[sws_2_column title=””]
[/sws_2_column]

[sws_2_columns_last title=””] KADIN: Her şey yolunda, değil mi?
ADAM: Evet yolunda, neden sordun ki?
KADIN: Hiiç, öylesine.
ADAM: Anladım. Sen iyi misin, rengin solmuş sanki?
KADIN: İyiyim iyiyim, sağ ol. Hava değişimi sanırım.
ADAM: Anladım.
KADIN: Bir değişiklik var mı işyerinde falan?
ADAM: Yok canım, ne değişikliği, her zamanki iş işte…
KADIN: Anladım. Ne bileyim, unutkansında bugünlerde…
ADAM: Ha, onu mu diyorsun hayatım, ne bileyim, koşuşturma, bir şeyleri yetiştirme telaşı işte.
KADIN: Bir şeylere yetişmeye çalışırken, başka şeyleri ihmal etme ama…
ADAM: Yok yahu, en azından müdürden fırça yemiyorum. Yemek hazır mı? Ne yaptın?
KADIN: Fırça çorbası var, içer misin?
ADAM: Ne oldu ki şimdi, anlamadım?
KADIN: Bugün günlerden, aylardan ne?
ADAM: Bilmiyorum şimdi, daha maaşı almadım, sarma yaptın mı sen, onu söyle?
KADIN: Seni sarıp sarmalayıp bir kuyunun içine atmak istiyorum, biliyor musun?
ADAM: Beni bu kadar sevdiğini bilmiyordum!
KADIN: Ne demezsin!
ADAM: Eve gelirken çarşıya uğradım, meyve falan aldım.
KADIN: Siz erkekler önce hayatın merkezine kadınları koyuyorsunuz, kadınları elde ettikten sonra da yemeği… Önce kadınlar, sonra da yemekler… Neden böyle?
ADAM: Çünkü erkeklerin midesine giden yol bir kadından geçer de ondan. Önce kadını tavlayacaksın… Dünyanın düzeni bu…
KADIN: Kadınları elde etmeden önce şiirler, çiçekler, güzel sözler… Sonra da hayatın rutininde unutulan kadınlar… Her şey sıradan bir paylaşım…
ADAM: Ne var kuzum, ne oldu? Nereden çıktı şimdi bunlar?
KADIN: Hiiç. Yemek yapmadım.
ADAM: Nasıl yani, şaka mı şimdi bu? Ya ben, tüm gün senin sarmalarını düşündüm!
KADIN: Mutfak orada, gider yaparsın!
ADAM: Ya siz, kadınlarda bir şeye kızdınız mı imayla söylemekten zevk alıyorsunuz. Neye kızdıysan söyle de bileyim.
KADIN: Bugün günlerden, aylardan ne?
ADAM: Dedim ya daha maaşı almadın diye. 11 mi? Kaçı sahi?
KADIN: 8 yıl önce bugün…
ADAM: Hadi canım sende?
KADIN: Evet, hatırladın değil mi?
ADAM: Nasıl unuttum ya! Hay aksi!
KADIN: Yaaa!
ADAM: Yemeğe çıktığımız ilk akşamdı, değil mi?
KADIN: Allah’ım hala yemek, diyor ya!
ADAM: Ne oldu, nereye gidiyorsun?
KADIN: Mutfağa…
ADAM: Ha şöyle ya, kurt gibi acıktım. O bıçak ne ya, ne yapacaksın?
KADIN: Seni doğrayıp kuşbaşı yapacağım etinle! Nasıl unutursun evlilik yıldönümünü?
ADAM: Yok canım ne unutması, ben unutmuş numarası yaptım sadece. Çantama baksana.
KADIN: Ne çantası?
ADAM: Arkandaki çantaya?
KADIN: Bana mı aldın sahiden?
ADAM: Yok sevgilime aldım, tabi ki sana aldım!
KADIN: Hala dalga geçiyor. Bu ne? Fırın mı aldın bana?
ADAM: Geçen bozuk diyordun ya!
KADIN: Ne yani, evlilik yıldönümümüzde bana fırın mı aldın?
ADAM: Şey hayatım, o son model fırın, yani senin bildiğin…
KADIN: Buraya gelsene sen…
ADAM: Bu da şakaydı vallahi, seni yemeğe çıkaracağım rezervasyon bile yaptırdım!
KADIN: Hala yemekten bahsediyor!
[/sws_2_columns_last]

Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someonePrint this page