkli tipler; kafasında kettle ile gezen davulcu Roger Taylor ya da kafasında bir demet muz ile Freddie Mercury…

Bu klibi diğerlerinden ayıran ise Freddie Mercury’nin sağlığının son demlerine yaklaşırken çektiği son iki klipten biri olmasıdır. “I’m Going Slightly Mad”in ardından Mercury “These Are the Days of Our Lives” ile son kez kamera karşısına geçer.

İki klibi arka arkaya izlerseniz zaten Mercury’nin hareketli ve neşeli halinin nasıl da hareketsiz ve durgun bir şekle büründüğünü kolaylıkla seçebilirsiniz.

Kronolojiye bakacak olursak Şubat 1991’de “I’m Going Slightly Mad”in videosu, Mayıs 1991’de ise “These Are the Days of Our Lives”ın videosu çekildi. Kasım 1991’de ise Mercury hayata veda etti.

AIDS ile verdiği mücadelenin son evrelerindeyken çekilen “These Are the Days of Our Lives”ın siyah beyaz çekilmesinin bir sebebi de Mercury’nin sağlığındaki kötüleşmenin fiziksel yansımasını saklamaktı. Fakat daha sonra bu klibin kamera arkasının renkli görüntüleri ortaya çıktı.

http://www.youtube.com/watch?v=SKlERdnSe4E

Klibin bir özelliği de Mercury’nin şarkının sonunda kameraya doğrudan bakarak “Seni hala seviyorum” demesidir ve bunlar da kameraya alınan son sözleri olur.

Bu şarkı daha sonra Nisan 1992’de düzenlenen “Freddie Mercury Tribute Concert”ta George Michael ve Lisa Stansfield tarafından söylenir, ki bence hiç de fena söylenmez.

http://www.youtube.com/watch?v=Y6n1h_KO8Gg

Not: Gökçe İnce’ye teşekkürler!