Sizi kime ya da neye bağlayabiliriz?

Hiç kimseye. Belki Katolik, Güneyli ve bir yazar denebilir.

Tövbe, yazınınızda bir çerçeve ise, hikayelerinizde şiddeti nasıl açıklarsınız?

Aslında o kadar şiddet yok. İnsanların “şiddet” demesi beni şaşırtıyor. İnsanlar hikayelerdeki şiddete dikkat çekmeyi sürdürüyor, fakat “İyi İnsan Bulmak Zor”da dahi bir bakıma komik, estetik bir yan var. Doğal bir yazım değil yani tam olarak şiddet diye niteleyemezsiniz.

Zenciler hikayelerinizde neden daha fazla yer almıyor.

Onları beyazları anladığım gibi anlayamıyorum. Bir zencinin aklına girebilecek kapasitede değilim. Öykülerimde zenciler dışarıda dururlar. Güneyde zenciler oldukça izoledir, kendi başlarına var olmak zorundadırlar. Güneyde ırk ayrımı, ırk ayrımıdır.

Amerikan yazarları sizce neden klasik konulara göndermeleri ve referansları çok az kullanıyor?

Kim klasik bir eğitim alıyor ki? Ben arkaplanda Eski Ahit’i kullanıyorum. Bunu yapabilirim çünkü Güney’i yazıyorum. Hikayelerimde birkaç klasik gönderme var. “Good Country People/İyi İnsanların Ülkesi”nde Vulcan’a referans vardır mesela.

Sembolleri bilinçli mi kullanıyorsunuz?

Sizin farkında olduğunuz semboller işe yaramış olanlardır. “İyi İnsanların Ülkesi”nde tahta bacağın önemi giderek büyür. İncil satıcısı onu çaldığında artık bir tahta bacaktan fazlasını çalmıştır. Semboller suratınıza çarpan vuran önemli şeylerdir.

Güneş öykülerinizde çokça görülen bir imge. Neden?

Çünkü orada işte. Gayet açık. Ayrıca hatırlanmayacak kadar eski zamanlarda, güneş, tanrıydı.


Güney’in kurgusal yaratım için çok fazla kullanıldığını, ticari bir kazanç elde edildiğini düşünüyor musunuz? Çok mu fazla güneyli yazın var?

Bildiğim kadarıyla Faulkner hariç cebine üç beş kuruş koyan güneyli yazar çıkmadı. Bizler ağır aksak ilerliyoruz bayım.

Yazınınız özellikle Güneyli okur kitlesine mi dönük ya da belirli bir okur kitlesi hedefliyor musunuz?

The London Times Literary Supplement güneyli yazın sayısı yapmıştı ve orada şöyle demişlerdi: Güneyliler sadece kitap yazarlar, onları asla okumazlar.